Ermenistanlı ve Türkiyeli yayıncılar buluştu: ‘En uzak komşumuz’

Ermenistanlı ve Türkiyeli yayıncılar buluştu: ‘En uzak komşumuz’

Ermenistanlı ve Türkiyeli yayıncılar, Türkiye Yayıncılar Birliği ve Ermeni Antares Yayınları’nın birlikte gerçekleştirdiği bir proje kapsamında Türkiye’de buluştu. İlk kez 2014 yılında başlatılan proje, iki ülkenin yayıncılarını bir araya getirerek iki ülkenin halkları arasında bir köprü oluşturmayı amaçlıyor.

22 Şubat’ta Taksim Hilton Otel’de gerçekleşen buluşmanın açılış konuşmasını TYB Başkanı Metin Celal yaptı ve Ermenistan’ı “en uzaktaki komşumuz” olarak tanımladı. Celal’in konuşmasını Özgür Akın’ın Türkiye’deki yayıncılık pazarı ile sunumu takip etti. Akın’ın ardından, 1993 yılından beri faal olan Aras Yayıncılık’ın Ermenice yayınlar editörü Sevan Değirmenciyan, yayınevi ile ilgili bir sunum yaptı.

Değirmenciyan, 1567 yılından beri Ermenice yayıncılık geleneğinin olduğunu ve Aras Yayıncılık’ın bugüne kadar ellisi Ermenice olmak üzere toplam 200 başlıkta kitap bastığını söyledi. Basılan kitaplar arasında kurgu eserler olduğu gibi, inceleme, anlatı gibi çalışmalar; İstanbul Ermenilerinin yazdığı kurgu eserler ve Türkiye Ermeni diasporasının, Anadolu Ermenilerinin gündelik yaşamlarını anlatan kitaplar, çocuk kitapları ve eğitim kitapları mevcut. Yayınevi, yakın bir zaman önce de “Küçük Prens”i Ermenice olarak bastı ve kitap şimdiden ikinci baskıyı yaptı. En çok basılan ve ilgi gören yazar ise Mıgırdiç Margosyan.

Değirmenciyan, karşılaştıkları en büyük sorunun editöryal sorunlar ve çevirmen eksikliği, Türkiyeli okuyucunun ilgisinin ise en büyük destekçileri olduğunu ifade etti.

Değirmenciyan’ın konuşmasını, Ermenistanlı yayıncıların sunumları takip etti. 25. yılını kutlayan ve ülke yayıncılığında lider konumda bulunan Antares’ten Hrıpsime Madoyan’ın sunumuna göre, yayınevi bugüne kadar 190’ı çeviri eser olmak üzere toplam 1500 başlıkta kitap bastı. Yayınevi şimdiye kadar Orhan Pamuk, Ahmet Hamdi Tanpınar, Ahmet Ümit ve Elif Şafak kitaplarını Ermeniceye kazandırdı; Vedat Türkali ve Ercüment Cengiz’e ait eserler ise yayıma hazırlanıyor.

Antares Yayıncılık bünyesinde yer alan 1st Edebiyat Ajansı’ndan Armen Martırosyan ise, Kültür Servisi’ne konuşarak iki ülke kültürünün birbirlerine yakınlığına değindi.

“Sadece Türkiye’deki Ermeni toplumu, Ermeni diasporası ve soykırım ile ilgili değil, Türkiye ve Türkiye toplumu ile bağlantılı her şey Ermeni okuyucular için ilginç. Türkiye edebiyatı Ermenistan’da çok popüler. Elif Şafak’ın “Baba ve Piç” romanı çok geniş bir okuyucu kitlesine ulaştı. Orhan Pamuk ise bence toplumunuzla ilgili farkındalıkları olan biri. Türkiye toplumunun bizimle ilgili bir hastalığı olduğunu görüyor. Bizim de sizinle ilgili bir hastalığımız var. Biz yayıncılar toplumun doktoruyuz, bizim bu hastalığı tedavi etmemiz gerekiyor.”

“İki toplum arasındaki sorunlar çözülmedikçe büyüyor; şayet sorunlarımızı yarın değil bugün çözersek her iki toplum için de daha iyi olacak. İki toplumun hazineleri hakkında konuşmalıyız. Bizleri birleştiren çok fazla şey var, benzer müziklerimiz, mutfaklarımız var. Bugün burada bir meslektaşım bana Ani Harabeleri ile ilgili bir kitap gösterdi. Ani Harabeleri bizler için de bir hazinedir. Bunlar hakkında konuşmalıyız.”

Toplantının devamında, Ermenistan Kitap Enstitüsü’nden Arkmenik Nikoghosyan, Ermenistan’daki yayıncılık tarihiyle ilgili bir sunum yaptı. Nikoghosyan, Ermenistan’ın bağımsızlığını ilan ettiği 1991 yılına kadar Sovyet yayıncılığının etkili olduğunu ve 1991’den itibaren çeviri eserlerin arttığını söyledi. 2000’li yıllara kadar telif hakkı uygulamalarının pazara girmesiyle çevirilerde kalitenin arttığını ifade etti. Nikoghosyan’ın sunumunu Ermenistanlı yayınevlerinin kendi faaliyetleriyle ilgili sunumları izledi.

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal