TMMOB’dan ‘heykel’ tepkisi: ‘Tekçi ve ben merkezli bir pratik uygulamaya geçilmiş’

TMMOB’dan ‘heykel’ tepkisi: ‘Tekçi ve ben merkezli bir pratik uygulamaya geçilmiş’

Kayyım yönetimindeki Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından peyzaj çalışmalarıyla birlikte 4 milyon 412 bin TL’ye dikilen heykellerle ilgili açıklama yapan TMMOB, “Heykel, anıtsal simge ve estetik bir nesne olmanın yanı sıra bir kültür inşasıdır” dedi. “Teknik olarak insan ölçeğinden neden uzaklaşılmış” sorusunu yönelten TMMOB, kentle uyumlu olmayan uygulamanın kaldırılması istendi.

Kayyım yönetimindeki Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından peyzaj çalışmaları kapsamında Diyarbakır Havalimanı mevkiinde bulunan Yonca Kavşağı’na yaptırdığı heykellerle ilgili tartışma sürerken TMMOB Mimarlar Odası Diyarbakır Şubesi de konuyla ilgili bir açıklama yayımladı.

Açıklamada peyzaj çalışması için Diyarbakır Belediyesi Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen ihalenin bedeni 4 milyon 412 bin 835 TL olduğu kaydedildi. İhale edilen iş kapsamında Havaalanı Yonca Kavşağı Peyzaj Düzenleme Yapım İşi’nde dört farklı noktaya kitsch heykeller yerleştirildiği bildirildi.

‘Heykel, anıtsal simge ve estetik bir nesne olmanın yanı sıra bir kültür inşasıdır’

Kamusal alanların kent-mimarlık ve sanat tarihi içerisinde önemli bir konuma sahip olduğuna vurgu yapılan açıklamada, “Sanatsal üretim, gelecek nesillere aktaracak bilgi, deneyim,  şimdiki ve gelecek zaman içerisinde var olmasını sağlayacak duygu ve düşünceyi ihtiva etmelidir.  Yanı sıra uzun ve köklü bir geçmişe sahip olan heykel sanatının beslendiği kültür ile olan iletişimi oldukça önemlidir. Heykel sanatı, bir hacim oluşturması ve kapsadığı değerler bakımından plastik sanatlar içerisindeki önemi şüphesizdir. Kamusal alana yerleştirildiğinde ise topluluklarla geçtiği etkileşim sonucunda çok daha etkili bir söylem aracı olabilmektedir. Yerleştirildiği çevrenin ifadesini, silüetini değiştiren,  kamusal alan heykelleri, etkileşime girdiği topluluklar üzerinde sanat alt kültürünü inşa etmede de etkili olduğu şüphesiz bir gerçektir. Kamusal alanda heykel, mekânı işaretleyen (landmark), anıtsal simge ve estetik bir nesne olmanın yanı sıra bir kültür inşasıdır” ifadelerine yer verildi.

‘Tekçi ve ben merkezli bir pratik uygulamaya geçilmiş’

Diyarbakır Havaalanı Yonca Kavşağına yerleştirilen ve kent kültürünün öğeleri olarak servis edilen görsel yerleştirmelerin tepki ile karşılandığının belirtildiği açıklamada, “Kayyım yönetimindeki belediyelerde benzer üst yapı faaliyetlerinde de görüldüğü gibi sanat ve mimarlık perspektifleri maalesef bu minvaldedir. Kayyımlar atandığında yaptıkları ilk işin Kültür, Sanat faaliyetlerine müdahale olduğunu hatırlamakta fayda olacaktır. Kamusal alanlar projelendirilirken kentlinin, sanatçıların, ilgili meslek kuruluşlarının ve tüm kent bileşenlerinin görüşleri ve ortaklaşması yine bir tarafa bırakılmış, çoğulcu ve kapsayıcı karar vericilik ilkesi düşünülmemiştir. Bir kez daha tekçi/ben merkezli bir pratik uygulamaya geçilmiş ve izleyiciye kavramsal bir deneyim sunamayan donatılar kamusal alanlara yerleştirilmiştir” denildi.

‘Teknik olarak insan ölçeğinden neden uzaklaşılmış?’

Sanatın, toplulukların kültürel gelişimlerin en temel halkası olarak varlığını sürdürdüğü belirtilerek şöyle denildi:

“Kamusal alanda sergilenen her sanat nesnesi gibi heykel de salt bir sanat disiplini olarak düşünülmemelidir. Aynı zamanda doğru mekâna yerleştirilmesi bakımından da önemli olan heykel için bu seçim şehrin fiziki yapısı bakımından da önemlidir ve yapılan çalışmaların kültür yansıtması konusunda zayıf kaldığı aşikârdır.

Bilinmelidir ki kavramsal çerçevesi bağlamına özgü kurulmuş; toplumsal açıdan çere ile ilişkileri iyi kurgulanmış, kamusal alan heykelleri istenilen başarıya ulaşabilirler.

Bu bağlamda soruyoruz; Kamusal alanda heykelin çevre ile ilişkisi sosyal çevre bağlamında ne şekilde değerlendirilmiştir? Bu heykeller ihale edilen peyzaj projesi olarak yerleştirilirken mekân-kullanıcı ilişkisi nasıl değerlendirilmiştir? Teknik olarak insan ölçeğinden neden uzaklaşılmış? Neden folklorik ve oryantalist öğeler ile kültürün pazarlanmasına gerek duyulmuş? Ve en önemlisi neden uygulama yapıldıktan sonra kentliler olarak haberdar oluyoruz?

‘Kamu kaynaklarını yanlış yönde tüketenler hesap vermeli’

“Tüm bu soruların açıklanan gerekçelere dayanacak cevapları verilmelidir, ihale edilen uygulama kaldırılmalıdır ve bundan sonra bu gibi konularda katılımcı süreçler göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca ülkede zaten var olan, salgın hastalık ile beraber daha da artan ve hatta intihara kadar götüren işsizlik sorunlarının yaşandığı bu dönemde kamu kaynaklarının yanlış yönde tüketilmesinin sorumlularını kamuoyu önünde hesap vermeye çağırıyoruz.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal