Defne Halman: ‘Babam, çeviri deli işidir derdi!’

Defne Halman: ‘Babam, çeviri deli işidir derdi!’

Talât Sait Halman Çeviri Ödülü, dün düzenlenen törenle, Siren İdemen’e verildi. Törende, Halman’ın kızı Defne Halman, babası için çevirinin önemini anlatan bir konuşma yaptı. Aktarıyoruz:

Babam Talât Sait Halman, İstanbul Kültür Sanat Vakfı’na, misyonuna ve vizyonuna vakfın kuruluş aşamasından itibaren inanmıştı. Başka türlüsü de beklenemezdi ya: İstanbul’u çok severdi, kültür ve sanata ise onun için yaşam demekti… İşte çok değer verdiği İKSV, şimdi babam için büyük bir önem teşkil eden çeviri alanında bir teşvik ödülü başlatıyor.

Babam için çeviri bir sanattı, yaratıcı bir üretim biçimiydi. Çeviri deli işidir derdi! Ama bu işin ciddiyetine, önemine, gerekliliğine, büyüsüne inancı sonsuzdu. Türkçeden İngilizceye, İngilizceden Türkçeye yaptığı binlerce çeviriyle bir nevi “kültür elçiliği” görevi üstlenmişti. Yaşar Kemal’in deyimiyle, “çağımızın kültür köprülerinden biriydi”.

Çeviride birçok ilke imza atmışı; örneğin Faulkner’ı Türkçeye, Sait Faik’i İngilizceye ilk çeviren kişiydi. Çeviri alanındaki üretimlerinin yanı sıra “çeviri sanatı” üzerine yazılar yazdı, konferanslara katıldı, jürilerde yer aldı, konuşmalar yaptı. 1986 yılında Uluslararası PEN Delegeleri Asamblesi’nde Çevirmenlerin Hak ve Sorumlulukları Bildirgesi’nin kaleme alınmasına yardım etmişti. Bildirgenin amacı, çevirmenlerin yaratıcı sanatçılar olarak kabul edilmelerini, yayın müzakerelerine ve kontrat yazım aşamalarına katılımlarını sağlamaktı.

Yine aynı yıl Columbia Üniversitesi’nin verdiği Thornton Wilder Çeviri Armağanı’nı alan ilk ve tek Türk olmuştu. Bu ödülü alırken yaptığı konuşmada babam çevirmenlerin “isimsiz kahramanlar” olduğunu söylemişti. “Nasıl kimi virtüözlerin elinde besteler güçleniyorsa, bazı eserler de çeviride güç kazanır” diyordu.

Bugün Türkiye’de eserleri çevirileriyle kuvvetlendiren bu “isimsiz kahramanlar”a destek veren, onları sanatlarını icra etmeleri için teşvik eden bir ödülü kutluyoruz.

Ve ne mutlu ki bu ödül, ömrünü çeviriye ve edebiyata vakfeden babam adına veriliyor.

İlk gençliğinden beri Shakespeare çalışmaları yapan babam, 80’li yıllarda Shakespeare’in tüm sonelerini Türkçeye çevirmişti. Vefatından kısa bir süre önce tamamladığı 4.000 dizelik “Aşk ve Anlatı Şiirleri” ile birlikte, Shakespeare’in tüm yapıtları farklı çevirmenler tarafından Türkçeye kazandırılmış oldu.

Babamın çeviri üretimi belli bir dönem ya da türle de sınırlı değildi; 5.000 yıllık bir zaman dilimine yayılan, farklı çağlardan, farklı coğrafyalardan, oyun, öykü, şiir, roman gibi farklı türlerden yapıtları İngilizceye ve Türkçeye çevirmişti. Michelangelo’nun tüm şiirlerini çevirmeyi hedeflemişti, ömrü 163 tanesini tamamlamasına imkân verdi, bu seçkiyi içeren kitap da yeni yayımlandı.

Hayatını kaybettiğinde 83 yaşındaydı; hâlâ çeviriyle ilgili hayalleri vardı, yapmak istedikleri bitmemişti.

Çeviriye verdiği bunca emeğin ardından bugün bu ödülün anısına verildiğini görmekten, eminim çok heyecanlanır ve onur duyardı.

Babam Thornton Wilder Çeviri Ödülü’nü, ülkesindeki tüm çevirmenler adına kabul etmişti. Ben de bugün Talât Sait Halman Çeviri Ödülü’nü aynı zamanda ona verilmiş bir armağan olarak kucaklıyorum. Ve babamın adına verilen bu ödülü başlattıkları için İstanbul Kültür Sanat Vakfı’na ve vakfın yönetim kurulu başkanı Bülent Eczacıbaşı’na en derin duygularımla teşekkürlerimi sunuyorum.

* İlgili haber: Talât Sait Halman Çeviri Ödülü, Siren İdemen’in

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal