Basın özgürlüğü için yeni inisiyatif: ‘Ben Gazeteciyim’

Basın özgürlüğü için yeni inisiyatif: ‘Ben Gazeteciyim’

Basın özgürlüğünün günden güne kısıtlandığı Türkiye’de gazeteciler bir araya gelerek “Ben Gazeteciyim” adlı bir inisiyatif kurdu. “Biliyor muydunuz? Gazetecilik Suç Değil” (Kürtçesi: Hûn Vê Dizanin? Rojnamegerî Ne Suc e) mottosuyla; tutuklanan, gözaltına alınan, mesleğini yaptığı için türlü suçlamaların hedefi olan ya da işsiz bırakılan gazetecilerin sesi olmak için yola çıkan inisiyatifin ilk etkinliği banner kampanyası. 

Kampanyanın destekçileri arasında Kültür Servisi, Bianet, Sendika Org, T24, P24,  Haberdar, Diken, Jiyan, ABC Gazetesi, Journo, Dağ Medya, Solfasol, İlke Haber ve İMC gibi haber portalları ile Evrensel, Agos, BirGün, Özgür Gündem, Cumhuriyet, Azadiya Welat, Halkın Nabzı, Yurt gazeteleri yer alıyor. Bu mecralarda inisiyatifin banner’ı farkındalık oluşturmak amacıyla eşzamanlı yayımlanacak.

İnisiyatif adına yapılan duyuru şu şekilde: 

Türkiye’de basın üzerindeki baskı giderek ağırlaşıyor.

Basın özgürlüğüne sahip çıkan ve işini yapmaya çalışanlar ağır bir “bedel” ödemek zorunda kalıyor.

Çatışma bölgelerinden bildiren gazeteciler, can güvenliği olmadan, her gün tehdit ve tacize maruz kalarak çalışıyor.

Muhabir, editör ve yazarlar soruşturuluyor, haklarında hakaret davaları açılıyor… Yaptıkları veya sosyal medyada paylaştıkları haberler yüzünden pek çoğu tutuklu yargılanıyor ve hapse atılıyor.

Basın çalışanları, ajanlık, terör örgütü propagandası yapmak, hakaret gibi suçlamalarla düşmanlaştırılıyor. Bu kampanyadan, Türkiye hakkında yazan yabancı gazeteciler de nasibini alıyor.

Gazetecilik, Türkiye basın tarihinde belki de ilk kez, yabancı basına dek uzanan şekilde baskı altına alınıyor, kriminalleştiriliyor.

Gazeteciler işini yapamaz hale getiriliyor ve işten atılıyor… Sık sık sansür baskısı altında çalışıyor, yaptığı habere ve çalıştığı kuruma göre damgalanıyorlar.

Gerçekler yayın yasaklarıyla kısıtlanıyor, karartılıyor. “Hoşa gitmeyen” yayınlar suç sayılıyor. Pek çoğu kapatılma tehdidi altında.

Gazetecilerle dayanışma sergileyen farklı kesimler de hedef tahtasına oturtuluyor.

Tüm bu baskılara karşı gazeteciler, cezaevlerinin önünde, adliye bahçelerinde, baskı altındaki yayınların yazıişleri masalarında, İstanbul’dan Diyarbakır’a nöbet tutup dayanışma sergiliyor…

Basın özgürlüğüne sahip çıkmak, halkın haber alma hakkına sahip çıkmak demektir!

Haber alma hakkı kısıtlanan bir toplumda demokrasiden bahsetmek mümkün olamaz.

Biz, mesleği gereği ya da basın özgürlüğüne destek verdikleri için karalanan, hapse atılan, susturulmaya çalışanların sesi olmak için var gücümüzle çalışacağız.

Biz gazeteciyiz ve haykırıyoruz:

Gazetecilik suç değildir!

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal