Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verildi

Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verildi

Gezi davasının yeniden görülmesine bugün İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Kültür alanına katkılarıyla tanınan iş insanı Osman Kavala’nın tutukluluğunun devamına oy çokluğuyla karar verilirken, mahkeme başkanı bu karara muhalif kaldı.

Gezi davası Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin sanıklar hakkında verilen beraat kararlarını bozmasının ardından tekrar görülmeye başlandı. Davada, toplam 51 kişi Gezi Direnişi sırasında ‘hükümeti yıkmaya teşebbüs ettikleri’ iddiasıyla hakim karşısına çıktı. Tutuksuz yargılanan Mücella Yapıcı, Tayfun Kahraman ve Can Atalay ile çok sayıda avukat, milletvekilleri ve uluslararası gözlemciler salonda hazır bulundu. Osman Kavala duruşmaya cezaevinden SEGBİS ile katıldı.

Evrensel‘den Meltem Akyol’un haberine göre, dosyanın tutuklu ismi Osman Kavala, bozma ilamına karşı beyanında şunları söyledi:

Kavala: ‘Bozma kararı 8 yıl önceki senaryoyu canlandırma teşebbüsüdür’

“Bozma kararının altında yatan asıl gerekçe, farklı davaların birleştirilmesinin önünü açmaktır. Bozma kararında ne beni ne diğer suçlananları suçla ilişkilendirecek bir öge bulunmuyor. Asıl gerekçe farklı davaları birleştirmenin önünü açmak. Anladığım kadarıyla bu siyasi davalarda algı yaratmak için elverişli bir yöntem. Beraat kararının bozulması davaların birleştirilmesi için atılan bir adımdır. Davaların birleştirilmesi de 8 yıl önce algı yaratmak için hazırlanmış ama mahkemelerin verdiği beraat kararıyla inandırıcılığını kaybetmiş bir senaryoyu canlandırma teşebbüsü olacaktır.”

“Hiçbir delile dayandırılmadan benim ve diğer sanıkların hükümeti devirmek için gizli bir yapılanma içinde olduğumuz iddia ediliyor. Eğer Çarşı ile birleştirilirse siyasi amaçlarla yapılan bu suçlama örneğinin çarpıcı öğesi ortaya çıkacaktır” diyen Kavala, dosyanın Çarşı davası dosyası ile birleştirilmesi talebinin reddedilmesi gerektiğini belirterek sözlerini noktaladı.

Kavala’nın ardından avukatlar söz aldı. Avukatların beyanlarının ardından duruşmaya 20 dakika ara verildi.

Avukat Bayraktar: ‘Birleştirme kararı hukuka aykırı’

Osman Kavala’nın avukatı Köksal Bayraktar, 20 sayfalık istinaf mahkemesinin kararındaki bazı noktalara dikkat çekti.

Bayraktar, “Mahkemenin kararında, delillerle ilgili, sanıkların sosyal medyalarında yapmış olduğu paylaşımları medyada yayınlanan görüntüleri ve HTS kayıtları dikkate alınarak sonucunda elde edilen görüşme içeriklerini kabul etmesinden bahsedilmiş, biz böyle bir şeyi kabul etmedik ki” dedi.

Çarşı davası ile birleştirilmesi talebine dair konuşan Bayraktar, “Bu dava, çarşı davası bizimle ilgili değil ki. Çarşı davasını bilmiyorum, kimler sanıktır bilmiyorum. İstinaf 3. Ceza Dairesi nasıl biliyor? Yargıtay dairesi nasıl biliyor?” diye sordu.

Bayraktar sözlerini şöyle sürdürdü: “Yargının tarafsızlığından ve bağımsızlığından bahsediyoruz. Gerçekten istinaf mahkemesi bağımsız ve tarafsız mı? Beraat kararı alınmış, diyor ki Çarşı’yla bunu karşılaştırın. O zaman ben kendimi savunamayacak durumdayım. Birleştirme kararı hukuka aykırı bir karardır. Çarşı davasını buraya getirirseniz, 35 sanık var orada. Bu kadar yoğun bir mesainin içine bir de o davayı getireceksiniz.”

Savcı Kavala’nın tutukluluk halinin devamını istedi

Mütalaasını sunan duruşma savcısı, Çarşı davası dosyasının incelenmesini ve Kavala’nın tutukluluk durumunun devamına karar verilmesini talep etti.

Savcı mütalaası sonrası Osman Kavala tutukluluk durumuna dair beyanına geçildi.

Davaların birleştirilmesiyle, ‘Gezi direnişinin hükümeti devirmeye yönelik bir komplo olduğu’ senaryosu temelinde 3,5 yıl önce başlayan yargı süreci yeni bir aşamaya gireceğini söyleyen Kavala beyanında şunları söyledi:

Kavala: ‘Yargıçlar bayrak yarışındaki gibi tutukluluğumun birbirine geçiriyor’

“Gezi protestolarının bir komplo olduğu kurgusu iktidarca benimsendiği ve siyaseten kullanıldığı için, bu anlatıya ters düşen beraat kararlarının bozulması benim için şaşırtıcı olmadı. Gene bu anlatı gereği, bir komplo olarak Gezi protestolarını planladığım, yönettiğim ve finanse ettiğim algısının canlı tutulması için; aleyhime hiçbir delil olmamasına rağmen, Gezi davasından beraat etmiş olmama rağmen, AİHM’nin tutuklanmamın hak ihlali olduğuna hükmetmesi ve derhal serbest bırakılmamı talep etmesine rağmen, cezaevinde tutulmam gerekli görüldü. Suçlamalar değişiyor, bayrak yarışlarında bayrağın elden ele geçmesi gibi farklı yargıçlar ve mahkemeler yere düşürmeden tutukluluğumu birbirlerine geçiriyorlar.

AİHM kararının etrafından dolanmak için icat edilmiş olduğu aleni hale gelmiş olan casusluk suçlamasıyla ilgili hiçbir bulgu olmadığını iddianameyi hazırlayan savcı da biliyor, hatta itiraf ediyor. Bir taraftan bu durumu, casusluk faaliyetlerinin çok gizli yürütülmüş olmasıyla açıklıyor.”

“1947 yılında yürütülmüş olan Nazi dönemi yargıç ve savcılarının yargılandığı Adalet Davası’nda ‘suikastçının hançeri, yargı görevlisinin cübbesi altında gizlenmişti’ değerlendirilmesi yapılmıştı” diyen Kavala son olarak şunları söyledi: “AİHM’nin tespit ettiği gibi yetkiyi kötüye kullanarak kişiyi özgürlüğünden mahrum bırakmak ve bu davranışı devam ettirebilmek için yasaların dışına çıkarak adaleti yanıltmak da, yukarıdaki değerlendirmeyi düşündürmektedir. Mahkemenizin bu eyleme son vereceğini ümit ediyorum.”

Avukat Bayraktar: ‘1811 gündür tutuklu olan Osman Kavala sadece fiziken değil ruhen de yıpranmıştır’

Osman Kavala’nın ardından avukatı Köksal Bayraktar da tutukluluğa ilişkin beyanda bulundu. “Herhangi bir savcı, herhangi bir yargıç, herhangi bir avukat sanığın alacağı cezaya göre tutukluluğu ölçülüdür dememiştir. Bu verilecek kararın önceden beyanıdır. O zaman bu mantıkla gidersek Osman Kavala 15 yıl tutuklu kalacak” diyen Bayraktar sözlerine şöyle devam etti: “Böyle mantık olur mu? Müvekkilim tam 43 ay 3 gündür, yani tam 1811 gündür tutuklu. Bu tutukluluğu içinde cezaevinde söylenen ya da söylenmeyen pandemi salgınları, hastalık salgınları vardır. Müvekkilim sadece fiziken değil ruhen de yıpranmış durumdadır. Her gün hastalıkla yüz yüze yaşamaktadır. Bir kişinin cezaevinde tek bir odada tek başına bırakılması daha ne kadar sürecek?”

Avukat Aytöre: ‘Yargı Kavala’nın tutuklu kalması için hukuka karşı mücadele ediyor’

Sözlerine “Birisi bana Çarşı dosyasıyla bu dosya arasında nasıl bir irtibat olduğunu anlatabilir mi?” diye sorarak başlayan Kavala’nın avukatı Tolga Deniz Aytöre, “Bunun tek bir sebebi var: Kitlesel yargılamalarla kalabalık oluşturularak Kavala’nın tutukluluğunu uzatılmaya çalışılıyor. Çünkü ‘casusluk’ suçlaması tutuklamayı taşıyamıyor artık. Biz Kavala’nın tutuklu kalması için yargının hukuka karşı verdiği mücadeleye şaşırıyoruz” diye konuştu.

Aytöre’nin beyanı sonrası duruşmaya ara verildi.

Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verildi

Verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, birleştirme hususunun değerlendirilmesi için Çarşı davası dosyasının istenmesine karar verdi.

Mahkeme oy çokluğu ile Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına hükmederek bir sonraki duruşmanın 6 Ağustos 2021’de görülmesine karar verdi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal