Sanatçılar, yazarlar tek ses: Bu savaşı durdurun

Sanatçılar, yazarlar tek ses: Bu savaşı durdurun

Türkiye acının içinden geçiyor. Savaşın yeniden alevlendiği ülkemizde, gencecik insanlar ardı ardına öldürülüyor. Bir nesil daha “devlet dersi”nde kıyıma uğruyor. Böylesi bir zamanda, sanattan, edebiyattan haberler aktarmaya dilimiz varmıyor. Elimizden gelen, sanatçıların, yazarların, aydınların bugün yaşananlarla ilgili, topluma her zaman yol gösteren fikirlerini size ulaştırmak. Barış talebine aracı olmak.

 

savasahayir2‘Bebekler ölmesin, öldürmesin’
Tilbe Saran – Oyuncu

Yaşananları anlamakta zorluk çekiyorum. Ne diyebilirim ki, barıştan başka? Bebekler ölmesin. Bebeklen öldürmesin.

savasahayir3‘Barış vatanımız’
Ahmet Büke – Yazar

Evlatlarımız bizim vatanımızdır. Barış vatanımızı ve evlatlarımızı yaşatır.

 

savasahayir4‘Barış süreci devam etmeli’
Aydın Orak – Yönetmen

O dönem hiç beğenmediğimiz Barış Süreci’ni mumla aramaya başladık. Silahların bir ana önce susması gerekiyor. İki tarafın da sağduyulu olması, elini tetikten çekmesi gerekiyor. Bir şekilde, sakat da olsa yürüyen müzakerelere yeniden başlanması gerekiyor. Barış ortamı sağlanmalı. Yoksa bu savaş ortamında, her gün ölümlerin yaşandığı bir ülkede, ne sanat kalacak, ne etkinlikler, gösteriler, festivaller.

savasahayir5‘Barış hepimize lazım’
Erkan Can – Oyuncu

Durumlar kötü… Bunların hiç yaşanmaması gerekiyordu. Baştakiler bunu engelleyebilirdi ama engellemiyorlar. Her şey onların elinde, sonlandırmak onların elinde. Biz halk olarak tepkimizi koyuyoruz ama esas onların adım atması, bu savaşı durdurması gerekiyor. Çünkü barış hepimize lazım.

 

savasahayir7‘Böyle giderse şiir biter’
küçük İskender – Şair

Bütün insanlar, diğeri insanların mutluluğu ve huzuru için var olur. Bunun için mücadele eder. Böylece kendi hayatlarında mutluluğu oluştururlar. Hele hele bizim gibi Akdeniz’e, Ortadoğu’ya yakın insanlar, daha duygusal, daha akılcı, daha barışçılızdır. Buradaki devletler bu insanların oluşturduğu halklardan müteşekkildir. Yaşadığımız ülkede, bu kadar gencin, görevlinin, çocuğun öldürüldüğü, hangi ırktan, inançtan ve hangi görevde olursa olsun, insanın insana kıydığı bir ülkede, şiir biter. Yaşayamaz. Şiir barış için yazılır. Ama savaşın sürdüğü, ardı ardına insanların öldüğü bir ülkede şiirin ne anlamı var?

savasahayir8‘Geçmişin hayaleti peşimizde’
Murat Uyurkulak – Yazar

Son üç dört gündür, kasvet duygusuyla, hiçbir şeye odaklanamadan yaşıyoruz, milyonlarca insan bu durumda. İktidar hırsı uğruna bütün ülkenin ateşe atıldığını görmek ve bunun göz göre göre yapıldığına şahit olmak çok acı. Ağzımızda sürekli bir acı tat.. Çok kasvetli, çok sıkıcı günler… Yaşananların temelinde o kadar çok şey var ki: Geçmişle bir sürü hesaplaşmanın yapılamamış olması: Soykırımlarla, pogromlarla, varlık vergisiyle, katliamlarla yüzleşememiş olmak… Geçmişteki günahların, hataların kefaretinin hayaleti peşimizi bırakmıyor. Halkın acılardan ders almıyor olması da çok üzücü… Ama buradan barışla çıkacağız. Hepimiz elimizden geleni yapacağız, barışı inşa edeceğiz. Başka çaremiz yok. Öbür türlüsü herkes için felaket.. Bu tezgâhı kuranlar bir avuç insan olabilir ama bundan hepimiz zarar görüyoruz, hepimiz ateşe atılıyoruz.

savasahayir9‘Ölümleri durdurmalıyız’
Lal Laleş – Şair, Yayıncı

Türkiye’de yaşanan her can kaybı, vicdanı ve ahlakı olan herkesi üzer. Bunun için herkes ateşin sönmesi için çaba sarf etmeli. Aydınların bunda sorumluluğu çok daha fazla.
Bir süredir aklımdan geçen bir önerim var: Türkçe ve Kürtçe yazanlar birlikte ölümlerin durdurulması için harekete geçebilir. Çünkü bizim bu saatte, ölümlerin önüne geçmemiz lazım. Kürtçe yazan yazarlar karakolların önünde canlı kalkan olabilir. Türkçe yazanlar, bir askeri operasyon alanında canlı kalkan olabilirler. Türkiye’nin tüm yazarları birlikte böyle bir eylem yapabilir. Belki o zaman ölümleri durdurabiliriz. Bu zor ama imkânsız değil. Çünkü bizim canımız, ölen insanların canından daha kıymetli değil.

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal