‘Görsel sanatçılar salgında kaderlerine terk edildi’

‘Görsel sanatçılar salgında kaderlerine terk edildi’

Antalya’da yaşayan ressam Burhan Kum, salgın döneminde görsel sanatçıların karşı karşıya kaldığı sorunları aktaran bir metin kaleme aldı. “Bu durumda tamamen savunmasız kalan görsel sanatçı dostlarımla diyalog sonucunda ortak sorunlarımızı dile getirmeyi uygun gördük” denilen metinde sanatçıların kurum ve koleksiyonculardan talepleri sıralandı.

Görsel sanatçıların salgın döneminde kaderlerine terk edildiğinin vurgulandığı metnin tamamı şöyle:

“Ben, Burhan Kum. Otuz yıldır görsel sanatlar alanında üretim yapan ve bu üretimimi düzenli olarak sergi ve kitaplar aracılığıyla insanlarla paylaşan bir sanatçıyım. Meslektaşlarımla birlikte son otuz yıl zarfında Türkiye’de yaşanan birçok ekonomik ve toplumsal krizle mücadele ettik ancak bugün birçoğumuzun yaşamında daha önce hiç karşılaşmadığı boyutta bir krizle karşı karşıyayız. Halkın tamamının geçim şartlarını derinden etkileyen, vahim ekonomik sıkıntılara yol açan böyle bir küresel krizde en sert darbelerden birini de kuşkusuz ülkedeki sanat sektörü yiyor. Özellikle merkezi iktidarın gündeminde hiçbir biçimde yer almayan (ya da en fazla olağan şüpheli olarak görülen) görsel sanatçıların bu aşamada devletten destek alma şanslarının olamayacağı da aşikâr.

Dolayısıyla bu durumda tamamen savunmasız kalan görsel sanatçı dostlarımla diyalog sonucunda ortak sorunlarımızı dile getirmeyi uygun gördük. Birçok sanatçının görüşüne başvurarak kaleme aldığım bu metin aracılığıyla kamuoyunun dikkatini krizin görsel sanatçıların yaşam koşulları üzerindeki etkilerine çekmek istiyoruz. (Belki de, bu vesileyle üzerine düşünülmesi gereken asıl konu, neden böylesi koşullarda sanatçıların haklarını koruyacak sendikal bir örgütün olmadığıdır. Gerçek yapısal çözümlerin ancak örgütlü yapılar aracılığıyla üretilebileceğinin farkındayız.)

Zaten, kısıtlı kurumsal destek alabilen ve uzun süreden beri koleksiyoncuların ‘serbest zamanlı, güvencesiz iş gücü’ olan bizler böyle dönemlerde külliyen kendi kaderimize terk ediliyoruz. Eminiz ki kriz atlatılıp tekrar sergiler açmaya başladığımızda koleksiyoncular ‘yüksek düzeyde’ işler beklentisi içinde sergilerimizi ziyaret edeceklerdir.

Hâlbuki bu kriz öyle kısa sürede biteceğe benzemiyor. Salgın kontrol altına alınsa bile ardından yaşanacak ekonomik krizin sonucunda sanatçının sanatıyla yaşayabilmesi için en azından iki-üç yıl geçmesi gerekecektir. Bir sanatçı bu süreyi nasıl atlatır, ev ve atölye kirasını nasıl öder, kitabını/malzemesini neyle alır, en önemlisi nasıl hayatta kalır ve ailesini nasıl doyurur? Can derdine düşmüş bir sanatçıdan ‘yüksek düzeyde’ işler beklemenin gerçekçiliği üzerine düşünülmelidir.

Bu şartlar altında sanat hamisi kurum ve koleksiyonculardan taleplerimizi şöyle sıralayabiliriz:

– Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin Kültür Sanat Fon’ları sanatçılar için destek sağlamanın yollarını bulmalıdır. Sanatçısız bir şehir çölden farksız olamayacağına göre belediyeler sınırları içinde faaliyet gösteren sanatçılara “kira ve malzeme yardımı” adı altında maddi destek vermelidir. Aynı yardım sanat galerileri için de söz konusu olmalıdır.

– Pera Müzesi, İstanbul Modern, SSM, İKSV, Aksanat, Arter, Borusan ve benzeri kurumlar askıya aldıkları faaliyetlerinin bütçeleriyle ve koleksiyoncuların katkılarıyla, bugüne dek sergiler açan her sanatçının belirli miktarda destek alacağı bir fon oluşturulabilir. (Koleksiyoncular bu kurumlardan bağımsız adımlar atmayı da düşünebilirler.) Her sanatçı aldığı desteği belirli sayıda iş ile ödeyebilir, ya da bu fona katkı sunan koleksiyoncu ve kuruma sanatçıların gelecek sergilerinden belirli sayıda iş seçme hakkı tanınabilir.

– Koç Holding 2021’deki Bienali erteleyip, bu etkinliğe ayırdığı ödenekle eser satın alma ya da ısmarlama yöntemiyle, birçok sanatçıya destek olabilir. Dünyaya toplu katılımlarla gerçekleştirilen bütün etkinliklerin (festivaller, fuarlar, spor etkinlikleri vs.) iptal edildiği bir zamanda Bienalin bir defaya mahsus iptal edilmesi çok büyük bir sorun oluşturmayacaktır. İKSV de önümüzdeki yıl içinde planladığı –davetli sanatçıların bile geleceği şüpheli olan– festivaller için aynı yöntemi izleyebilir. Türkiye’de yaşayan ve üreten sanatçılara doğrudan maddi destek de en az Bienal ve festivaller düzenlemek kadar ülkenin kültürel hayatına katkı sağlayacaktır.

– Galeriler Eylül ayına kadar kayda değer bir sergi açamayacağından, sanatçıların gelir elde edebileceği en yakın tarihli sanat etkinliği Eylül ayı sonundaki IC Sanat Fuarı’dır. Bu tarihe kadar (ayakta kalabilen!) galerilerin ise stant kirası için hiçbir maddi birikim oluşturamayacağı açıktır. 23 Eylül 2020’de açılacak olan IC Fuarı için Lütfi Kırdar Kongre Merkezi ve Fuarın işletmecisi galeriler için şartlara uygun, ödenebilir kira çözümleri ile gelmeli, herhangi bir galeri ile çalışmayan bağımsız sanatçılara da eserlerini sergileme olanağı sağlamalıdır.

Bu taleplerin şimdilik aklımıza gelen (geçici) çözümler olduğunun bilincindeyiz. Bu vesileyle sanata ve sanatçıya her türlü yapısal destek için önerilere açık olduğumuzu bildirir, tarihte yaşanan büyük darbelerin ve yıkımların ardından toplumların tekrar ayağa kalkmasında sanatın vazgeçilmezliğini hatırlatırız. Saygılarımızla.

Sanatçı inisiyatifi adına, Burhan Kum.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal