Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin görülen davada karar açıklandı: Dört kişiye müebbet, 26 kişiye hapis cezası

Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin görülen davada karar açıklandı: Dört kişiye müebbet, 26 kişiye hapis cezası

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in 19 Ocak 2007 tarihinde öldürülmesine ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı davada hüküm açıklandı.

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in 19 Ocak 2007’de öldürülmesine ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı davanın 131. duruşması bugün (26 Mart 2021) tamamlandı.

Medyascope‘tan Beyaz Kural’ın haberine göre, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşma öncesi Hrant’ın Arkadaşları, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi önünde açıklama yaptı. Hrant’ın Arkadaşları adına konuşan Bülent Aydın, “Hâlâ Hrant Dink cinayetinin üzerindeki karanlık perde kaldırılmadı” dedi.

Tutuklu sanıkların da aralarında olduğu bir kısım sanıkların Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandığı duruşmaya tutuksuz sanıklardan 14’ü katıldı. Duruşmayı Hrant’ın Arkadaşları, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yetvart Danzikyan, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu‘nun da aralarında olduğu kişiler takip etti.

Duruşmada sanıklar son sözlerini söyledi. Mahkeme yarım saatlik aranın ardından hükmü açıkladı. Buna göre:

Fettullah Gülen, Zekeriya Öz, Adem Yavuz Arslan’ın da aralarında olduğu bazı sanıkların ifadeleri alınamadığı için haklarındaki kamu davasının ayrılmasına karar verildi.

Şeref Ateş hayatını kaybettiği için suçlamaların düşürülmesine karar verildi.

4 kişiye müebbet, 26 kişiye hapis cezası

Mahkeme heyeti, şu isimlere beraat kararı verdi: Adem Sarıgöl, Adnan Acar, Atilla Güçlüoğlu, Muhammer Ay, Metehan Kadir Yıldırım, Niyazi Malkoç, Cevat Eser, Rahmi Özer, Resul Kütükoğlu, Tevfik Cantürk, Ünsal Gürel, Ecevit Emir, Emre Cingöz, Hacı ŞEfik Şimşek, Eyüp Temel, Ahmet Çetiner, Birol Ustaoğlu, Miktat Özbek, Mustafa Küçük, Ergün Yorulmaz, Musa Yıldırım, Hacı Ömer Ünalır , Ali Barış Sevindik,  Murat Bayrak,  Yusuf  Bozca,  Yüksel  Avan,  Hamza  Celepoğlu, Ahmet İlhan Güner.

26 kişiye hapis cezası

1- Ercan Gün‘e “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamasından 10 yıl hapis cezası,

2- Abdullah Dinç‘e “silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası,

3- Hasan Durmuşoğlu’na “ihmal suretiyle adam öldürme” suçundan 12 yıl 6 ay, resmi belgeyi yok etmeden ise 3 yıl 9 ay hapis cezası,

4- Ahmet Faruk Aydoğdu’ya “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası,

5- Bekir Yokuş‘a “kasten öldürme suçuna yardım etme” suçlamasıyla 10 yıl hapis cezası,

6- Önder Araz‘a “resmi belgeyi yok etme” suçlamasından 3 yıl 9 ay hapis cezası,

7- Şükrü Yıldız, “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası,

8- Metin Balta‘ya “silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezası,

9- Mehmet Uçar’a zamanaşımından düşme, beraat, resmi belgeyi yok etme suçundan ise 3 yıl 9 ay hapis cezası,

10- Mehmet Ali Özkılınç‘a “örgüt üyeliği suçlamasından” 7 yıl 6 ay hapis cezası, “suçluyu kayırma” suçundan 1 yıl 18 ay hapis cezası,

11- Yakup Kurtaran‘a “silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası,

12- Yavuz Karakaya‘ya TCK 309-1 anayasal düzeni ihlal suçundan müebbet hapis cezası, kasten öldürmeye yardım suçundan da 12 yıl 6 ay hapis cezası,

13- Osman Gülbel‘e kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçundan 16 yıl 8 ay hapis cezası,

14- Mehmet Ayhan‘a “kasten öldürmenin ihmali davranışla gerçekleşmesi” sebebiyle 12 yıl 6 ay, silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasından beraat, resmi belge yok etme suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası,

15- Onur Karakaya‘ya “ihmali davranışla adam öldürme” suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezası, resmi belgeyi yok etmeden 3 yıl 9 ay hapis cezası,

16- Faruk Sarı‘ya “tasarlayarak kasten öldürme suçunun ihmali davranıştan olması” suçundan 12 yıl 6 ay, “resmi belgeyi yok etme”den ise 3 yıl 9 ay hapis cezası,

17- Muharrem Demirkale‘ye “kasten öldürmek” suçundan müebbet hapsine, “anayasal düzeni ihlal” suçundan da müebbet hapis cezası,

18- Okan Şimşek‘e “kasten öldürmek suçundan” 25 yıl hapis cezası, “resmi belgede sahtecilik” suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası, “anayasal düzeni bozma” suçundan beraat,

19- Veysel Şahin‘e “adam öldürmek” suçundan 25 yıl, “resmi belgede sahtecilik” suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası, “anayasal düzeni bozma ve örgüt üyeliği” suçundan beraat,

20- Gazi Günay‘a “adam öldürmek” suçundan 25 yıl hapis, “resmi belgede sahtecilik” suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası, “anayasal düzeni bozma ve örgüt üyeliği” suçundan beraat,

21- Özkan Mumcu‘ya, “silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan 7 yıl 6 ay diğer suçlamalara beraat,

22- Ali Fuat Yılmazer’e “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, “resmi belgeyi yok etmeden” 4 yıl 6 ay hapis cezası,

23- Ramazan Akyürek’e “tasarlayarak adam öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “resmi belgeyi yok etme” suçundan 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası, “resmi belgede sahtecilik” suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası,

24- Metin Yıldız‘a “resmi belgede sahtecilik” suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası,

25- Ali Öz “kasten öldürme” suçundan 25 yıl hapis cezası, “resmi belgede sahtecilik”ten 3 yıl 4 ay hapis cezası,

26- Volkan Şahin’e 12 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

Diğer kararlar

Celalettin Cerrah hakkındaki suçlamanın zamanaşımı sebebiyle düşmesine kararı verildi.

Sabri Uzun hakkındaki suçlamanın zamanaşımı nedeniyle düşme,

Hüseyin Yılmaz hakkındaki üç suçtan beraat, görevi ihmal ve kötüye kullanmaya zamanaşımından düşme,

Ali Poyraz hakkındaki görevi ihmal ve kötüye kullanma suçlamasının zamanaşımından düşmesine,

Hamdi Egbatan hakkındaki davanın reddi,

Reşat Altay hakkındaki kamu görevlisinin görevini kötüye kullanması ve görevi ihmal suçundan zamanaşımı, ihmalle adam öldürme suçundan beraat,

Tamer Bülent Demirer’e beraat, red ve düşme kararı

Engin Dinç’e ihmali davranışla adam öldürme suçundan beraat kamu görevlisinin görevi ihmal ve kötüye kullanmadan zamanaşımı nedeniyle düşme,

Ercan Demir’e kamu görevlisinin görevi ihmal ve kötüye kullanmadan düşme, diğer suçlamalara beraat

Muhittin Zenit’e kasten öldürme terör örgütü üyeliği suçundan beraat, kamu görevlisinin görevi ihmal ve görevi kötüye kullanma suçundan düşme kararı verildi.

Tutuklama ile ilgili kısımlar

Ali Fuat Yılmazer’in tasarlayarak öldürme tutukluluğunun devamına,

Ercan Gün’ün tutukluluk halinin hükmen devamına,

Muharrem Demirkale hakkında hükümle birlikte tutuklama kararı,

Okan Şimşek ve Veysel Şahin’in tutukluluk halinin devamı,

Ramazan Akyürek hakkında tasarlayarak kasten öldürme suçundan hükümle birlikte tutuklama kararı,

Gazi Günay’a hükmen tutuklama,

Yavuz Karakaya’ya hükmen tutuklama,

Osman Gülber’e tutuklama,

Hasan Durmuşoğlu’na tutuklama,

Özkan Mumcu’ya tutuklama,

Faruk Sarı’ya tutuklama kararı verildi.

Adli kontrol

Ali Öz’ün hükmü kesinleşene dek ev hapsi şeklinde adli kontrol devam etmesine karar verildi.

Sanıklar son sözlerini söyledi

Mahkeme başkanı sanıklarına son sözlerini sordu. Önce SEGBİS ile bağlanan sanıklar söz aldı.

Eski İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, “Benim açımdan bu mahkemede bu yargılamada son söz söylenecek noktaya gelinmemiştir. Mahkemenizin bağımsız, tarafsız ve adil olduğuna inanmıyorum. Ne zamanki bağımsız, tarafsız mahkeme tarafından yargılama gerçekleştirilir. O zaman son sözümü söylemiş olurum” dedi.

Gazeteci Ercan Gün “Hrant Dink’in aziz hatırasına, son sözlerimi gerçeğin peşinde giden iki isme ithaf ediyorum. Hrant Dink ve Galileo. Hrant, Sabiha Gökçen haberini girmese belki aramızda olacaktı. Bir haber sekiz günlük bir yazı dizisinden bağlamdan koparılan bir cümle ile hedef tahtasına oturtuldu. Adliye koridorlarında linç edildi. Karanlık ellerin elindeki çocuğa tetik çekmek düştü. Eline bayrak verilerek kahramanlaştırmaya çalışıldı. Bu görüntüleri haberleştirerek cinayetin perde arkasını aralamaya çalıştım. Bu haberi yapmasaydım davada karşınızda olmazdım. Gerçeğin peşinde koşmanın bedelini meslektaşım Hrant Dink maalesef hayatıyla ödedi, ben beş yıllık özgürlüğümle ödüyorum. Gazetecilik suç değil” diye konuştu.

Tutuklu sanıklardan eski Trabzon Emniyet Müdürü ve eski İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek “2015 Şubat’ta Ankara’da oturduğum lojmandan gözaltına alındım ve tutuklandım. 38 yıl süren meslek hayatım fiilen sona erdi. Daha çok terörle mücadele birimlerinde görev yaptığım için terör örgütlerinin hedefi oldum. 2011’de lojmanımın yanına bırakılan bomba yüklü aracın patlaması sonucu çok fazla ölü ve yaralı vardı, yaralılardan biri çocuğumdu. Terörün ne demek olduğunu biliyor ve kınıyorum. Hrant Dink’in ölümünden kasten veya ihmali nedeniyle görevini yapmayan kamu görevlileri anlaşılmıştır. Bu dava öncesinde de bilinen kamu görevlilerinin bir kısmı yargılama dışı bırakılmış, bir kısmı hâlâ görev başındadır. Benim görevli olduğum makamlar, elde edilen bilgileri ilgili yerele gönderdiğim evraklar dosyada. Masumiyetimin açık olmasına rağmen tutuklu yargılanmış olmam çok büyük haksızlıktı. Suçlamaların hukuka aykırı olduğu ortada. Heyetinizin vereceği kararla bu haksızlığa son verilmesini bekliyorum” ifadelerini kullandı.

Tutuklu sanıklardan eski astsubay Okan Şimşek, “Mütalaada lehimize olan deliller göz önünde bulundurulmadı. FETÖ- PDY terör örgütü ile bağım yoktur. Anayasal düzeni bozma ile ilgili hiçbir teşebbüsüm yoktur. Emekli olmuş, tabancası bu dava nedeniyle emanete alınmış birisiyim. Anayasal düzeni bozma ile ilgili faaliyetim yoktur. Suçlanmamın hukuki karşılığı yoktur. Sadece kendi irademle ortaya koyduğum gerçeğe aykırı belge düzenleme ile ilgili suçsuz olduğumu söylüyorum. Beraatımı talep ediyorum” dedi.

Dönemin İstanbul Jandarma İstihbarat TİM Komutanı Yüzbaşı Muharrem Demirkale “Çürümüş yargı ile hukuk sistemi ile bu duruşma yapıldı. Masumum. Mahkeme bizim için bitmemiştir” dedi.

Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı eski görevlisi Hamza Celepoğlu ise beraatini talep etti: “Hakkımdaki kumpas davasını beraatle sonlandırmanız talebimdir. Adaletin hassas terazisinin ayarını bozmamanızdır. Kumpas davası ile ceza verilse de canımdan çok sevdiğim mesleğim elimden alınsa da ‘Dönersem kahpeyim canımdan çok sevdiğim TSK’dan bu millete hizmetten’. Adalet ve beraat talep ediyorum.”

Dönemin Trabzon Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlisi Mehmet Uçar, “Hrant Dink’in öldürüleceği bilgiye sahip olmadım. Suçlamalardan beraatimi talep ediyorum” dedi.

Dönemin İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube görevlisi Ali Poyraz da beraatini talep etti: “Ek savunma yapmadım. 8 Ocak 2021’deki duruşma tutanağındaki beyanın düzeltilmesini talep ediyorum. Görevini ihmal suçu bakımından zaman aşımı süresi dolduğundan mahkumiyet hükmü kurulamayacağını ifade ediyorum. Beraatıma karar verilmesini talep ediyorum.”

Dönemin İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube görevlisi Osman Gülbel, dönemin İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube görevlisi Tamer Bülent Demirel, dönemin Samsun Emniyet Müdürlüğü görevlisi Ahmet Çetiner ve dönemin İstanbul Jandarma Komutanlığı İstihbarat görevlisi Yavuz Karakaya, dönemin İstanbul Jandarma Komutanlığı İstihbarat görevlisi  Bekir Yokuş ve dönemin Trabzon Jandarma İstihbarat görevlisi Hüseyin Yılmaz beraatlerini talep etti.

Dönemin Samsun Emniyet Müdürlüğü görevlisi  Yakup Kurtaran, “Suçlamaları kabul etmiyor, beraatımı talep ediyorum. Bu mümkün değilse sağlık nedenleriyle tahliye kararını hatırlatmak istiyorum. Ölürken evimde ölmek istiyorum” dedi.

Dönemin Trabzon Jandarma İstihbarat görevlisi Volkan Şahin savunmasını tekrar ettiğini söyledi: “Astsubay okulundan mezun olup merkez karakolunda çalıştım. İstihbarat şube ile bağlantım yoktur. Hrant Dink cinayeti ile ilgili alakam yoktur. FETÖ terör örgütü ile de bağlantım yoktur. Halen jandarma personeliyim. Beraatımı talep ediyorum.”

Dönemin Trabzon Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlisi Muhittin Zenit, “Hrant Dink ile ilgili ‘Ne pahasına olursa olsun bu eylemi yapacak’ diyen memurum. Yasin Hayal’i yakalayan diğer sanıkların yerini tespitinde rol almış birisiyim. Bu dosyada neden sanık olduğumu anlayamadım. Bu dosyada mağdurum. Beraatımı talep ediyorum” dedi.

Dönemin Trabzon Jandarma İstihbarat Görevlisi Veysel Şahin, “O dönemde uzman çavuş olarak görev yapıyordum. Elde ettiğimiz bilgiler gizlenmemiş bildirilmesi gereken tüm amirlere bildirilmiştir. Elimden gelen her şeyi yaptım. Bilgiyi bildirdikten sonra yapacağım başka husus yoktur. İddiaları kabul etmiyor beraatımı talep ediyorum” dedi.

Metin Balta, Murat Bayrak, Birol Ustaoğlu da beraatını talep etti.

Celalettin Cerrah: “47 yıl devlete hizmet ettim”

Duruşma salonundaki sanıklar son sözlerini söyledi.

Dönemin Mülkiye Başmüfettişi Mehmet Ali Özkılınç, dönemin İstanbul Jandarma Komutanlığı İstihbarat görevlisi Adnan Acar, Hacı Ömer Ünalın, dönemin Samsun Jandarma Komutanlığı görevlisi Atilla Güçlüoğlu ve dönemin İstanbul Jandarma Komutanlığı İstihbarat görevlisi Abdullah Dinç beraatlerini istedi.

Dönemin Trabzon Alay Komutanı Ali Öz, “Belgeye dayanmayan bir cümle yüzünden ceza çekiyorum. İşlemediğim bir suç. 2009’da emekli oldum. Beraatımı talep ediyorum” dedi.

Eski Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay “Yargılama boyunca tüm bildiklerimi ifade ettim. Adaletin tecelli edeceğine inancımla suçsuz olduğumu söylüyorum” diye konuştu.

Eski İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, “Mahkeme açıldığı zaman valiydim. Valiliğim göz önüne alınmadan burada yargılandım. Bunun göz önünde bulundurulmasını istiyorum. Zamanaşımı da söz konusu. Ben görevimi layıkıyla yaptım. 47 yıl bu devlete hizmet ettim. Görevi ihmalle bugüne dek yargılanmadım. Beraatimi talep ediyorum” dedi.

Gazi Günay,  Adem Sarıgöl, Metin Yıldız, Hacı Şefik Şimşek, Şükrü Yıldız, Ahmet İlhan Güner de beraatlerini istedi.

SEGBİS’ten bağlanan dönemin Trabzon Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlisi Özkan Mumcu ise “Cinayet esnasında askerdeydim. Herhangi bir yetki ve sorumluluğum yok suçum yok. Üç yıl tutuklu kaldım beraatimi talep ediyorum” dedi.

14 yıldır süren adalet mücadelesi

Hrant Dink’in 19 Ocak 2007’te İstanbul Halaskârgazi Caddesi’ndeki Agos binası önünde öldürülmesine ilişkin ilk dava, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açıldı.

2 Temmuz 2007’de ilk duruşması yapılan, 20 sivilin sanık olduğu davada Ogün Samast’ın dosyası 18 yaşından küçük olduğu gerekçesiyle ayrıldı.

19 kişi hakkındaki karar 17 Ocak 2012’de verildi. Altı kişi hakkında hapis cezaları verilirken, cinayetin örgüt kapsamında işlenmediği tespitinde bulunularak diğer sanıklar beraat ve tahliye edildi.

İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Ogün Samast hakkında 22 yıl 10 ay hapis cezası verildi, Yargıtay cezayı 21 Nisan 2012’de onayladı. Mayıs 2012’de Yargıtay’ın 19 sanıklı dosyadaki kararı bozması üzerine yargılama 17 Eylül 2013’te tekrar başladı.

Yeniden başlayan yargılama sürerken, kamu görevlilerine ilişkin de soruşturmalar ve iddianameler hazırlandı. Sonuçta kamu görevlileri ile ilgili davalar sivillerin yargılandığı dava ile birleştirilerek yargılamaya devam edildi. Bu yargılama sürerken ilk yargılamadan dokuz kişinin dosyası zamanaşımına girme ihtimali nedeniyle ayrıldı. 17 Temmuz 2019’da karara bağlanan bu ayrılan dosyada ise Yasin Hayal, Erhan Tuncel, Ogün Samast’ın da aralarında olduğu yedi kişi hakkında hapis cezaları verilirken iki kişi beraat ettirildi.

Kamu görevlilerinin yargılandığı davada savcı Muhammed İkbal Anar, 14 Aralık 2020’de mütalaasını açıkladı. Savcı Anar, aralarında Fethullah Gülen’in de olduğu haklarında yakalama kararı olan 13 sanık hakkındaki dosyanın ayrılmasını, bir sanığın hayatını kaybettiği için davanın düşürülmesini, 11 kişinin beraatını talep ederken 53 isim hakkında ise hapis cezaları istedi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal