Sanat her şeye iyi gelir…

Sanat her şeye iyi gelir…

Kısa bir süre önce yaşanan askeri darbe girişimi ve bu girişimin etkisiz kılınmasının ardından ilan edilen olağanüstü hal sonucunda pek çok kültür ve sanat etkinliği düzenleyenlerce ya durduruldu ya da ertelendi.

Böyle bir ortamda Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki “MACK. Sadece Işık ve Renk” sergisinin, durdurulmak şöyle dursun, 18 Eylül’e kadar uzatılması bana çok anlamlı geldi.

Müzenin müdürü Nazan Ölçer’in açıklaması ise, serginin uzatılması kararının anlamına anlam kattı:

“Sanat her zaman toplumlara umut vermiştir. Karanlıkları bertaraf etmenin yollarından biridir sanat. Biz de SSM olarak herkesi, Heinz Mack sergisini görmeye davet ediyoruz. İnanın size çok iyi gelecek.”

Demokrasiyi tümden ortadan kaldıracak bir darbenin eşiğinden dönüldüğü, yüzlerce canın yitirildiği, binlerce kişinin gözaltına alındığı ya da tutuklandığı, yine bir toplumsal travmanın içine düştüğümüz, yeni bir demokrasi ve hukuk sınavının kapısında bekler olduğumuz günlerde eğlenecek halimiz yok kuşkusuz.

Ama sanat ve edebiyat, olmasa da olur bir eğlencelik mi? Yoksa zihnin en önemli ve en gerekli uğraşlarından biri olarak, modern ve demokratik bir toplumun yurttaşlarının, özgür bireylerden meydana gelen bir toplumun oluşumu için onsuz edilemez bir etkinlik mi?

Sanatsız, edebiyatsız bir dünyanın doğurabileceği insanlık manzarasını bir düşünürsek:

Uygarlıktan nasibini almamış, barbarlığın baskın çıktığı, duyarlıktan yoksun, söz fukarası, cehaletin kol gezdiği, salt içgüdüleriyle davranan, tutkuyu ve sevmeyi bilmeyen, yazgısına boyun eğen bir dünya…

“Böyle bir dünyada ruha yer olmazdı” diyor Mario Vargas Llosa. “Dahası, böyle bir dünya, yaşamın katlanılmaz tekdüzeliğiyle de kalmaz, insan yaşamının başka türlü olamayacağı, hep böyle kalacağı, bunu hiç kimsenin ve hiçbir şeyin değiştiremeyeceği duygusundan kaynaklanan kopkoyu bir karamsarlığın boyunduruğuna girerdi.”

Kaldı ki, yapıtları SSM’de sergilenen, Zero akımının kurucularından Heinz Mack da, “Benim sanatım hep hümanist kürenin içinde yer aldı” diyor. “Bu hümanist küre sanatçıya birey ve özgür olma şansını tanır. Özgürlük, iradenizi kendi elinize almanız demektir. Ancak özgür olunca yaratabilirsiniz.”

Diyeceğim, sanat da, edebiyat da ertelemeye gelmez. Ama her şeye iyi gelir…

Kaynak: Cumhuriyet

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal