Samar Badawi: Ataerkil sisteme direnişin öyküsü

Samar Badawi: Ataerkil sisteme direnişin öyküsü

Suudi Arabistanlı kadın hakları aktivisti Samar Badawi, Hrant Dink Ödülleri’nin bu yılki sahiplerinden biri. Muhafazakâr hükümet ve dini kurallarla yönetilen Suudi Arabistan’da kadın hakları için mücadele veren Badawi’nin yaşamöyküsü, tüm dünyadaki kadınlar için cesaret verici.

samar2Suudi Arabistanlı kadın hakları savunucusu Samar Badawi’nin yaşadıkları, Human Rights Watch dahil pek çok sivil toplum örgütünün araştırmalarına konu oldu. Badawi, her yaştan kadınının erkek bir velisi olmasını zorunlu kılan “erkek vesayet sistemi”ne karşı, kendisine 15 yıl boyunca fiziksel şiddet uygulayan babasına dava açtı. Suudi Arabistan’da kadınların araba kullanabilmesi için düzenlenen protestolara katıldı, kadınların oy hakkı için yasal mücadeleler başlattı.

Badawi, 2012 Yılında Amerika Dışişleri Bakanlığı tarafından verilen “İnternational Women of Courage” ödülünün sahiplerinden biri oldu. Bu yılki Uluslarası Hrant Dink Ödülü’nün sahibi olan Badawi, 2014 yılında koyulan yurtdışına çıkma yasağı nedeniyle ödülünü almaya gelemedi.

Babasına dava açtı

Badawi’nin muhafazakâr ve ataerkil toplumla olan mücadelesi, 2008 yılının Mart ayında evden kaçarak Jeddah’taki sığınma evine yerleşmesiyle başladı. Çünkü babası ona sürekli fiziksel şiddet uyguluyordu. Babası Badawi’nin sığınma evine gitmek için evden kaçmasını kendisine karşı “itaatsizlik” olarak değerlendirdi ve Badawi’ye dava açtı. Ancak savcılık ve araştırma bürosu Samar’ın dava edilemeyeceğine kadar verdi. Buna rağmen babası bir yıl sonra Badawi’yi tekrar ‘itaatsizlik’ ile suçlayarak dava açtı. Bunun üzerine hâkim Abdullah al-‘Uthaim, 2009 yılının Haziran ayında, duruşmaya birkaç kez katılmayan Badawi için tutuklama kararı çıkardı.

Hakim Al-‘Uthaim, ülkedeki geçerli yasalara atıfta bulunarak, “İtaatsizlik, tutuklanmayı gerektiren çok ciddi suçlar arasında yer alır” dedi. İtaatsizlikle suçlanan Badawi’nin tutuklanması, Suudi Arabistan’daki sivil toplum kuruluşları tarafından “ölçüsüz ve kanunsuz tutuklama” olarak tanımlandı. Badawi, 25 Ekim 2010’da serbest bırakıldı.

Badawi ile babası, bir kez de evlenmesine izin vermeyince karşı karşıya geldi. Badawi, evlenmek istediği adama karşı çıkan babasına dava açtı ve istediği kişiyle evlenmeyi “başardı”. Ne var ki kocası Waleed Abu al-Khair de hükümet tarafından terörizm suçuyla yargılanarak kırbaç ve hapis cezasına mahkûm edildi. 

Kadınların ‘ehliyet’ mücadelesi

Suudi Arabistan’da kadınların araba kullanmasını yasaklayan hiçbir yasa olmamasına rağmen, muhafazakâr dini emirler bunu yasaklıyor ve bütün devlet adamları da bu emirlere razı oluyor.

Badawi, kadınların Suudi Arabistan’da araba kullanabilmesi için başka bir kadın hakları savunucusu Manal al-Sherif ile, ehliyet başvuruları reddedildiği için Trafik Genel Müdürlüğü aleyhine Şikâyet Mahkemesi’nde dava açtı. 2011 ve 2012 yıllarında düzenlenen kampanyalara katıldı ve kadın sürücülere mahkemelerde yardımcı oldu.

Al-Sherif, 2011 yılında araba kullanırken çektiği videosunu sosyal medya hesabından paylaştığı için iki haftaya yakın tutuklu kalmıştı. Bu tutukluluk, daha geniş çapta protestoların başlamasına neden olmuştu.

Oy hakkı için ilk yasal direniş

Badawi, Suudi Arabistan’da kadınların oy kullanma hakkı için mahkemede dava açan ilk kadın oldu. Eylül 2011’deki yerel seçimler öncesinde kadınların aday olmasını ya da oy kullanmasını engelleyen herhangi bir yasa bulunmadığını savundu. Oy kullanma başvurusunu reddeden seçmen kayıt merkezlerine, bu reddin yasadışı olduğu iddiasıyla, belediyeye, bakanlıklara ve İslam hukukuna bağlı olmayan Diwan al Mazalim’de (Şikâyet Mahkemesi) dava açtı.

Hazırlayan: Fundanur Öztürk

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal