‘İktidarın baskısı gazetecileri birleştirdi’

‘İktidarın baskısı gazetecileri birleştirdi’

“İfadeye Özgürlük” paneli, P24 başkanı Hasan Cemal, Zaman gazetesi genel yayın yönetmeni Abdülhamit Bilici, Cumhuriyet gazetesi genel yayın yönetmeni Can Dündar, Özgür Gündem Eş Genel Yayın Yönetmeni Eren Keskin ve Nokta dergisi yazarı Perihan Mağden’in katılımıyla, T24 genel yayın yönetmeni Doğan Akın’ın moderatörlüğünde gerçekleşti. Bağımsız Gazetecilik Platformu (P24) ve Londra merkezli insan hakları örgütü Article19 tarafından düzenlenen panel, The Guardian Foundation’ın desteğiyle Pera Palace Oteli’nde bugün yapıldı.

Medya patronları-devlet ilişkisi

Panelin ilk bölümünde mevcut duruma dair tespitlerini paylaşan katılımcılar, hükümetin medya üzerindeki baskısını artırmasıyla birlikte, farklı ideolojik altyapılara sahip kurumlardan gazetecilerin bir araya geldiğini ve bu dayanışmanın büyütülmesi gerektiğini ifade ettiler. 

Panelin ikinci kısmında ise “ne yapmalı” sorusu öne çıktı. Bu bağlamda, RTÜK, TRT gibi kurumların özerk ve kamusal hale getirilmesi için çalışma yürütülmesi, medyanın sahip olduğu maddi kaynakları basın özgürlüğü için çalışan kurumlarla paylaşması öne çıkan önerilerden oldu. Medya patronlarının devletle iş ortaklığı, basın-yayın okullarına daha fazla emek verilmesi ve geçmişe dair bir muhasebenin yapılması tartışılan diğer konulardandı. 

Geçmişin hesabını verebilmek

Zaman gazetesi genel yayın yönetmeni Abdülhamit Bilici, hukukçuların inisiyatif kullanarak acil durumlarda gazetecilerle ayrımcılık yapmadan dayanışması gerektiğini ifade etti. Can Dündar seçime giren hiçbir partinin medya ile ilgili bir programa sahip olmadığını zira hepsinin var olan sistemden faydalanarak kendi havuzlarını oluşturma arzusunda olduğunu belirtti. Hasan Cemal, daha önce darbe dönemlerinde de medya mensuplarının ne devlete ne de patronlara karşı tavır almadığını, bir karşı duruş geleneğinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Eren Keskin bir avukat olarak mücadele ederken, bağımsız medyanın varlığının kendilerine güç verdiğini hatırlattı. Perihan Mağden, hesap verilebilirliğin önemini belirtti ve iktidar değiştiğinde bugün iktidara yakın duran gazetecilerin akıbetinin ne olacağını merak ettiğini, bugün baskı gören kurumların bu kişilerle mesafe koyması gerektiğini belirtti. 

‘İlk taşı günahsız olan atsın’

Soru-cevap kısmında, bir dinleyicinin Abdülhamit Bilici’ye Zaman gazetesinin daha önce iktidarı destekleyen bir yayın olduğunu hatırlatması ve özellikle Ergenekon ve Balyoz davaları esnasında gözaltına alınan gazetecilerle dayanışmamaları hakkında bir özeleştiri yapıp yapmadıklarını sorması üzerine Bilici, çok sık karşılaştıklarını ifade ettiği soruyu gülerek karşıladı ve “İlk taşı hiç günah işlememiş olanınız atsın” diyerek cevapladı. Pek çok yayının daha önce bu duruma düştüğünü hatırlatan Bilici, bugün demokratlardan gelen tüm eleştirilere açık olduklarını söyledi.

Gazeteciler sendikasız

Öne çıkan bir başka soru ise TGS Genel Sekreteri Mustafa Kuleli’den geldi. Yüzde 6 oranıyla, gazetecilerin sendikaya katılımının hem geçmiş dönemlere, hem de diğer sektörlere göre çok az olduğunu belirten Kuleli, sendikaların yurtdışında ifade özgürlüğü alanında çok daha etkili olduğunu söyledi. Hasan Cemal, gazetecilik hayatı boyunca sendikalarla çalıştığını ancak yönetici olduğu dönemde sendikaların katı tutumu nedeniyle çok sorun yaşadığını anlatarak, sendikaları daha esnek olmaya ve kendilerini zamana uydurmaya çağırdı. 

Katılımcılar, 7 Haziran’da hükümete verilen mesajın 1 Kasım’da daha güçlü bir biçimde tekrar edilmesi gerektiğini ifade etti ve herkesi oy vermeye ve oyuna sahip çıkmaya davet etti. 

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal