Ruhunuza iyi gelecek ‘İftarlık Gazoz’

Ruhunuza iyi gelecek ‘İftarlık Gazoz’

Yönetmen ve senarist Yusuf Kurçenli’ye adanan, 70-80’li yılların Türkiye’sinin özelden genele yaşamına ve sinemasına ışık tutan, bugünü de düşündüren “İftarlık Gazoz” filmi 29 Ocak’ta gösterime girecek.

Dün yönetmen Yüksel Aksu, başrol oyuncuları Cem Yılmaz ile çocuk oyuncu Berat Efe Parlar ve diğer oyuncuların katılımıyla filmin İstanbul’da basın gösterimi ve galası yapıldı. Ekibinin ifade ettiği gibi, “Ruhunuza ve vicdanınıza iyi gelecek ‘İftarlık Gazoz’da, her şey bir niyetle başlıyor. Yaşanan olaylar; her çocuk gibi gazoz içmeyi ve gazoz kapaklarını biriktirmeyi çok seven Adem’in gözünden anlatılıyor. Adem, çırak olmaya niyetleniyor, oruç tutmaya niyetleniyor. Ve ‘İftarlık Gazoz’da ne oluyorsa bu niyetlerden sonra yaşanıyor.”

iftar2Gazoz Ustası Cibar Kemal (Cem Yılmaz) ve Çırak Adem (Berat Efe Parlar), kendilerini artık kopmayacak bir “usta-çırak” ilişkisi içinde bulurken, tüm kasabanın içine dahil edildiği, vicdanlara seslenen, samimi ve içten bir dünya anlatılıyor. Siyasal çatışmaların gölgesinde geçen 1980 öncesi yıllara tarihlenen filmde, Adem’in annesi Gülizar (Ümmü Putgül), babası Osman (Okan Avcı), idolü ve kahramanı devrimci Hasan Abi (Yılmaz Bayraktar), kasabanın vazgeçilmez figürlerinden olan imam da (Macit Koper) hikâyenin en önemli motifleri oluyor ve rollerinin hakkını veriyorlar. Fakat Çırak Adem rolünde Berat Efe Parlar müthiş bir performans sergiliyor. Görüntü yönetmeni Mirsad Herovic, Yunanlı besteci Evanthia Reboutsika da yetenekleri kadar farklı kültürleriyle güzel bir işbirliğine katkıda bulunuyorlar.

Tarlada, camide, kahvede, deniz kenarında, yazlık sinema bahçesinde, iftar sofrasında kısaca hayatın her alanında birlikten doğan gücü samimi bir dille işleyen film, basit bir gazoz hikâyesinden yola çıkarak insana dair sıcacık bir masala dönüşüyor. İkinci yarının sonuna doğru biraz slogana kaçsa da pek çok kişinin emeği ve desteğiyle kotarılan film, seyircinin yüreğinde ve zihninde iz bırakacak nitelikte.

Yüksel Aksu’nun anlattığı gibi, filmde, eylül ayının kısa günlerinde sıklıkla 500 kişilik çekimlerin yapılmasının, gece ışık kullanmadan çektikleri tütün toplama sahnesinin güçlüğü ve doğallığı, anima ile çocuğun hayal dünyasına dalmak kolaya kaçılmadığını gösteriyor.

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal