Cortázar’ın kaleminden Küba Devrimi’ne giden yol

Cortázar’ın kaleminden Küba Devrimi’ne giden yol

Tarihte pek az hareket, sahnesine çıkardığı ve efsaneleşen kahramanlarıyla Küba Devrimi kadar ses getirdi. Che, Fidel ve Raul Castro başta olmak üzere, bir dolu ismi önce Güney Amerika’yla sonra da dünyayla tanıştıran Küba Devrimi’ne dair yazılanların ve çizilenlerin haddi hesabı yok. Julio Cortázar’ın Türkçeye ilk kez çevrilen “Buluşma”sı da bunlardan biri.

Arjantin’in en önemli kalemlerinden olan, öğretim üyesiyken Peron muhalifliği yüzünden hapse atılan, ülkesinde kendisine yaşam alanı tanınmadığı için ve UNESCO’daki görevi nedeniyle Paris’e yerleşip ömrünün sonuna dek bu kentte kalan Cortázar, Güney Amerikalı yazarlara fantastik edebiyatın kapısını açanların da başında geliyordu.

Cortázar’a, “gerçeküstünün gerçek yazarı” denmesi boşuna değildi. İlk kitabının yayımlandığı 1951’den itibaren edebiyata konu olmamış pek çok ögeyi satırlarına taşıyıp kendisine has bir tarz geliştirmesi onu hayli özel bir noktaya getirdi.

Bunların yanında, Latin Amerika’da yaşananlara kafa yoran bir yazar olması, Cortázar’ın muhalif kimliğinin biraz daha öne çıkmasını sağladı. Ancak bu acıları hep edebiyatla buluşturması, hayalle gerçek arasında kurduğu dengenin bir göstergesiydi.

İşte böylesi bir ağırlığa sahip Cortázar’ın, Latin Amerika sorunlarına değinmesini sağlayan şey ise Küba Devrimi’ydi. “Buluşma” da devrim için yürüyüşe geçen Che’nin ağzından bir anlatım. O ve arkadaşları, Sierra Maestra Dağları’na doğru hareketlenirken devrimi yapacak diğer komutanlarla bir araya gelmeyi planlıyordu. Cortázar da bu zorlu seyahati bize Che’nin ağzından aktarıyor.

kua2

Av Kuarteti ve devrim yürüyüşü

Che ve arkadaşları, karaya ayak basışlarının, Küba Devrimi’yle başlayıp bütün dünyada taşları yerinden oynatacak bir domino etkisi yaratacağını hiç düşünmemişti herhalde. İçine girdikleri ortamı resmeden Cortázar, yeryüzünün az önce indikleri tekne gibi nasıl sallanmaya başladığını da anlatıyor Che’nin ağzından; bu sallantıya onun astım krizi ve etrafındakilerin mide bulantısından yorgun düşmüş bedenleri de eşlik ediyor. Cortázar’ın bu kişilerin hepsini, efsaneden çok insan gibi anlatması da etkileyici bir ayrıntı: Che ve arkadaşları çamura saplanıyor, acıkıyor, canları gerçek bir sigara çekiyor, nöbetleşe uyuyor ve hedefe; Sierra’ya ulaşmak için büyük bir çaba harcıyor. Tabii bu arada düşman uçaklarının bombardımanıyla kelle koltukta yürümek zorunda kalıyor.

Cortázar’ın, bunca karmaşa içine yerleştirdiği Mozart’ın Av Kuarteti’nin ilk bölümü, Che’nin kulağından eksik olmuyor: “Kemanların huzurlu sesinin çağrıştırdığı av borusu; vahşi bir merasimin, berrak ve dalgın bir hazza dönüşümü. Aklımdan geçiriyorum, tekrarlıyorum, belleğimde mırıldanıyorum ve aynı zamanda, melodiyle ağacın tepesinin göğe karşı oluşturduğu çizimin birbirine yaklaştığını hissediyorum…”

Cortázar’ın bu satırlarının elbette bir anlamı var; Av Kuarteti, Che ve arkadaşlarının isyanını simgeleyen bir müzik. Ateşinin yükseldiği anlarda, Mozart’ın müziği de yükselip Che’nin sayıklamalarının artmasına neden oluyor. Bu da savaşın tansiyonu gibi âdeta.

Kanın, acının ve korkunun, zafer heyecanıyla birleştiği yolculukta, Che ve arkadaşlarının maruz kaldığı zaman kırılmaları ise muazzam. Hangi anda nerede olduklarını bazen unutan bazen de hatıralara dalan grup, şekerkamışı tarlalarında bir yandan hayatta kalmaya çalışıyor öbür yandan da hedefe varmaya çabalıyor.

kuba3

Gerçeklik ve hayal arasındaki çizimler 

Seksen iki kişi çıktıkları yolculukta azalıp on iki kişi kalışlarını ince ince dokuyan Cortázar’ın anlatımına Enrique Breccia’nın çizimlerinin eşlik etmesi, kitabı eline alanları o günlere gönderiyor.

Aslında söz konusu çizimler, Cortázar’ın büyülü üslubuyla gerçeklik arasına hayli etkileyici bir sınır koyuyor. Kısacası meselenin yoğunluğunu yansıtması bakımında epey önemli ve yerinde çizimler bunlar.

Cortázar’ın neden böyle bir metin kaleme aldığını, hatta kendi günlükleri bulunan Che’nin ağzından bu tür bir anlatı geliştirmesinin riski olduğunu düşünebilirsiniz. Fakat yazar, hem devrim hareketinin amacını hem de Che’nin yaşadıklarını özümsediğinden hiçbir satırda gereksiz ve abartılı tek kelime kullanmıyor. Kitap zaten bu nedenle çok kısa ve yoğun.

kuba4Küba Devrimi’ne giden yolda küçük bir kesiti, son derece akıcı biçemle aktaran Cortázar, kurşun yağmuru ve zorlu doğa koşullarını, Mozart’ın Av Kuarteti’yle harmanlayarak Che’nin hayatının ve Küba tarihinin dönüm noktalarından biriyle buluşturuyor bizi. Bu buluşma ise dünya tarihinde büyük bir kırılmaya neden olmasıyla da önemli. Bunu Cortázar’ın kaleme alması da aynı oranda önemli.

Buluşma, Julio Cortázar, Çizimler: Enrique Breccia, Çeviren: Altuğ Akın, Delidolu Yayınları, 42 s.   

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal