Irkçılık tartışmalarının gölgesinde Bafta

Irkçılık tartışmalarının gölgesinde Bafta

“İngiliz Oscar’ları” diye anılan Bafta ödülleri, dün sahiplerini buldu. Tıpkı Oscar ödülleri gibi, Bafta’da da “Diriliş” filmi beş ödülle öne çıktı ve endüstrinin beyaz olmayan emekçilerine yönelik ayrımcılık sık sık dile getirildi. Törenin gerçekleştiği salonun kapısında #BaftaBlackOut (Bafta’nın Siyah Körlüğü) isimli küçük eylemci grubu toplandı. Eylemcilerin pankartında şöyle yazıyordu: “Televizyon ve endüstrisi erkek, beyaz ve yaşlı. Çeşitlilikten, bize fırsat vermekten ve dahil etmekten korkuyorlar.”

Leonardo DiCaprio’nun “Diriliş”teki duygusal ve fiziksel olarak meşakkatli performansı, sonunda en iyi erkek oyuncu dalında Bafta ödülü kazanmasını sağladı. DiCaprio daha önce “Göklerin Hakimi”, “Köstebek” ve “Para Avcısı” filmlerindeki rolleriyle üç kez aday gösterilmiş ancak kaybetmişti. DiCaprio ödülünü kabul ederken, Tom Courtenay, Gary Oldman, Peter O’Toole ve Daniel Day Lewis gibi İngiliz aktörlerden ilham aldığını söyledi. DiCaprio pek çok kişiye teşekkür etti ancak en büyük teşekkürünü, zor bir mahallede büyüyüp bir süper stara dönüşürken yanında olan kişiye, annesine sakladı.

“Diriliş” en iyi film ve yönetmen de dahil beş dalda ödül kazandı. Iñárritu’nun sadece doğal ışıkta çekmekte ısrar ettiği filmin çalışanları bu süreci sıklıkla “gerçek bir cehennem” olarak tanımlıyor. DiCaprio’nun kendisi de bazı sahneleri, özellikle bir ayı tarafından hırpalandığı sahneyi şimdiye kadar yaptığı en zor çekim olarak anıyor. Bir at cesedinin içinde çıplak uyuduğu, çiğ bizon ciğeri yediği ve dondurucu Kanada ırmaklarına girip çıktığı sahneler de cabası.

“Diriliş”in ardından ödüller, zanaat kategorilerinde “Çılgın Max: Öfkeli Yollar”a, diğer dallarda ise “Gizli Dünya”, “Steve Jobs”, “Casuslar Köprüsü” ve “Brooklyn”e verildi. Bununla birlikte, çok beğenilen ve ödül alacağına kesin gözüyle bakılan “Carol”, tek bir ödül bile alamadı.

Sacha Baron Cohen, Brie Larson’un ödülünü “en iyi beyaz kadın oyuncu” diyerek anons etti. “Gizli Dünya” filminde oynayan Larson yine kendisi gibi beyaz olan rakipleri Alicia Vikander, Cate Blanchett, Maggie Smith ve Saoirse Ronan’ın arasından seçildi.

Kate Winslet, “Aşk ve Yaşam” ve “Okuyucu”dan sonra, “Steve Jobs”taki Apple pazarlama müdürü rolüyle üçüncü Bafta’sını kazandı. Winslet, ödülünü sürekli eleştirilen kadınlara adadı ve öğrencilik yıllarında aldığı bir tavsiyeyi anlattı:

“Daha gençken, 14 yaşındayken drama öğretmenim şayet şişko kız rolleriyle yetinmeyi bilirsem çok daha mutlu olabileceğimi söyledi.

“Böyle anlarda bir öğretmeni, arkadaşı hatta bir aile üyesi tarafından küçümsenen tüm genç kadınlara, sakın bunları dinlemeyin demek istiyorum; çünkü benim yaptığım buydu. İşime devam ettim ve korkularımı ve güvensizliklerimi aştım.”

Bu sırada Spielberg’in yeni filmi “Casuslar Köprüsü”ndeki rolüyle Mark Rylance, Idris Elba, Benicio del Toro, Christian Bale ve Mark Ruffalo’nun yer aldığı güçlü bir listeyi geçerek en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü kazandı.

“Spotlight” yönetmeni ve senaristi Tom McCarthy ise, en iyi senaryo dalında aldıkları tek ödülü, Katolik kilisesindeki pedofil rahiplerle ilgili haberi yapan Boston Globe muhabirlerine ve taciz mağdurlarına adadı. En iyi uyarlama senaryo ödülünü ise, “Büyük Açık” filmi aldı.

Bu sene alışılmışın aksine hiçbir İngiliz filmi öne çıkmadı ancak öne çıkan İngiliz filmi ödülü, “Brooklyn”e gitti.

“Çılgın Max” neredeyse tüm zanaat kategorilerini topladı; saç ve makyaj, kurgu, kostüm tasarımı ve prodüksiyon dalında dört Bafta kazandı.

En iyi belgesel ödülünü, Amy Winehouse’un yaşamı ve ölümünü anlatan “Amy” kazandı. Ödülü kabul eden yönetmen Asif Kapadia, filmi çekmenin çok zor olduğundan bahsetti.

“Sonuçta tüm bunlar Amy hakkındaydı, hepimiz ona aşıktık. Amacımız gerçeği anlatmak, herşey kontrolden çıkmadan önce onun ne kadar hazırcevap, zeki ve güzel olduğunu göstermekti.”

87 yaşındaki Ennio Morricone, Tarantino’nun “The Hateful Eight” filmine yaptığı müziklerle altıncı Bafta ödülünü kazandı. En son 1991 yılında “Cennet Sineması” ile aynı ödüle layık görülmüştü.

Özel efekt dalında ödüllendirilen “Yıldız Savaşları”nın oyuncularından siyahi John Boyega, halk oylamasıyla verilen tek ödül olan “yükselen yıldız” ödülünü kazandı. Genç oyuncu ödülünü alırken ırkçılık tartışmalarına da değindi.

“Bu tartışmanın getireceklerini önemli buluyorum. Konuşmaya, çalışmaya devam etmeliyiz ve inanıyorum ki sonunda muhakkak değişim gelecek çünkü ben bunun için uğraşıyorum ve kimse beni durduramaz.”

Ayrımcılığa dair daha ciddiyetsiz bir konuşma da, en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü sunan Rebel Wilson’dan geldi. Wilson, ilerleyen yıllarda ödül kazanabilme umuduyla “transseksüel suratı egzersizleri” yaptığını söyledi. Wilson aynı zamanda Bafta jürisinin daha karma olması gerektiğine de değindi ve Idris Elba’nın ödül alacağını umduğunu söyledi. “Sevgililer Günü’nde çikolata istemeye meyilliyimdir.”

Bafta ödüllerinin kazananları

En İyi Yönetmen: Alejandro G. Inarritu- Diriliş
En İyi Erkek Oyuncu: Leonardo DiCaprio- Diriliş
En İyi Kadın Oyuncu: Brie Larson- Gizli Dünya
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Mark Rylance- Casuslar Köprüsü
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Kate Winslet- Steve Jobs
En Orijinal Senaryo: Spotlight
En İyi Sinematografi: Diriliş
En İyi Belgesel: Amy
En İyi İngiliz Filmi: Brooklyn
En İyi Uyarlama Senaryo: Büyük Açık
En İyi Animasyon Filmi: Ters Yüz
En İyi Yabancı Film: Wild Tales
En İyi Prodüksiyon Tasarımı: Çılgın Max: Öfkeli Yollar
En İyi Görsel Efekt: Yıldız Savaşları: Güç Uyanıyor
En İyi Makyaj ve Saç: Çılgın Max: Öfkeli Yollar
En İyi Kostüm Tasarımı: Çılgın Max: Öfkeli Yollar
En İyi Ses: Diriliş
En İyi Müzik: The Hateful Eight

Kaynak: The Guardian

Hazırlayan: Haziran Düzkan

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal