‘Gerçek edebiyat okurlarının empati gücü, popüler kurgu okurlarından fazla’

‘Gerçek edebiyat okurlarının empati gücü, popüler kurgu okurlarından fazla’

Yeni yapılan bir araştırma, edebi kurgu okumanın, popüler kurgu okumaya göre, diğer insanların duygularını anlama konusunda insanlara daha faydalı olduğunu gösterdi.

New York New School for Social Research’ten David Kidd ve Emanuele Castano, binden fazla katılımcıyı, bir listedeki yazarları tanıyıp tanımadıklarını sorarak kurguya dair ilgilerini ölçtükleri “yazar tanıma testine” tabi tuttu. Listede yazar olmayanlarla birlikte, Salman Rushdie ve Harper Lee gibi edebiyatçılar, “tür yazını” olarak tanımlanan ve belli bir türde (polisiye, komedi, fantezi, bilim kurgu vs.) popüler eserler üreten Danielle Steel ve Clive Cussler gibi yazarlara kadar geniş bir yelpazede isimler yer alıyordu. Bu testin ardından katılımcılara, fotoğrafını gördükleri bir insanın duygularını tanımladıkları “gözle zihin okuma testi” uygulandı.

Yakın bir zamanda yayımlanan çalışmayla akademisyenler, listedeki edebi kurgu yazarlarını tanıyan, okumuş katılımcıların başkalarının duygularını anlamada diğerlerinden daha yetenekli olduğunu ortaya koydu.

Bu araştırmada “tür yazını”, “belli bir konuya odaklanan ve diğerlerine oranla daha formülsel olay örgülerine bel bağlayan” çalışmalar olarak tanımlanırken, edebi kurgu “olay örgüsü, belli bir konu ya da temaya odaklanmak yerine daha ziyade estetik kaliteye ve karakter gelişimine dayanan” çalışmalar olarak tanımlandı.

Edebiyatın etkisine açıklık

“Farklı Hikâyeler: Edebi ve Tür Yazımına Aşinalık Seviyesinin Zihinle İlişkisi” (Different Stories: How Levels of Familiarity With Literaru and Genre Fiction Relate to Mentalising) başlıklı çalışmada, “Sonuçlar, yaş, toplumsal cinsiyet, eğitimsel kazanım, yüksek öğrenim durumu … ve özbildirimsel empati gibi değişken demografiler hesaba katıldığında dahi, tür yazımı yerine edebiyatın etkisine açık olmanın, bir zihin kuramı testindeki performansı olumlu etkilediğini gösteriyor,” ifadesi yer aldı:

“Edebi kurgudaki (belirgin olmak yerine) örtük olan sosyo-kavramsal karmaşa ya da karakter bütünü, okuyucunun diğer insanların zihinsel durumlarının çoklu yorumlarını görmesini ve anlamasını sağlıyor.”

Castano ve Kiss daha önce, katılımcılara okumaları için edebi ya da türsel romanlardan verdikleri ve ardından başkalarının duygularını nasıl anladıklarını ölçtükleri bir çalışma gerçekleştirmiş, edebi parçalar okuyanların daha yüksek sonuçlara ulaştıklarını bulmuştu. Bu son çalışmada ise, katılımcıları gündelik okuma alışkanlıklarına göre test ettiler.

Kurgudan kurguya fark var

Kidd, “2013 yılında yaptığımız deneylerde, nedensellik sorusuna odaklanmıştık; kurgu okumak, en azından o an okunanın içeriği zihin kuramını geliştirir mi? Geliştireceğine dair kanıtlar bulduk ancak bu etki sadece katılımcıları edebi kurgu okuttuğumuzda gözlemlenebildi. Popüler tür yazını okumaları istediğimizde ortaya çıkmadı” dedi.

Kidd, son bulgularının ise “tüm kurgu eserlerin aynı şekilde gelişen psikolojik süreçlere neden olmadığını” gösterdiğini söyledi.

Caston ise “Bizce, edebi kurgu, sosyal kategorilere meydan okumaya eğilimli; karakterler kategorilere dirençli… Popüler kurgu ise ne olup bittiğini hemen anlamamıza yardımcı olan karakter tipleri kullanıyor,” dedi.

Akademisyenler, bulgularının edebiyat öğrenimi ve çalışmalarını geliştireceğini umduklarını söyledi.

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal