‘Birmingham Kuranı’, Halife Ebubekir’in Kuran’ı mı?

‘Birmingham Kuranı’, Halife Ebubekir’in Kuran’ı mı?

Geçen Eylül ayında Birmingham Üniversitesi yetkilileri ellerinde dünyanın en eski Kuranı Kerim’lerinden birinin olduğunu açıkladıklarında, haber dünya basınının manşetlerine çıkmış, hatta İslam’ın kutsal kitabının  Muhammed peygamberin yaşadığı dönemden önceye tarihlenebileceğine ilişkin tartışmalar doğurmuştu.

Bu kez, BBC’nin verdiği habere göre, Ortadoğu’dan gelen iddialar, “Birmingham Kuranı”nın bulunmasının ilk başta anlaşıldığından daha da önemli olabileceğini gösteriyor.

Birmingham Üniversitesi’ndeki bir 17. yüzyıl Kuran’ının yaprakları arasına ciltlenmiş olarak bulunan ve en az 1370 yıllık olduğu sanılan Kuran cüzlerinin, Muhammed peygamberin ölümünden sonra, ilk halife Halife Ebubekir döneminde ilk kez eksiksiz biçimde kitaplaştırılan Kuran’dan olabileceği iddia edildi.

O dönemde Halife Ebubekir’in görevlendirdiği hafız ve vahiy kâtiplerinden Zeyd bin Sabit, çeşitli malzemeler üzerine yazılmış bütün metinleri bir araya getirerek Kuran’ı 663 yılında kitaplaştırmış; sayfalar halinde ilk kez bir araya getirlen ve camide okunarak Müslümanlarca onaylanan bu Kuran’a “Mushaf” adı verilmişti.

Yapbozdan farksız

“Birmingham Kuranı”yla ilgili iddialar ve tartışmalar küresel bir “yapboz”u andırıyor, ama bu yapbozun hiç değilse bazı parçalarının yerine oturduğu ileri sürülüyor.

BBC’nin haberinde, Birmingham’daki Kuran sayfalarının, bir zamanlar el-Fustat kentindeki (Eski Kahire) Mısır’ın en eski camisi Amr ibn al-As Camisi’nde bulunduğunun sanıldığı belirtiliyor. Bunun nedeni de, akademisyenlerin, Birmingham’daki elyazmalarının Fransa’daki Bibliotheque Nationale’deki (Ulusal Kütüphane) Kuran’a tıpatıp uyduğu yolundaki inancının gittikçe güçlenmesi.

kuran2

Paris’teki yazmanın öyküsü

Kuran tarihçisi ve College de France öğretim üyesi François Deroche, Paris’teki sayfalarla Birmingham’daki sayfaların aynı Kuran’ın parçaları olduğunu doğruluyor. Birmingham’daki elyazmasını ilk teşhis eden araştırmacı Alba Bedeli de iki kentteki sayfaların aynı Kuran’a ait olduğundan emin. Bunun önemi, Paris’teki elyazmasının bir zamanlar el-Fustat’taki Amr ibn al-As Camisi’nde bulunduğunun bilinmesi.

Elyazmasının Paris’teki bölümü, Avrupa’ya, ülke 19. yüzyıl başlarında Napolyon ordularının denetimi altındayken Mısır’da viskonsül olarak görev yapan Asselin de Cherville tarafından getirilmişti. Prof. Deroche, Asselin de Cherville’in eşinin bu elyazmasını 1820’lerde British Library’ye satmaya çalıştığını, ama elyazmasının sonunda Paris’teki Ulusal Kütüphane’ye kaldığını, o günlerden beri de orada durduğunu söylüyor.

Birmingham’a nasıl gitti?

Peki, söz konusu Kuran’ın bazı parçaları Paris’e gittiyse, bugün Birmingham’da bulunan sayfalar oraya nasıl gitti?

Prof. Deroche, elyazmalarının 19. yüzyılın sonlarına doğru el-Fustat’taki camiden Kahire’deki ulusal kütüphaneye aktarıldığını, ancak bazı yaprakların yolda çalınmış ve eski eserler piyasasına düşmüş olabileceğini belirtiyor. Bunlar, büyük olasılıkla tekrar tekrar alınıp satıldıktan sonra, 1920’lerde, Ortadoğu’dan eski eserler toplayan Alphonse Mingana tarafından satın alınıp Birmingham’a götürülmüştü.

kuran3

Tartışmalı tarih

Bu durumda, çok daha tartışmalı olan, Birmingham’daki elyazmasının tarihlendirilmesi. Birmingham’da bulunan sayfaların en şaşırtıcı yanlarından biri de, radyokarbon testleri sonucunda eserin çok erken bir döneme, 568-645 yılları arasına tarihlendirilmesiydi. Bu saptamadaki en geç tarih, yani 645, Muhammed peygamberin 632’deki ölümünden 13 yıl sonraya denk geliyor.

Birmingham Üniversitesi Hıristiyanlık ve İslamiyet profesörü David Thomas, “Buradaki metni kaleme alan kişi, Muhammed peygamberi tanımış olabilir” diyor. Buna karşılık, Londra’daki Doğu ve Afrika Araştırmaları Okulu’nun İslam araştırmaları bölümünden Mustafa Şah, metindeki okunuş biçimlerini belirleyen nokta ve işaretlere bakarak “Birmingham Kuranı”nın daha sonraki tarihlere ait olduğunu ileri sürüyor. Prof. Deroche da, radyokarbon tarihlendirmesi konusunda “çekinceleri” olduğunu ve elde edilen sonuçların zaman zaman yanlış çıktığını vurgulamadan edemiyor.

Eski Arapça harflerle hayvan derisinden bir parşömene yazılmış olan Kuran sayfalarının tarihlendirmesini yapan Oxford Üniversitesi Radyokarbon Cihazı Birimi görevlileri ise, bulgularının doğru olduğu kanısında. Araştırmacı David Chivall, tarihlendirme yöntemlerinin son yıllarda çok geliştiğini, çok daha kesin sonuçlar verebildiğini söylüyor.

Öte yandan, Birmingham’dakiyle aynı Kuran’dan olduğu söylenen Paris’teki elyazmasının henüz radyokarbon testinden geçirilmediği belirtiliyor.

İlk kuran mı?

Peki, Birmingham’daki elyazmasının tarihlendirilmesi doğruysa, bu ne anlama gelir? Prof. Thomas, o zaman anıtsal bir eserin ortaya çıkarılmış olacağı kanısında.

Birleşik Arap Emirlikleri’nce kurulmuş bir eğitim vakfı olan Muhammed bin Raşid el Maktum Vakfı’nın başındaki Jamal bin Huwareib ise, eldeki verilerin çok daha olağanüstü bir sonuca işaret ettiği görüşünde.

Bin Huwareib, Birmingham’da ortaya çıkan elyazmalarının, 632-634 yılları arasında hüküm süren ilk halife Ebubekir tarafından bir araya getirtilmiş ilk yazılı Kuran’ın bir parçası olduğuna inanıyor.

Birmingham’a gidip elyazmalarını inceleyen Bin Huwareib, “Bence bu Halife Ebubekir’in Kuran’ı” diyor ve bu metnin İslam’ın incelenmesinde bir devrim yaratabileceğini söylüyor.

Ancak “Birmingham Kuranı” üstüne tartışmalar, farklı değerlendirmeler son bulmuş değil. Kısa sürede son bulacağa da benzemiyor.

Kaynak: BBC

İlgili haber: ‘Kuran, Hz. Muhammed’den önceye ait’ iddiası

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal