Altın Küre ödüllerinin güvenilirliği tartışılıyor

Altın Küre ödüllerinin güvenilirliği tartışılıyor

Hollywood Yabancı Basın Birliği (HFPA)’nin oylarıyla belirlenen Altın Küre ödüllerinin güvenilirliği sorgulanıyor. “Emily in Paris” dizisinin, yapımcılarının birlik üyelerini Paris’te ağırlaması üzerine adaylık almış olabileceği iddia ediliyor.

Bu yıl 78. kez sahiplerini bulacak Altın Küre ödülleri adayları geçtiğimiz günlerde açıklanmıştı. Bu yılın adayları arasında, Netflix dizisi “Emily in Paris” yer alırken “I May Destroy You” gibi çok ses getiren ve ilgi gören yapımların yer almaması dikkat çekmişti.

FilmLoverss’ın Los Angeles Times ve IndieWire‘dan aktardığı haberlere göre, birliğin kurulduğu 1943 yılından beri verilen ödüllerin güvenilirliği bu yıl, Los Angeles Times‘ın üyeler ile yaptığı röportajlara da yer verdiği makaleye göre şüphe altında.

28 Şubat Pazar günü gerçekleşmesi beklenen ödül töreni, adayların belirlenmesinin ardındaki motivasyonlar konusundaki güvensizlik iddialarıyla gündemde. Bahsi geçen iddialar, Norveçli gazeteci Kjersti Flaa‘nın üyelik başvurusunun kabul edilmemesi üzerine açtığı güvensizlik davasının geçtiğimiz kasım ayında reddedilmesiyle tekrar gündeme gelmişti. Flaa birliği, “rüşvet kültürü”nü benimsemekle suçlamış ve vergi muafı kuruluşun, kendisi dâhil nitelikli başvuru sahiplerini yasaklayan ve basın erişimini tekelleştiren, üyelerinin gelirlerini uygunsuz biçimde destekleyen bir kuruluş olduğunu iddia etmişti.

Her ne kadar açılan dava reddedilmiş olsa da, ortaya atılan iddialar kuruluşun temelini sarstı ve ödül törenine bir hafta kala, kuruluş içerisinde benimsenen etik değerler konusundaki şüphelerin ve fikir çatışmalarının gün yüzüne çıkmasına sebep oldu.

‘Altın Küre ödülleri adaylıklarına gösterilen tepkiler haklı olabilir’

“Emily in Paris”

Makalede, eğlence dünyasının üst düzey yöneticilerinden, birliğin eski ve şimdiki üyelerine kadar endüstrinin çeşitli bölümlerinde çalışan toplamda 50 kişinin yaptığı açıklamalara yer veriliyor. Makaleye göre, HFPA’ın kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olmasına rağmen üyelerine düzenli olarak “uzmanlar tarafından yasa dışı olarak adlandırılabilecek” şekilde ödemeler yapıyor. Yapılan açıklamalar, Hollywood Yabancı Basın Birliği’nin 2020 mali yılında üyelerine toplamda 2 milyon dolarlık ödeme yaptığını ve bu miktarın 3 yıl önce yapılan ödemelerin toplamının üç katı olduğunu vurguluyor.

Hiç şüphesiz, sadece geçtiğimiz yıl sağladığı 27 milyon doları aşan gelirle ödül töreni dernek için büyük önem taşıyor. NBC gibi bir kanaldan alınan parayı filmlerin restorasyonuna veya yapım bütçesine yardım etmek gibi amaçlarla kullanmak oldukça iyi bir fikir, ancak üyelerden birinin yaptığı açıklamaya göre, dernek ruhu bu fikrin tamamıyla dışına çıkmış durumda. Gelinen noktada daha ziyade, “para kazanmak için derneği sömürmek” gibi bir fikir hakim.

Dernek temsilcilerinden birinin iddialara cevaben yaptığı açıklamaları arasında, dernek bütçesinden yapılan ödeneklerin kâr amacı gütmeyen benzer amaçlı organizasyonların aynı işlemler için kullandığı market fiyatını baz alarak yasalara uygun biçimde muhasebecilerin denetimi altında yapıldığı ifadeleri de bulunuyor. Makaledeki finansal incelemelere göre, derneğin komite üyelerine dernek adına yerine getirdikleri görevler karşılığında 2020 mali yılı içerisinde toplamda 2 milyon dolara yakın ödeme yaptığı ve bu toplamın bir sonraki yılın bitimine kadar 2 milyon doları aşacak şekilde artış göstermesi ön görülerek hesaplandığı gözlemleniyor.

Yayımlanan makale, derneğin bütçe konusundaki kararlarının yanı sıra, aynı zamanda geçtiğimiz günlerde açıklanan aday listesini de mercek altına alıyor. Bu haftasonu dağıtılması planlanan ödüller kapsamında açıklanan adaylık listesinde “Emily in Paris” iki dalda aday gösterilirken uluslararası platformda önemli derecede beğeni toplayan “I May Destroy You” göz ardı edilmiş, bu durum “Emily in Paris” yazarları dâhil olmak üzere birçok kişinin tepki göstermesine sebep olmuştu.

Aynı zamanda adaylar arasında Sia’nın olumsuz eleştirilerin odağına yerleşen “Music” adlı filminin de müzikal veya komedi dalında “en iyi film ödülü”ne aday gösterilmesi tepki çeken konular arasındaydı. Makalede, Hollywood Yabancı Basın Birliği’nin 30 üyesinin “Emily in Paris” dizisinin çekimleri sırasında dizinin yapımcıları tarafından Fransa’ya getirildiği ve tüm masrafları karşılanarak ağırlandıkları da ortaya atılan iddialar arasında.

Üyelerin yaptığı açıklamalar, aday listesinde yer alan yapımlar konusunda alınan tepkilerin oldukça haklı olduğunu ve bu yüzden de dernek içerisinde köklü bir değişimin zorunlu olduğunu doğrular nitelikte.

2016 yılında ödül töreninin sunuculuğunu üstlenen Ricky Gervais, Altın Küre Ödülleri’ni “değersiz” ve “kafası karışık gazetecilerin birlikte fotoğraf çekilmek istedikleri kişilere verdiği küçük bir metal parçası” sözleriyle nitelendirmişti. 2014 yılında ise Gary Oldman verdiği bir röportaj sırasında, üyeleri “önemsiz kişiler” olarak adlandırarak ödül töreninin ise “aptal bir oyun”dan ibaret olduğunu söylemişti. Oldman daha sonra “En Karanlık Saat” (Darkest Hour) filmiyle ödüle değer görüldüğünde Hollywood Yabancı Basın Birliği’ne teşekkürlerini sunmayı da ihmal etmemişti.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal