Bilin bakalım hangi resim kime ait?

Bilin bakalım hangi resim kime ait?

Guardian’dan Dalya Alberge, ayrıntılı olarak ele aldığı Venedik ve Londra manzaralarında atmosferi ustaca işleyişiyle, kendinden sonra gelen manzara ressamlarını derinden etkileyen İtalyan ressam Canaletto (1697-1768) ile yeğeni ve çırağı Bernardo Bellotto’nun tablolarını yan yana getirerek “Hangisi Canaletto, hangisi Bellotto?” diye soruyor.

Alberge’in bu soruyu sormaktaki amacı, bir taklitçilik ya da kopyacılığı ortaya çıkarmak değil, günümüzün sanat tarihçileri arasında gerçek uzmanlığın giderek yok olduğunu vurgulamak.

Alberge, yazısında, Paul Mellon Britanya Sanatı İncelemeleri Merkezi’nin eski direktörü ve Londra’daki Ulusal Portre Galerisi’nin mütevelli heyeti üyesi Brian Allen’ın bu konudaki görüşlerine yer veriyor.

İngiltere’deki üniversitelerin artık ressamların benzer yapıtlarını birbirinden ayırt edebilecek sanat tarihçileri yetiştirmediğini söyleyen Allen, bunun yerine öğrencilerden sanatın toplumsal tarihine odaklanmalarının istendiğini belirtiyor.

Sanatçıların tablolarını tanımak ve niteleyici açıklamalar getirmek konusunda sıkıntı çekmeyen genç sanat tarihçilerinin gittikçe azaldığını vurgulayan Allen, “Öğrenciler, Canaletto’yu derinliğine incelemektense, 18. yüzyıl Avrupa’sında manzara resminin sosyolojisinin belirli bir yönüne odaklanmayı yeğliyorlar” diyor.

Genç sanat tarihçilerinin tartışmalı bir resimle karşılaştıklarında “afallamaları”nın kaygı verici olduğunu söyleyen Allen, “Toplumsal tarih hiç kuşkusuz ilginç; ama sanat tarihçileri örneğin Canaletto ile yeğeni ve çırağı Bellotto’nun birbirine çok benzeyen tablolarını ancak çok küçük üslup özelliklerini tanıyarak ayırt edebilirler. Sözgelimi, Bellotto köpekleri bütünüyle farklı biçimde resmeder” diyor.

Allen’a göre, sanat tarihçilerinin bir ustanın, bir çırağın ya da bir kopyacının fırçalarının birbirlerinden ayırt edememelerinin bir sonucu da sanat alanındaki sahteciliklerin belirlenememesi olacak.

20. yüzyıl öncesinin sanatına ilişkin doktora tezlerinin sayısının hızla azaldığını belirten Allen, öğrencilerin daha kolay buldukları için günümüz sanatıyla ilgili konular seçtiklerini söyledi.

İngiliz resmiyle ilgili en iyi uzmanların çok daha fazla klasik eğitimin verildiği İtalya’dan çıktığını ileri süren Allen, “Onlar, birkaç dili, klasik mitolojiyi, Eski Yunan ve Roma tarihini bilmeyi gerektiren eski dönem sanatının zorluklarının üstesinden gelme konusunda daha donanımlı oluyorlar” diyor.

Kaygıları eğitim alanının dışını da kapsayan Allen, ülkenin en saygın sanat kuruluşlarından Tate’te artık İngiliz sanat tarihi konusunda “gerçek uzmanlar”ın kalmadığını öne sürüyor. Allen’ın bu iddiasında, Tate Gallery’nin 2012 yılında Turner ve Constable gibi ressamların dünyadaki en önemli uzmanlarından sayılan Ian Warrell’ı görevden alma kararının büyük payı olduğu söyleniyor.

Tate’in sözcüsü ise Allen’ın bu savını yalanlıyor: “Tate’in küratoryal ekibi, 1500 yılından günümüze uzanan İngiliz sanatı konusunda uzmanlaşmış son derece saygın uzmanlardan oluşmaktadır. Onların derin bilgisi ve uzmanlığı, sergilerimizin ve sanat programlarımızın düzenlenmesinde belirleyici rol oynamaktadır.”

Not: Soldaki resim, Canaletto’nun Venedik’teki Düklük Sarayı tablosu. Sağdaki resim ise, Canaletto’nun yeğeni ve çırağı Bernardo Bellotto’nun fırçasından benzer bir Venedik manzarası.

Kaynak: Guardian  

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal