Arthur Schnitzler’in Nazi yağmasından kurtarılan arşivi gün yüzüne çıkıyor

Arthur Schnitzler’in Nazi yağmasından kurtarılan arşivi gün yüzüne çıkıyor

20. yüzyılın başında Viyana’daki burjuva yaşamını anlatan psikolojik oyunlarıyla tanınan Avusturyalı oyun yazarı ve romancı Arthur Schnitzler’in Nazi yağmasından kurtarılan 40 bin sayfalık arşivi, resmi olarak Cambridge Üniversitesi tarafından koruma altına alındı. Uzmanların incelemeye başladığı arşivde, Stanley Kubrick tarafından “Gözü Tamamen Kapalı” ismiyle sinemaya uyarlanan “Düşsel Öykü”nün elyazmalarının yanında, Freud ile mektuplaşmaları da bulunuyor. 

Arşivle ilgili hikâye 1983 yılında Cambridge öğrencisi Eric Blackall tarafından yazılmış ve Viyana’dan Cambridge’e gönderilen bir mektupla başladı. Alelacele yazılmış bu mektupta “Meselesinin aciliyetini göz önüne alarak bir an önce cevap vermenizi bekliyorum” deniliyordu. Schnitzler’in dul eşi, Nazilerin “anti-Alman” edebiyata karşı yürüttüğü kampanya nedeniyle hepsi yakılmadan önce arşivi ülkeden çıkarmaya çalışıyor ve Blackall aracılığıyla, üniversiteden arşivi korumasını istiyordu. Bu istek nihayet karşılık buldu ve üniversite arşivin resmi sahibi oldu.

Cambridge’a göre, üniversite ve öğrenci arasında belgelerin kaçırılması hakkında yapılan yazışma, “bir casus romanının yapısına” sahipti. Blackall kod kullanarak, “annenin” (Schnitzler’in dul eşi Olga) ve “çocuğun” (arşiv) bir an önce İngiltere’ye getirilmesi gerektiğini söylüyordu. 

Belgeler aslında o zamandan bu yana üniversitede bulunuyor ancak verasetle ilgili tartışmalar sürüyordu. Şimdi ise Cambridge, Schintzler’in torunlarıyla bir anlaşma yaptığını ve bu “tuhaf durumu” yasal olarak sona erdirdiklerini duyurdu. 

Arthur2Schintzler’in arşivindeki elyazmaları arasında, “Düşsel Öykü” (ya da “Rüya”) için yazılmış alternatif bir final de bulunuyor. Bu finalde seks partisini izleyen Viyanalı doktor karısı tarafından affedilmek yerine cezalandırılıyor ve arşivdeki belgeler, yazarın kitaba 20 defter daha eklediği ve genişleterek düzelttiğini gösteriyor. 

Neumann, Schnitzler’in el yazısını okumanın epey güç olduğunu belirterek “Defterlerin deşfiresine yeni başladık. Hem çok şey var hem de hiçbir şey yok; oyun fikirlerinin, tariflerin, telefon numaralarının bir karşımı. Ancak onları incelemek epey heyecan vericiler” diyor. 

Neumann aynı zamanda elyazmalarının “metnin katmanlarının parşömenleri” gibi olduğunu söylüyor: “Epey bir yenileme var… Oyunların nasıl geliştiğini, yazarın nasıl değişiklikler yaptığını, bazen tekrar karalamaya döndüğünü görebiliyorsunuz.”

Arthur Schnitzler’in arşivinde, Norveçli oyun yazarı Henrik Ibsen ve Sionizmin kurucusu Theodor Herzl ile yazışmalarının yanı sıra Schnitzler’in Freud’a yazdığı elde kalan tek mektup da yer alıyor. Psikanalizin babası Freud, Schnitzler’i “edebi ikizi” olarak tanımlamış ve “Başkaları üzerinde onca zorlu çalışmadan sonra ortaya çıkarabildiğim her şeyi, aslında duyarlı bir içgözlem sonucunda olsa da, sezgileriniz yoluyla öğrendiğiniz izlenimini edindim” diye yazmıştı. Arşivde yer alan mektupta Schnitzler Freud’u 50. doğumgününde kutluyor.

Schnitzler, 1906’da şunları yazmıştı: “Sevgili hocam, benim kim olduğumu unutmuş olsanız da, bugün alacağınız sayısız tebrike benimkini de eklememe izin verin.  Beni büyük bir güçle ve derinden teşvik eden pek çok yazınız için teşekkürlerimi sunmak isterim; 50. doğumgününüzü fırsat bilerek en içten ve hararetli hayranlığımı bildiririm.”

Neumann, Schnitzler’in “Freud’un psikanaliz kuramını eleştirdiğini, ama Freud’un 1890’larda geliştirdiği serbest çağrışım tekniğinden yararlandığını ve Alman dili edebiyatına o dönem için devrim niteliği taşıyan iç monologu getirdiğini söylüyor. Şimdi Birleşik Krallık ve Almanya’dan gelen bir araştırmacı grubu, arşivi halka açmak amacıyla materyalleri deşifre ve analiz etmeye çalışıyor ve Schintzler’in 1905-1931 arası yaptığı çalışmaların dijital basımlarının kütüphanede yer alması planlanıyor. Birleşik Krallık takımına liderlik eden Profesör Andrew Webber bu belgeleri “modernist edebiyat kültürünün hazinesi” olarak tanımlıyor ve belgelerin, bu önemli figürün çalışmalarına ve yaratıcı sürecine yeni ve heyecan verici bir bakış sunacaklarını söylüyor. 

Cambridge Üniversitesi kütüphanecisi Anne Jarvis ise “Arthur Schnitzler’in benzersiz mirası 75 yıl sonra bile yankı yapmaya ve ilham vermeye devam ediyor. Dünyanın en büyük araştırma kütüphanelerinden biri olarak, bu büyüleyici arşivi mümkün olduğunca daha fazla insan için ulaşılabilir kılmaya kendimizi adadık” diyor.  

Kaynak: Guardian

Hazırlayan: Haziran Düzkan

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal