Usta oyuncu Tomris İncer hayatını kaybetti

Usta oyuncu Tomris İncer hayatını kaybetti

Yıllarca İBB Şehir Tiyatroları’nda görev yapan, üstlendiği her rolle hafızalara kazınan, usta oyuncu Tomris İncer, 67 yaşında kansere yenik düşerek hayatını kaybetti. İncer’in cenazesi, yarın İzmir Eski Foça Camisi’nde kılınacak öğle namazının ardından Eski Foça Yeni Mezarlığı’na defnedilecek. 

İncer, son olarak Tiyatro Eleştirmenleri Birliği tarafından Onur Ödülü’ne değer görülmüş, geçen ağustos ayında düzenlenen törenle, ödülü Üstün Akmen tarafından kendisine sunulmuştu. 

Bir süredir kanser tedavisi gören İncer, ağustos ayı sonunda bir videoyla, sağlık durumunun iyiye gittiğini duyurmuş, “mutluyu oynamıyorum, umutluyum, siz de umutlu olun” demişti. 

1947’de Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde doğan Tomris İncer, 1974 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları’nda görev almaya başladı. Birçok oyunda rol üstelenen sanatçı, televizyon dizilerinde de yer aldı.

Tiyatro eleştirmeni, yazar Üstün Akmen, 26 Ağustos’ta Evrensel gazetesindeki köşesinde, Tomris İncer’in hastalığını okurlarına duyurmuş ve şunları yazmıştı:

(…) Mükemmel oyunculuk yeteneğiyle, oyun sırasında bizleri izleyici olarak içine daldırdığı boğum boğum, büklüm büklüm psikolojiden kendini şıpınişi sıyıran usta bir oyuncu; böylece Tomris İncer hayranlığını, giderek tiryakiliğini yaratan bir fenomen o!  

(…) Tomris İncer’i sahnede her izlediğimde onu hep damlayan bir suya benzetmiş olduğumu anımsadım.

Damlayan su, taşı deler ya, o hesap işte!

Tomris İncer’in, hep gülümseyen yüzü, pırıl pırıl gözleri ve muhteşem oyunculuğuyla taşı delenin suyun gücü olmadığını, damlaların sürekliliğinin taşı deldiğini bana her daim kanıtlamış biri olduğunu düşündüm. Rusların ünlü: “Balyoz camı paramparça eder, ancak çeliği en sağlam hale getirir” atasözünü bana sürekli anımsatan bir oyuncu piri olduğu yolundaki görüşümün bir kez daha izini sürdüm.

Merak edip bir gün yönetmen Ergun Işıldar’a sormuştum, meğer bir oyun tekstini eline aldığında irdeler, didik didik edermiş.

İncelemek, irdelemek, didiklemek, düşünmek, denemek ve düşündüğünü söylemekten çekinmemek…

Hiç unutmuyorum, Ergun’a: “İşte Tomris İncer’in özeti bu” demiştim. (…)

Bakmayın siz dünyadaki bunca acıya, yanılgıya, yenilgiye… Acı da, yanılgı da, yenilgi de her zaman var olmuştur ve olacaktır. Acıları, üzüntüleri, yenilgileri katlanılabilir kılan tek etkendir umut. 

Bir dalgakırandır. Büyük dalgalarda, yani büyük düş kırıklıklarında, daralmalarda dalgakıran görevi yapandır.

Baktım, gördüm ve anladım ki, Tomris İncer şimdi kendi kurduğu dalgakıranda “Hasta” karakterine can vermekte.

Bu rolünü sevmiyorum, sevmediğimi kendisi de biliyor, ama inanıyorum, o: “İleride ya böyle bir rol verirlerse” diye düşünüp, içinde bulunduğu durumdan tiyatro çıkarıyor.

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal