Dağlarca Ödülü ‘yitirilenlere’ adandı: ‘İnsan nasıl ölebilir, yaşamak bu kadar güzelken’

Dağlarca Ödülü ‘yitirilenlere’ adandı: ‘İnsan nasıl ölebilir, yaşamak bu kadar güzelken’

Beşiktaş Belediyesi, PEN Yazarlar Derneği, Türkiye Yazarlar Sendikası’nın desteğiyle, Tekin Yayınevi organizatörlüğünde gerçekleştirilen ve Fazıl Hüsnü Dağlarca anısına verilen Dağlarca Şiir Ödülü, Şükrü Erbaş ve Ömer Erdem’e dün akşam Fulya Sanat’ta düzenlenen törenle sunuldu. Şairler ödüllerini Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar ve seçici kurul başkanı Doğan Hızlan’ın elinde aldı.

Şükrü Erbaş, şiirimizin iki büyük kaybı Gülten Akın ve Sennur Sezer’i anarken, ödülünü, “Ben babanız içeride şiir yazıyor diye çocuklarımı sessiz ağlattım” diyen, bu yıl kaybettiği can yoldaşı, sevgili eşi Hatice Erbaş adına aldı. Erbaş, “Bu kitaptaki şiirler onun başucunda yazıldı” dedi.

Erbaş çocukların göz kırpmadan öldürüldüğü ülkenin durumunu, “günümüzde yaşanan ölümlere, kayıplara, yıllar önceden ses veren” Dağlarca’nın dizeleriyle değerlendirdi:

“Ne sıcak vücutlar gitti / Toprağı ısıtmak için.”

“Ortalıkta bir yalnızlık / Birisi kaybolmuş kadar.”

Ardından Şükrü Erbaş, “Özgüvenin bir varoluş duası gibi göklere değdiği bir dörtlüğüyle bitireceğim sözümü” diyerek konuşmasını Dağlarca’nın şu dizeleriyle noktaladı:

 “Bu yalancı dünyada / Devletler benden geri / Dağlardan uyanmışım / Heybetler benden geri.”

Ömer Erdem ise, bugünün aydınlığa çıkmasında, “Şiire ve sanatın yüksek, sade ve tarafsız ışığına ihtiyaç var” diyerek ödülünü aldı.

Ömer Erdem, konuşmasında ayrıca şunları söyledi:

“Deniz kıyılarına vuran çocuk bedenleri, birer yaralı yüze dönüşen şehirler, maskeleri değişen ama ruhları hiç değişmeyen baskıcı tutumlar, babaların ölümlerini çocuklarının gözyaşlarında yıkamaya çalışan ekranlar karşısında şiir, sadece şiir hayatı ve insanın değerini seslendirebilir. Evet sadece şiir, ‘insan nasıl ölebilir / yaşamak bu kadar güzelken’ diyebilir.”

Gecede, seçici kurulunda bulunduğu ödül toplantısına tekerlekli sandalyeyle gelen, iki gün sonra sonsuzluğa uğurlanan devrimci şair Sennur Sezer, şiirleri ve video gösterimiyle anıldı. Törende genç piyanist Utku Asan da Chopin ve Fazıl Say’ın eserlerinden oluşan bir konser verdi.

Ataol Behramoğlu, Doğan Hızlan, Enver Ercan, Ertan Mısırlı, Haydar Ergülen, Sennur Sezer ve Tarık Günersel’den oluşan seçici kurul, 1. Dağlarca Şiir Ödülü’nün Şükrü Erbaş ile Ömer Erdem arasında paylaştırılmasına karar vermiş, Şükrü Erbaş “Pervane”, Ömer Erdem ise “Pas” adlı kitaplarıyla ödüle değer görmüşlerdi.

Seçici kurulun, ödül gerekçesi şöyleydi:

“Şükrü Erbaş ve Ömer Erdem’in farklı şiir dünyaları olsa da, onları insana ve hayata bakışlarındaki evrensel algı birleştiriyor. Onların şiirlerinde “gaz lambasıyla duvarlara dünyaları çizen çocuklar” da var, “kelebeği incitmeden geçip giden bulutlar” da. Şiirler boyunca zalimin, mazlumun, acının ve kederin ve zulmün… insanın izini sürüyorlar vicdanın sesiyle. Tıpkı Dağlarca gibi.”

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal