‘Enseyi karartmayın’ sözünü miras bıraktı

‘Enseyi karartmayın’ sözünü miras bıraktı

Duayen gazeteci, yazar, mizah ustası Çetin Altan bu sabah, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. 88 yaşında aramızdan ayrılan Altan, gazetecilik ve yazarlığının yanı sıra 1965-69 yılları arasında Türkiye İşçi Partisi milletvekili olarak TBMM’de yer almıştı. Altan’ın cenazesi yarın Teşvikiye Camisi’nde öğle vakti kılınacak cenaze namazının ardından, Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verilecek. 

1946’da Ulus Gazetesi’nde başladığı gazetecilik hayatını 87 yaşında Milliyet’teki ‘’Şeytanın Gör Dediği’’ köşesindeki yazılarına ara verene kadar sürdüren Çetin Altan, “Büyük Gözaltı” (1973), “Bir Avuç Gökyüzü” (1974), “Viski” (1975) ve “Küçük Bahçe” (1978) ile roman; “Üçüncü Mevki” (1946) ile şiir; “Kalem Bahçelerinden Yedi Hayat” (2009) ile eleştiri; “Rıza Bey’in Polisiye Öyküleri” (1985) ile öykü dalında eserler verdi; çoğu sahnelenen on tiyatro oyunu yazdı. Sayısız deneme, inceleme kitabına imza attı. “Al İşte İstanbul” gezi-röportaj, “Kavak Yelleri” ve “Kasırgalar” ise otobiyografi alanında Türkçeye kazandırdığı kitaplardı.

Çetin Altan; mizah dolu yazılarıyla, Türkçeye “hazineden geçinmeliler’”, “enseyi karartmamak” gibi nice deyiş kazandırdı.

1965’te Türkiye İşçi Partisi’nden İstanbul milletvekili seçilen Altan, Meclis’teki dört yılı boyunca Türkiye’nin sesinin en fazla işittiği siyasetçilerden biri oldu. Önce dokunulmazlığı kaldırılan, sonra da iade edilen ilk milletvekili olarak siyasi tarihimize geçti. Bu dönemdeki anılarını “Ben Milletvekili İken” adıyla kitaplaştırdı.

cetin2Gazetecilikle geçen bir ömür

Çetin Altan, 22 Haziran 1927’de İstanbul’da doğdu. Galatasaray Lisesi’ni, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. 1943-1944’te Çınaraltı, Varlık, İstanbul ve Kaynak’da şiirleri ve düz yazıları çıktı. İlk kitabı Üçüncü Mevki 1946’da yayımlandı.

Ulus gazetesinde muhabir olarak başladığı gazeteciliğe Hür Ses’de fıkra yazarlığı ile devam etti. Daha sonra Halkçı, Tan, Akşam, Milliyet, Yeni Ortam, Hürriyet, Güneş gazetelerinde ve Çarşaf dergisinde köşe yazıları yazdı.

1959 yılında Abdi İpekçi’nin teklifi üzerine Peyami Safa’nın (1899 – 1961) yerine Milliyet gazetesinde yazmaya başladı. Daha sonra Devrim, Akşam, Hürriyet, Güneş, Sabah, Milliyet gazetelerinde köşe yazıları yazdı.

Altan 1965-1969 arasında Türkiye İşçi Partisi’nden milletvekilliği yaptı. Altan, dokunulmazlığı kaldırılan, sonra da iade edilen ilk milletvekilidir. Bu dönemdeki anılarını “Ben Milletvekiliyken” adıyla kitaplaştırdı.

Çok yönlü yazar

Altan’ın tümü oynanmış oyunlarından basılı olanlar; “Çemberler”, “Mor Defter”, “Suçlular”, “Dilekçe” ve “Tahtaravalli”, basılmamış olanlar ise, “Beybaba”, “Yedinci Köpek”, “Islıkçı” ve “Telefon Kimin İçin Çalıyor”du. “Kavak Yelleri” ve “Kasırgalar”da çocukluk anılarını anlatan Altan’ın “Aşk Sanat ve Servet” ve “Atatürk’ün Sosyal Görüşleri” adlı iki incelemesi vardır. 

“Rıza Bey’in Polisiye Öyküleri” ile Türkiye yazınında pek az denenmiş olan polisiye türünde eser veren yazar, “Zurnada Peşrev Olmaz”da mizahi yazılarını topladı. “2027 Yılının Anıları” ise onun fütürist bir çalışmasıdır. 

Çok yönlü bir yazar olan Altan’ın gezi yazıları “Al İşte İstanbul” ve “Bir Uçtan Bir Uca” adlarıyla yayımlandı. “Tarihinin Saklanan Yüzü” ise onun Osmanlı tarihi üzerine yaptığı bir araştırmadır.

Tüm yapıtlarından örneklerin toplandığı “Seçmeler” 1992’de yayımlandı. 1997’de Seçmeler genişletilerek “Dünyada Bırakılmış Mektuplar” adıyla tekrarlandı. Son 15 yılın günlük gazete yazıları da “Şeytanın Gör Dediği” kitabıyla okuyucuya ulaştı. Altan son olarak çocuklar için özel bir yapıtı gerçekleştirdi: Alfabe. 

Elli yıllık yazı yaşamında yazılarından ötürü pek çok kez mahkemeye verilen Altan hakkında 300’den fazla dava açıldı. 1972 yılında gözaltı süresi 24 saat olmasına karşın 15 gün gözaltında tutuldu. Üç kez tutuklandı, iki kez mahkûm oldu ve iki yıl cezaevinde yattı.

Çetin Altan’ın çocukları, Ahmet Altan ve Mehmet Altan ve Zeynep Bakan’dır.

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal