Toronto’da Türkiye sineması zirvesi

Toronto’da Türkiye sineması zirvesi

Bu yıl 40. kez düzenlenen Toronto Uluslararası Film Festivali yarın sona eriyor. Dünyanın dört bir yanından 300’ün üzerinde filmin izleyicilerle buluştuğu festivalde, Türkiye’den 6 yönetmenin filmi yer aldı.

26 filmin ilk kez izlendiği 40. Toronto Uluslararası Film Festivali’nde, Oscar’ın önemli kategorilerinde öne çıkacağı öngörülen filmler yer aldı. Toronto’da bu yıl Türkiye’den 6 yönetmenin filmi izleyicilerle buluştu ve yönetmen Derya Durmaz TIFF Talent Lab’e davet edildi

Emin Alper – ‘Abluka’

Toronto Film Festivali’nde gösterilen Türkiye filmleri arasında olan Emin Alper’in yönettiği “Abluka” filmi, Uluslararası Venedik Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü kazanmasının ardından bugün 22. Adana Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü’ne değer görüldü.

“Abluka” ayrıca Adana İzleyici Ödülü’nün sahibi oldu ve En İyi Kurgu dalında Osman Bayraktaroğlu’na, En İyi Sanat Yönetmeni dalında İsmail Durmaz’a ödül getirdi. Ayrıca filmdeki performansıyla Berkay Ateş, Umut Veren Genç Erkek Oyuncu ödülünü kazandı.

Can Evrenol – ‘Baskın’

Can Evrenol’un yönettiği “Baskın”, korku filmi dalında 40’tan fazla şehirde festivallere seçildi. Cannes ve Berlin Film Festivali’nde Türk sineması seçkisinde sunuldu, SITGES International Fantastic Film Festival’i gibi birçok yerde “resmi seçki” gösterimlerine katıldı.

Baskın, en son Toronto Film Festivali’nin prestijli bölümlerinden biri olan “Geceyarısı Çılgınlığı” bölümünde izleyicilerle buluştu. Gösteriminin sonunda 1200 kişilik salondan alkış alan film, eleştirmenler tarafından Türkiye’deki korku filmi çıtasını yükselttiği şeklinde değerlendirildi. Baskın, New York Film Akademisi’nde eğitim gören Can Evrenol’un ilk uzun metraj filmi olsa da, yönetmenin dünya çapında festivallere katılan sekiz tane kısa filmi daha var.

Deniz Gamze Ergüven – ‘Mustang’

“Her şey göz açıp kapayana kadar değişti. Önce rahatlık ve birden her şey boka sardı.”

“Mustang”, Karadeniz’de beş kız kardeşin toplum baskısı ve muhafazakâr toplum içerisinde gelişen hikâyelerini anlatıyor. Filmdeki kız kardeşlerin en küçüğü Lale’nin sözleriyle başlayan “Mustang”, yönetmen Deniz Gamze Ergüven’in ilk uzun metraj filmi.  “Mustang”, Cannes Film Festivali’nin “Yönetmenlerin 15 Günü” bölümünde gösterilmesinin ardından, bu yıl Toronto Film Festivali’nde de yer aldı.

Fransa, Türkiye ve Almanya ortak yapımı olan film, Cannes’daki gösteriminden sonra dakikalarca ayakta alkışlanmıştı. “Mustang”,  ayrıca Balkanların prestijli sinema etkinliği 21. Saraybosna Film Festivali’nde en iyi film ve en iyi kadın oyuncu ödüllerini kazandı. Filmin beş genç oyuncusu Güneş Şensoy, Doğa Doğuşlu, Tuğba Sunguroğlu, Elit İşcan ve İlayda Akdoğan festivalden en iyi kadın oyuncu ödüllerini alarak ayrıldı.

Yaşamının büyük bir bölümünü Fransa’da geçiren Ergüven, Güney Afrika’da Johannesburg’da tarih okuduktan sonra Fransa’nın saygın sinema okullarından La Fémis’te yönetmenlik eğitimi aldı. Yönetmenin Cannes, Locarno ve Altın Portakal gibi prestijli film festivallerinde gösterilmiş ‘Bir damla su(Une goutte d’eau)’ ve ‘ Mon trajet préféré’ adında iki kısa filmi daha bulunuyor.

Tolga Karaçelik – ‘Sarmaşık’

Dünya ilkgösterimini geçen şubat ayında Sundance Film Festivali’nde yapan Tolga Karaçelik’in son filmi “Sarmaşık”, bir armatörün iflas edip ortadan kaybolmasının ardından deniz hukuku gereği gemide kalmak zorunda olan beş gemici ve bir kaptanın hikâyesini anlatıyor.

İngiltere’nin önemli festivallerinden East End Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü’nü alan “Sarmaşık”, son olarak Toronto Film Festivali’nde “Dünya Sineması” kategorisinde izleyicilerle buluştu.

Karaçelik, bugün açıklanan 22. Adana Altın Koza Film Festivali’nde ‘Sarmaşık’ filmiyle en iyi yönetmen ödülünün sahibi oldu. Ayrıca aynı filmde rol alan Nadir Sarıbacak En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandı. Film ayrıca Karlovy Vary Film Festivali ve Sydney Film Festivali gibi önemli festivallerde yarışmıştı.

Tolga Karaçelik, geçtiğimiz İstanbul Film Festivali’nde yaşanan sansür tartışmaları nedeniyle “Sarmaşık” adlı filmini gösterimden çekmiş, böylece yurtdışında gösterildiği festivallerde yoğun ilgi gören film, Türkiye’de gösterilememişti.

Ziya Demirel – ‘Salı’

Genç yönetmen Ziya Demirel’in  dördüncü kısa metraj filmi olan “Salı”, 21. Saraybosna Film Festivali’nin kısa film yarışmasında mansiyon ödülü kazandı. Bunun yanı sıra, bu sene 68’incisi düzenlenen Cannes Film Festivali’nin “Kısa Film Bölümü” için başvuran 4 bin 555 film arasından seçilerek, bu seçkide yarışan 9 kısa filmden biri oldu. Türkiye-Fransa ortak yapımı film, Toronto Film Festivali Kısa Film Bölümü’nde de yer buldu.

Demirel, “Salı, İstanbul’da yaşayan genç bir kadının farklı boyutlarda yaşadığı üç fiziksel temas ve buna karşı verdiği tepkilerin anlatıldığı, şehirle bireyin teması ve çatışmasının güçlü bir kadın üzerinden işlendiği bir film” diyor.

Ziya Demirel, Galatasaray Üniversitesi’ndeki endüstri mühendisliği eğitiminin ardından, Prag Film Okulu’nda yönetmenlik ve senaryo yazarlığı okudu. Demirel, aralarında “Evicko” ve “Pişmaniye”nin bulunduğu ödüller kazanan kısa filmler yönetti.

Batuhan Bilgin – ‘Theory’

Uzunluğu 60 saniyenin üzerinde olmayan filmlerin gösterildiği ve bu yıl 9’uncusu düzenlenen Toronto Urban Film Festivali’nde Türk yönetmen “Baturhan Bilgin’in “Theory” isimli kısa filmi de izleyiciyle buluştu. 43 ülkeden yüzlerce filmin katıldığı eleme sonucunda jüri tarafından festivalde gösterilmeye değer görülen “Theory”, 60 saniyede insanın yaşam ve ölümle olan bağını işliyor.

Toronto Film Festivali Talent Lab’te Derya Durmaz

Oyuncu ve yönetmen Derya Durmaz, Toronto Film Festivali kapsamında organize edilen ve dünya çapında başvuranlar arasından seçilen “Geleceğin Umut Vaat Eden 20 Sinemacısı”nın kabul edildiği Talent Lab’e davet edildi. Derya Durmaz, TIFF Talent Lab’e festival tarihinde Türkiye’den davet edilen ilk sinemacı oldu.

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal