Türkiye UNESCO’ya katkı payını iki katına çıkardı

Türkiye UNESCO’ya katkı payını iki katına çıkardı

10 Temmuz’da başlayan ve 20 Temmuz’a kadar sürecek olan UNESCO 40. Dünya Mirası Komitesi Toplantısı İstanbul Kongre Merkezi’nde devam ediyor.

UNESCO, dün yayımladığı “İstanbul Bildirisi” ile tüm taraf devletlere çağrı yaptı. Bildiride, taraf ülkelerin dünya miraslarını korumaya yönelik daha etkin bir politika yapması gerekliliği ile birlikte, bütçe ve bütçe dışı yollarla maddi katkının arttırılması vurgulandı.

Bu çağrı üzerine bir açıklama yapan Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, mali kriz yaşayan UNESCO’ya katkı payını arttırma kararı aldıklarını ve katkı payının önümüzdeki dönemde yüzde birden yüzde ikiye çıkarılacağını bildirdi: “UNESCO’nun maalesef hızla derinleşmekte olan mali krizine belki tek başımıza çözüm üretemeyebiliriz. Ancak el ele verdiğimizde yaratacağımız sinerji ve artı değerin küresel planda dikkatleri celbedeceğinden eminim. Türkiye olarak biz bu bağlamda, fona yaptığımız yıllık katkı payını önümüzdeki dönemde yüzde birden yüzde ikiye çıkarıyoruz. Ayrıca istişari organların koruma, muhafaza çalışmalarına katkıda bulunmak için özel gayret sarf edeceğiz. Özellikle turizm potansiyeli yüksek olan miras alanlarımızın yönetimlerini de fona bağış yapmaya teşvik edeceğiz”

Öte yandan açılış toplantısında, Ani Harabeleri ve Sur’da yaşanan yıkım da gündeme geldi. Habertürk’ün yaptığı habere göre  “Ani kültürel mirasının korunmasıyla ilgili olarak BM’nin de katkısıyla Ermenistan’la Türkiye arasında ortak bir operasyon olacak mı?” sorusu üzerine, UNESCO Dünya Mirası Merkezi Direktörü Mechtild Rossler Ani Harabeleri’nin adaylık listesinin içerisinde yer aldığını hatırlatarak “Komite bu bölgeyle ilgili bir karar verecek. Dünya Kültürel Mirası Sözleşmesi’nin ruhunda işbirliği yatmaktadır. Daha sonraki aşamalarda neler yapılacağını göreceğiz, ama komitenin kararına bağlı her şey” diye konuştu.

Diyarbakır Surları ile Hevsel Bahçeleri’nin Dünya Mirası Listesi’ne 1 yıl önce girdiği, ancak bölgede tahribat olmasına ilişkin bir soru üzerine Rossler, “Bir bölgenin listeye girmesi ve hemen arkasından birtakım tehlikelerle karşı karşıya kalması ilk defa olan bir şey değil” yanıtını verdi. Aynı konuyla ilgili olarak Lale Ülker ise “Alanın durumu o tarihten bu yana UNESCO ile işbirliği halinde yetkili makamlarımızca ele alınmıştır. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 60 uzmanı alanda hasar tespitinde bulunmuş ve ön raporlar UNESCO Sekretaryası, Dünya Mirası Merkezi ile paylaşılmıştır” dedi.

UNESCO’nun toplantıda Sur’u konu edip etmeyeceği, bir süredir merak konusu. Dün, Avrupa Kültürel Mirası Koruma Örgütleri Federasyonu Başkanı Denis de Kergorlay, UNESCO Genel Müdürü Irina Bokova’ya hitaben mektup yayımlamış, savaş hali sırasında tahrip olan ve acele kamulaştırma kararıyla kültürel hafızası silinme riski altındaki Diyarbakır Sur’un durumuna dikkat çekmişti. 16 Temmuz’da ise, Arkeologlar Derneği, TMMOB Mimarlar – Şehir Plancılar odalarının İstanbul şubeleri, Amed Sur Dayanışması Derneği, İstanbul Kent Savunması, Haliç Dayanışması, Hasankeyfi Yaşatma Girişimi gibi 40’ı aşkın platformun öncülüğünde, “UNESCO neyi koruyor?” ana başlığında bir karşı forum düzenlenecek.

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal