Metin Altıok’un dergilerde kalmış eserleri gün yüzüne çıktı

Metin Altıok’un dergilerde kalmış eserleri gün yüzüne çıktı

1993’te Sivas’ta gericilerin saldırısı sonucu yitirdiğimiz şair Metin Altıok’un genişletilerek basılmış “Şiirin İlk Atlası” kitabında, daha önceki yapıtlarına alınmamış, dergi sayfaları arasında kalmış şiirleri ve radyo tiyatrosu oyunları ilk kez kitaplaştırıldı.
Kızı Zeynep Altıok Akatlı’nın ulaştığı, Türk Dili ve Evrim dergilerinde basılan bu şiirler, uzun yılların ardından, kitapta yer alan eleştiri metinlerinin yanında, gün yüzüne çıkarılıyor. “Usa Vuran Gerçek” (Evrim, sayı 9, Ağustos 1963), “Faltaşı Bir Göz” (Türk Dili Dergisi, 1982), “Yazdan Önce ve Sonra” (Türk Dili Dergisi, 1982) bu kitapta okunabilecek şiirler. Usta şairin 1977 yılında Türk Dili Dergisi’nde yayımlanmış, kitapta yer alan, “Yaşam ve Ölüm Üzerine Savsözler” adlı şiirini sizlerle paylaşıyoruz. Şiir “Yaşarken karar ver,/ Ömrün nasıl noktalansın” dizeleriyle başlıyor:
Yaşam ve Ölüm Üzerine Savsözler
I
Yaşarken karar ver,
Ömrün nasıl noktalansın.
Toprak mı karartsın seni,
Gümüş mü kaplasın?
Karar ver yaşarken,
Ey zaman icarcısı!
Çünkü ölüm hasadıdır yaşamın,
Biçilen bir buğday tarlası.
II
Gözlerini yumduğun zaman
Buluyor yıldızlı kapağını
Bir yaz akşamının
Sıcak, bakır sahanı.
Ya da kılıfı gibi bir sazın
Ömrün siyah ipek kozası,
Yani ölümün kesinlikle
İçinde sır gibi saklı.
III
Sular buharlaşır güneşle,
Toprak acıyla buruşur.
Solar çakıllar birer birer,
Nehirler sıcaktan kurur.
Sonra kararır gökyüzü,
Kararıp yağmura durur.
Ve ipekböceği sevgiyle
Kendi kefenini kendisi dokur.
IV
Zamanın gümüş bir iği var,
Çevirir sonra tutar.
Sarar bükülmüş ipliğini,
İncecik azar azar.
Yaşa derim soluğunu
Dişlerinle sıkmadan.
Bir zıbın örülecek
Bu senin yaşadığından.
metin2Kitapta, şiirlerinin yanında, Evrim ve Türkiye Yazıları’nda yayımlanmış radyo tiyatrosu oyunları da yine ilk kez kitaplaştırıldı. “Şiirin İlk Atlası”nda bu döneme ait üç oyun yayımlanıyor: “Duygusuz Yenilgi” (Temmuz 1963, Evrim, 8. sayı), “İkili Av” (Ekim 1979, Türkiye Yazıları, 31. sayı), “Çizgiler” (Ekim 1963, Evrim, 11. sayı)
Zeynep Altıok Akatlı “kayıp başka oyunlarının da olduğunu” belirtiyor. “Mesela bir çocuk oyunu var, radyo tiyatrosunda oynandığını biliyoruz ama arşivlerden ulaşamadık” diyen Akatlı ekliyor: “Birileri onları bulsa ne güzel olur!”
Bu kitapta yer alan “Duygusuz Yenilgi” adlı tek perdelik radyo tiyatrosu oyunundan bir bölümü paşlaşıyoruz:

Duygusuz Yenilgi

2. K. — Keşke o gemiye binmeseydik.
1. A. — Batacağını nereden bilirdik?
1. K. 2. K. 2. A. — Bilemezdik, bilemezdik.
2. A. — Bir ışık gördüm. Evet, evet bir ışık.
1. K. 2. K. 1. A. — Nerede? Hangi tarafta?
2. A. — (Parmağıyla işaret eder) Bakın.
1. K. 2. K. 1. A. — Göremiyoruz, göremiyoruz. Of! Göremiyoruz.
2. A. — (Bakar) Kayboldu. Ama gördüm, eminim.
1. K. 2. K. 1. A. — Yanılmışsın. Biz göremiyoruz.
1. K. — Hepimizin göreceği bir ışık olsaydı.
1. A. — Arayalım, belki buluruz.
1. K. 2. K. 2. A. — (Ayağa kalkıp bakarlar) Yok, yok.
1. A. — Dikkatli bakın.
1. K. 2. K. 2. A. — Bakıyoruz, ama yok. Bulamıyoruz.
(Bir sarsıntı olur. Düşmemek için birbirlerine sarılırlar.)
Efekt. (3)
2. A. — Ne oldu?
1. K. — Ne oldu?
2. K. — Ne oldu?
1. A. — Sarsıldık birdenbire.
1. K. 2. K. 2. A. — Neden sarsıldık?
1. A. — Belki bir şeye çarptık.
1. K. 2. K. 2. A. — Neye?
1. A. — Neye çarptığımızı bilmiyorum.
1. K. — Bir kaya olamaz mı?
2. K. — Ses duymadık ki.
1. A. 2. A. 1. K. — Doğru, ses duymadık. (Otururlar)
1. A. — Heeey!
1. K. 2. K. 2. A. — Kime bağırıyorsun?
1. A. — Hiç kimseye. İçimden bağırmak geldi.
1. K. 2. K. 2. A. — Heeey!
2. A. — Heeey!
1. K. — Heeey!
1. K. 2. K. 1. A. 2. A. —Heeey!
2. K. — Kimse cevap vermiyor.
1. A. 2. A. 1. K. — Kimse cevap vermiyor. Kimsecikler yok etrafta.
(Bir sarsıntı daha olur.  Efekt. (1) Birbirlerine sarılırlar)
1. K. 2. K. — Ne oluyor? Neye sarsıldık?
1. A. — Sakin olun bayanlar. Korkacak bir şey yok.
2. A. — Bakın sarsıntı geçti.
1. K. 2. K. — Evet geçti.
1. K. — Anlamıyorum, ikide bir neye sarsılıyor sandal? Bir sebebi olmalı bunun.
1. A. 2. A. 2. K. — Evet, bir sebebi olmalı. Ama ne?
2. A. — Bırakalım bu konuşmayı. Canım sıkılmıya başladı benim. Boş durmıyalım bir şeyler yapalım.
1. K. — Peki ne yapalım?
1. A. 2. K. — Ne yapalım?
2. A. — (Düşünür) Şarkı söyleyebiliriz pekâla.
1. K. 2. K. 2. A. — Evet, evet bir şarkı. Şarkı söyleyebiliriz.
2. A. — Ne duruyoruz öyleyse? Hadi başlayalım.
1. K. 2. K. 2. A. — Başlayalım.
2. K. — Hangi şarkıyı söyliyelim?
1. A. 2. A. 1. K. — Hangi şarkıyı? Hangi şarkıyı?
2. A. — Bir şarkı hatırlayan yok mu içinizde?
1. K. — Ben hatırlayamıyorum.
2. K. — Ben de.
1. K. 2. K. 1. A. 2. A. — Hiç şarkı hatırlamıyoruz, ne kötü.
2. A. — Evet çok kötü.
1. A. — Ne bir ses var ne de ışık.
2. A. — Koku da yok.
1. K. — Bunlar önemli değil. En kötüsü hatırlayamamak.
1. A. 2. A. 2. K. — Doğru.
“Şiirin İlk Atlası” Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından basıldı.

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal