Taksim’e 1 Mayıs Anıtı için İmamoğlu’na açık mektup

Taksim’e 1 Mayıs Anıtı için İmamoğlu’na açık mektup

Hak savunucuları, Taksim Meydanı’nda yapılacak düzenlemeyle ilgili İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na açık mektup yazdı: “1 Mayıs 1977’de Kazancı Yokuşu’nda hayatını kaybeden 41 arkadaşımızın anısına bir anıt dikilmesini istiyoruz”

Prof. Ahmet Çakmak, 78’liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can, Karşı Sanat Çalışmaları’ndan Feyyaz Yaman, avukat Mebuse Tekay, 1 Mayıs 1977 ailelerinden Gönül Kement, Barış İçin Kadın Girişimi’nden Nimet Tanrıkulu, eğitimci Sami Evren ve Prof. Tahsin Yeşildere, Taksim Meydanı projesiyle ilgili İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na açık mektup yazdı.

Meydan yeniden düzenlenirken oranın bir hafıza mekânı olduğunun unutulmamasını talep eden hak savunucuları, “Yeni düzenlemede, Taksim Meydanı’nın bir kamusal özgürlük alanı olarak korunmasını, Taksim Meydanı’nın kamusallığını bitirme ‘uğursuzluğunu’ engellemenizi istiyoruz” dedi.

Hak savunucusu sekiz ismin İmamoğlu’na çağrısı şöyle:

“Sayın Başkan,

Basından Taksim Meydanı’nın yeniden düzenleneceğini takip ediyoruz.

Mesele Taksim Meydanı olunca 78 Kuşağımızın 43 yıldır kapanmayan yarasını size duyurmak, sizinle birlikte ortak bir hal çaresini aramak o meydanda toprağa düşen arkadaşlarımıza karşı boynumuzun borcu oldu.

Taksim’de Kazancı Yokuşu’nda, 41 arkadaşımız 1 Mayıs 1977 yılında ‘karanlık’ muktedirlerin kahrolası ‘yüksek’ politikaları gereğince ‘alçakça’ katledildi.

Arkadaşlarımızın kanları bu meydanda aktı, Kazancı Yokuşu’nda aktı, şimdilerde betonlaştırılmış bu meydanın toprağına, ağacına, yeşiline karıştı arkadaşlarımızın kanı.

43 yıllık hesaptır bu, sorulmadı hâlâ.

Adlarına bir anıt bile dikilmedi.

Denebilir ki ‘sözsüz ve yazısız’ bir antlaşmayla tarihe havale edildi.

Bu meydanda katledilen arkadaşlarımızı, toprağın altında, ardımızda; Ahmed Arif’in deyişiyle, ‘öyle mahzun, öyle garip’ unutup gidemeyiz!

Sizin bizi anladığınıza inanıyoruz.

Sayın Başkan

Taksim bir kamusal alan! Bir özgürlük alanı!

Dünyanın her ülkesinde böyle alanlar var.

Moskova’da Kızıl Meydan, Pekin’de Tiananmen Meydanı, Paris’te Concorde Meydanı, Venedik’te San Marco Meydanı, Newyork’ta Times Meydanı, Londra’da Trafalgar Meydanı, Prag’da Eskişehir Meydanı ve İstanbul’da Taksim Meydanı, bu meydanlar içinde başta gelenleridir.

Modern zamanların kamusal alanları, bu gibi meydanlardır.

Çağdaş insan itiraz eden insandır.

İnsanlar bu meydanlarda itiraz ettiler.

İtiraz edenler katledildi.

Meydanlar yasaklandı.

Ancak devran döndü, bu meydanlar kamusal özgürlük meydanı oldu.

Toprağa düşenler adına bu meydanlarda anıtlar dikildi.

Onlar demokrasi ve özgürlük kahramanları olarak anıldı.

Şu önemli Sayın Başkan, çünkü yerel yönetimler çoğu kez iktidarcı güçlere rağmen bu gelişmeyi sağladı.

Sayın Başkan,

Yeni düzenlemede, Taksim Meydanı’nın bir kamusal özgürlük alanı olarak korunmasını, Taksim Meydanı’nın kamusallığını bitirme ‘uğursuzluğunu’ engellemenizi istiyoruz.

Özgürlük meydanlarını, Türkiye’nin ilerici insanlığına zulüm ve yasaklar meydanı olmaktan çıkarmanızı, 1 Mayıs 1977’de Kazancı Yokuşu’nda hayatını kaybeden 41 arkadaşımızın anısına bir Anıt dikilmesini istiyoruz.

Özün sözü:

Taksim’in taşına toprağına, ağaçlarına, yüzyılların Sular İdaresi duvarlarına, milyonların yıllar ve yıllarca söylediği özgürlük şarkıları sinmiştir.

78 kuşağının kayıplarıyla, yaşayanlarını ve halkı özgürlük meydanın da buluşturmanın zamanıdır.

‘Hiçbir şey boşuna yaşanmadı’ demenin zamanıdır ve biz bu deyişi sizden duymak istiyoruz Sayın Başkan!”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal

Son yazılar

En çok okunanlar

En çok yorumlananlar