Alberto Manguel, Arjantin Ulusal Kütüphanesi’nin başına getirildi

Alberto Manguel, Arjantin Ulusal Kütüphanesi’nin başına getirildi

Ülkemizde de yapıtlarıyla çok sevilen Arjantinli yazar Alberto Manguel, Kültür Bakanı Pablo Avelluto tarafından Buenos Aires’teki Ulusal Kütüphane’nin başına getirildi. Manguel’in ustası saydığı ünlü yazar Jorge Luis Borges de 1950’li yıllarda Ulusal Kütüphane’nin direktörlüğünü üstlenmişti.

Görevine 2016’nın Temmuz ayında başlayacak olan Manguel, “Bu atamadan büyük bir onur duydum. Bu kütüphanenin daha önceki direktörlerinin listesi ürkütücü ve kamçılayıcı” dedi.

Türkiye’de de “Okumanın Tarihi”, “Okumalar Okuması”, “Bütün İnsanlar Yalancıdır”, “Geceleyin Kütüphane”, “Borges’in Evinde” gibi kitaplarıyla tanınan Manguel’in, Ulusal Kütüphane’nin şimdiki direktörü Horacio González’in koltuğuna oturduktan sonra kütüphaneye yeni bir yönetim anlayışı ve pek çok yenilik getirmesi bekleniyor.

Kültür Bakanı Avelluto, “Manguel, Arjantin’in yurt dışında da çok iyi tanınan aydınlarından biri. Aynı zamanda kütüphane yönetimi konusunda derin bir bilgi birikimine sahip. Aynı insanda pek az bulunan iki meziyeti var: Hem yetkin bir yazar, hem de kütüphanecilik alanında uzman bir kültür yöneticisi” dedi.

Kültür Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, yeni Ulusal Kütüphane’de kütüphanenin gelecek kuşaklar için bir bilgi kaynağı olarak kullanılması özendirilecek, kültürel mirasın korunması desteklenecek ve dijital saklama olanakları genişletilecek.

Jorge Luis Borges’le olan dostluğuyla da tanınan Alberto Manguel, iki yıl önceki bir söyleşide şöyle demişti:

“Borges’le tanıştığımda 16 yaşındaydım. Öğleden sonraları Buenos Aires’teki Colegio Nacional’de okuyor, sabahları da bugün artık var olmayan Pigmalion kitabevinde çalışıyordum. Borges buradan kitap alıyordu. Bir gün bana evine gelip ona kitap okuyup okuyamayacağımı sordu, ben de kabul ettim. İki yıldan fazla bir zaman ona kitap okuyanlardan biri oldum… Ben okumaya başladıktan bir süre sonra beni durduruyor ve okuduğum parçayı tahlil ediyordu. Metni, nasıl işlediğini görebilmek için, bir saat tamircisi gibi demonte ediyordu. Olağanüstü bir şeydi bu. Zekâsı ve mizahını hiç unutmadım. Bu deneyime tanık olmak, bütün hayatımı etkileyecek müthiş bir kültür dersiydi.”

Kaynak: Buenos Aires Herald  

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal