SEYAP’tan ‘Son dönemde festivallerimizde yaşanan krizler üzerine zorunlu bir açıklama’

SEYAP’tan ‘Son dönemde festivallerimizde yaşanan krizler üzerine zorunlu bir açıklama’

Sinema Eseri Yapımcıları Meslek Birliği (SEYAP), son dönemde festivallerde yaşanan sorunlarla ilgili bir açıklama yayımladı. “Son dönemde festivallerimizde yaşanan krizler üzerine zorunlu bir açıklama” başlığıyla yapılan açıklamada, “Festivallerimizin giderek artan idari, mali ve operasyonel sorunlarının zirve yaptığı 2019 yılı ne yazık ki festivallerde yaşanan sorunların tartışıldığı ve ödül kazanan filmlerin bile bu tartışmaların gölgesinde kaldığı bir yıl olarak hatırlanacak” denildi.

Antalya Altın Portakal Film Festivali, Ulusal Yarışma’nın festivale tekrar dahil edilmesiyle büyük bir adım atmış olsa da Ali Özel imzalı “Bozkır” filminin “en iyi film”, “en iyi ilk film” “en iyi senaryo”, “en iyi yönetmen” dahil 10 ödüle değer görülmesi ve Jüri Özel Ödülü’nün iki filme paylaştırılmasının festival yönetmeliğiyle ters düştüğü iddia edilmişti. Zeki Demirkubuz’un başkanlığındaki ana jüri, Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü’nü “Aşk, Büyü vs”. ile “Küçük Şeyler” filmleri arasında paylaştırmak suretiyle 23’üncü maddeyle, “en iyi film” ve Behlül Dal En İyi İlk Film Ödülü’nü “Bozkır”a vererek 27’nci maddeyle çelişen bir karar almıştı. Bu konuda insiyatifin festival yönetimine bırakılması da tepkileri beraberinde getirmişti.

Geçen ay ise 7. Kayseri Film Festivali jürisi, filmleri çevrimiçi bir platformdan izleyebilmek için link istemişti. Linki temin etmeyen filmlerin yarışma dışı bırakılması tepki toplamıştı.

Tüm bunların ardından festivallerin alarm verdiğini belirten SEYAP’ın açıklamasında şöyle denildi:

“Festivallerimizin giderek artan idari, mali ve operasyonel sorunlarının zirve yaptığı 2019 yılı ne yazık ki festivallerde yaşanan sorunların tartışıldığı ve ödül kazanan filmlerin bile bu tartışmaların gölgesinde kaldığı bir yıl olarak hatırlanacak.

“SEYAP olarak festivallerin büyük bir çoğunlukla idari ve mali olarak belediyelere bağlı etkinlikler olmaları, dolayısıyla operasyonel ve mali özerkliğe sahip olmayan yapılar olmalarının yaşanan sorunların temel kaynağı olduğu görüşündeyiz.

“Yarışmalı bir festival organize etmek ciddi bilgi birikimi ve sektörel deneyim gerektiren bir husustur. Yönetmelikler, filmlerin gösterim şartları, ödüllerin dağılımı, festival yönetimi ve jürilerin görev ve sorumlulukları, konukların ağırlanması gibi birçok temel konuda festivallerimiz maalesef alarm veriyor.

“Yaşanan sorunların yönetimi konusunda festivallerin danışman kadrolarının etkin olarak kullanılmaması ve/veya sektörle istişare etmeden günü kurtarabilmek için yönetmeliklere dayandırılmaya çalışılan açıklamalar yapılması yaşanan bu sorunları ‘krizlere’ dönüştürmüştür.

“Her kriz sonrası festival düzenleyenler tarafından yapılan açıklamalarda yönetmeliklerin bağlayıcı olmadığı, festival yönetiminin durumun gerektirdiği değişiklikleri istediği gibi yapabileceği, yönetmeliklerin gayet açık olduğu vb. şeklinde açıklamaların yapılması ise endişe vericidir.

“Hiçbir festival yönetmeliği sinema teamüllerine aykırı bir şekilde yorumlanamaz, sinemanın ruhuyla örtüşmeyen teamüllere dayanak yapılamaz.

“Daha birkaç yıl öncesine kadar festivallere katılan filmlerin salondaki gösterim standardının yükseltilmesini tartışırken, artık jürilerin online bağlantılardan filmleri izleyip değerlendirdiği ve bunun normalleştirilmeye çalışıldığı bir döneme girdiğimizi görüyoruz.

“Birçok festival yönetimi yaşanan tüm bu olumsuzlukların sebebinin “finansal” olduğunu iddia etmekte, bu yanlış teşhis de sorunların çözümüne yönelik bir katkı sunmamaktadır.

“Yaşanan krizler sonrası festival yöneticilerin sorumluluğu üstlenmediğini ve özeleştiri yapmadığını gözlemlemekteyiz. Hatta festivallerin sorunları kendi üstlerine almadığı gibi katılan filmlere de suçlayıcı ifadelerde bulunduklarını görüyoruz. Yaşanan sorunların üstü örtülmektedir ve gündem de hızlıca değiştiği için hızla unutulmaktadır.

“Dağıtım ve gösterim imkanı sınırlı olan birçok filmin izleyici ile buluştuğu festivallerin sadece krizlerle gündeme gelmesi bu festivallerin saygınlığını sekteye uğratmakta, kurumsal sponsorların da festivallerden hızla uzaklaşmalarına ve mali sorunların aşılamamasına yol açmakta, festivallerin özerkleşmesini ve kurumsallaşmasını engellemektedir

“Sektör bileşenlerinin ve festivallerin bir araya gelerek asgari endüstri müştereklerinde anlaşmaya ve belirlenen bu asgari müştereklere zarar verecek açıklama ve uygulamalara son vermeye davet ediyoruz.

“Sinema filmi yapımcıları olarak bu konuda üzerimize düşen sorumluluğu almaya hazırız. Festivallerle ilgili bir çalışma grubu oluşturarak FIAPF ile işbirliği halinde festivallerle ilgili ilke kararları hazırlayacağımızı, bu çalışmayı en kısa zamanda festivaller ve yapımcılarla paylaşacağımızı beyan ve taahhüt ederiz.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal