Orson Welles’ten Ernest Hemingway’e ‘maçoluk’ eleştirisi

Orson Welles’ten Ernest Hemingway’e ‘maçoluk’ eleştirisi

“Yurttaş Kane” ve “Bitmeyen Balayı” gibi kült filmlere imza atan Orson Welles ve Amerikan edebiyatının en önemli yazarlarından Ernest Hemingway arasındaki arkadaşlık ilişkisini tanımlamak oldukça güç. Welles bu ilişkiyi “fazlasıyla garip” olarak betimlemeyi tercih etmiş. Bu iki önemli isim arkadaş olmalarına rağmen çoğu zaman bir çekişme içinde ilişkilerini sürdürmüşler.

Geçtiğimiz günlerde Avustralyalı akademisyen Dr Matthew Asprey Gear tarafından Welles’in yayımlanmamış bir taslağı gün yüzüne çıkarıldı. 1973 yılına ait “Crazy Weather” adlı taslak, Welles’in İspanya sevgisinin yanında Hemingway’in İspanyol kültürünü maço motiflerle tasvir etmesine olan şüpheci yaklaşımından da izler taşıyor.

Nobel edebiyat ödüllü Ernest Hemingway’in “Güneş de Doğar” (The Sun Also Rises) ve “Öğleden Sonra Ölüm” (Death in the Afternoon) adlı eserlerinde İspanya boğa güreşinin ana tema olarak ve fanatik bir bakış açısıyla işlendiğini görürüz.

Avustralyalı akademisyen Gear, Welles için şu cümleleri sarf ediyor: “İspanya onun en büyük tutkularından biriydi. 1973 yılının sonlarına doğru, Hemingway’in etkisinde kalan Amerikan turistlerin İspanyol kültürünü yüzeysel bir biçimde benimsemeleri onu çileden çıkarıyordu. İspanya’ya turist akını vardı, boğa güreşlerini seyretmeye geliyorlardı, Hemingway’in hayatından ve eserlerinden etkilendikleri o kadar açıktı ki. Welles bunu çok yüzeysel buluyor ve maçoluktan hiç haz etmiyordu. Oja Kodar ile beraber ‘Crazy Weather’ı kaleme alırken odak noktası bu durumu eleştirmek olmuştu.”

Crazy Weather’ın ana karakteri Jim Foster, bir boğa güreşini izlemek için İspanyol eşi Amparo’yla yola koyulur. Yolculuk esnasında Foster’ın kadın düşmanlığıyla alay eden, Amparo’yla flört eden ve araba lastiklerini sabote eden adsız bir gençle karşılaşırlar. Hikâye boyunca Foster’la kalıplaşmış İspanya görüşünden dolayı alay edilir. Kurgusundan da kolaylıkla anlayabileceğimiz gibi, Crazy Weather Amerikanların İspanyol kültürünü yüzeysel bir biçimde benimsemelerine, Amerikanların boğa güreşi tutkunluğuna, erkekliklerini göstermek için fırsat kollamalarına, İspanya’yı derinlemesine anlamamış olmalarına ve genelde İspanyolca bilmiyor olmalarına bir eleştiri niteliğinde.

Kaynak: Guardian

Hazırlayan: Gökçen Sena Duman

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal