‘Bülbülü Öldürmek’ ABD’nin en sevilen romanı seçildi

‘Bülbülü Öldürmek’ ABD’nin en sevilen romanı seçildi

Kamusal Yayın Hizmeti televizyon ağı (PBS) tarafından düzenlenen altı aylık anket sonucunda Harper Lee’nin “Bülbülü Öldürmek” isimli klâsik romanı ABD okurlarının en sevdiği kurgu eseri seçildi.

Yüz kitabın aday olduğu final anketinde Mark Twain, George Orwell, Jane Austen, John Steinbeck ve Charlotte Brontë gibi yazarların da eserleri yer aldı.  Anket ülke genelinden 4.2 milyon okurun katılımıyla sonuçlandı.

Harper Collins yayın  grubundan Amy Baker, “Bülbülü Öldürmek’in Amerika’nın en sevilen romanı olarak seçilmesi, bu kitabın Amerikan edebiyatının en değerli klâsiklerinden biri olma vasfını daha da güçlendirdiğine inanıyoruz” dedi.

Kitabı Türkiye’de yayımlayan Sel Yayıncılık “Harper Lee’nin etkileyici üslubuyla ürperten, “insani” vurgusuyla sarıp sarmalayan, Ülker İnce çevirisiyle Türkiyeli okurların beğenisini kazanan ‘Bülbülü Öldürmek’ ve elli beş yıl sonra keşfedilen romanı ‘Tespih Ağacının Gölgesinde’nin yayıncısı olmaktan onur duyuyoruz!” açıklamasında bulundu.

1960 yılında yayımlanan ve 1961 yılında Pulitzer Ödülü’ne değer görülen eser, günümüze kadar kırktan fazla dile çevrilerek dünya genelinde  kırk milyon kopyanın üzerinde satıldı.

1962 yılında “Yaz Günüydü”, “Aradığım Aşk” ve “Sonbahar Hatıraları” filmlerinden tanınan ABD’li yönetmen Robert Mulligan’ın imzasıyla beyaz perdeye aktarıldı. Filmin senaristliğini Horton Foote yaptı. Oyuncu kadrosunda Gregory Peck, Brock Peters ve Robert Duvall gibi isimlerin yer aldığı yapım, “En İyi Erkek Oyuncu Oscar”ödülü, “En İyi Uyarlama Senaryo Oscar”ödülü ve “Altın Küre En Özgün Film Müziği” ödülü başta olmak üzere çok sayıda ödülün sahibi.

Hikâyede Scout Finch isimli çocuğun gözünden, 1930’lu yıllarda Amerika’nın güneyindeki Alabama’da hüküm süren ırkçı, adaletsiz ve içinde şiddet barındıran ortama bakılıyor. Irkçılığın yaygın olduğu bu dönemde beyaz bir kadını öldürmekle suçlanan siyahi bir adamın haklı mücadelesi, bir beyaz olan avukatının her şeye rağmen onu savunması ve avukatın toplum tarafından tehditlere maruz kalması işleniyor. Avukatın çocuğu olan Scout’un büyüme dönemini de yaşanan olayla beraber işleyen Lee; toplumun riyakâr ve önyargılı tutumunu, insan ilişkilerini, dürüstlük ve eşitlik kavramlarını evrensel boyutta irdeliyor.

Yazarın elli yıl sonra yayımlanan ikinci romanı “Tespih Ağacının Gölgesinde”; artık yetişkin olan Scout’un eşitlik ve özgürlük gibi değerlere bağlılığını ve babasından öğrendiği bu erdemleri devam ettirme mücadelesini konu ediniyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

1 yorum

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal