‘1 Mayıs 1977’de ölen 41 kişinin Taksim’de bir anıtı olsun’

‘1 Mayıs 1977’de ölen 41 kişinin Taksim’de bir anıtı olsun’

78’liler Girişimi, 1 Mayıs 1977’de Taksim’de öldürülen 41 kişinin anısına yeni meydan düzenlemesinde bir anıt olması talebiyle İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat’la görüştü.

bianet‘ten Tuğçe Yılmaz’ın haberine göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) Taksim Kentsel Tasarım Yarışması, 1 Mayıs 1977 Katliamı anısına inşa edilmesi istenen anıt tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. 78’liler Vakfı Girişimi, bu talebi dile getirmek için dün (5 Kasım) İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat’la görüştü.

Görüşmeye, finale kalarak halk oylamasına sunulan üç projeyi anlatarak başlayan Polat, katılımcı bir demokrasinin gereği olarak halkın oylarına açılan projelerin toplumun tüm kesimleri tarafından sahiplenilmesi gerektiğini söyledi. Polat, projelerin özenli bir şekilde, tarafsız jürilerden oluşan heyetlerle değerlendirildiğini de ekledi. Kazanan projenin uygulama aşamasından sonra 1 Mayıs 1977 için bir anıt, heykel inşa edilmesi hususunda ise şunları kaydetti: “Taksim Meydanı’na 500 bin kişinin katıldığı ve 41 kişinin yaşamını yitirdiği bir günü hatırlatan bir anıtın dikilmesi benim için de bir onurdur.”

78’liler Vakfı Girişimi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yeniden düzenlenmesi planlanan Taksim Meydanı’na 1 Mayıs 1977’de katledilen 41 kişinin anısına bir anıt inşa edilmesini talep ediyor.

‘İstanbul Senin’

Mekân ve hafıza ilişkisine kendisinin de özenle eğildiğini belirten Mahir Polat özetle şunları söyledi:

“Hafıza ve hatırlamayı ben de Kültür Varlıkları üzerinden çalışıyorum. Hatırlamanın zorluğu meselesini biliyorum. Ve yıkımın sürekli konuşulduğunda insanların acısını dindiren bir şey olmadığını da. Taksim Meydanı’nda 1 Mayıs 1977 için bir anıt olması elbette bizim de dilediğimiz bir durum. Ancak burada kişisel bir tutumdan ziyade kamusal bir tutum alarak, toplumun tüm kesimlerini dahil ederek, onların da bu süreci sahiplenmesindeki önemi ısrarla vurgulamak istiyorum. Sadece geçmişi sahiplenmek için değil, geleceğe de nasıl bir miras bırakabiliriz diye, görevde olduğumuz süre boyunca katılımcı projelerle işimizi yapmaya devam etmek istiyoruz. Tam da bu nedenle ‘İstanbul Senin, Geleceğine Birlikte Karar Verelim’ diyoruz.”

Yeni kuşaklar nasıl hatırlayacak?

Polat’tan sonra söz alan 78’liler Vakfı Girişimi Sözcüsü Celalettin Can, 1 Mayıs 1977 için bir anıt dikilmesinin, demokrasi sürecine katkısından bahsederek hem kuşak olarak 78’liler hem de tüm Türkiye sosyalist hareketi açısından bu anıtın ne anlama geldiğini aktardı.

Şili’de, Latin Amerika’da Taksim Meydanı gibi toplumsal hafızanın korunmasının gerekliliğine dikkat çeken meydanlar ve anıtlar olduğunu söyleyen Can, 78’liler Vakfı Girişimi olarak İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’ndan ve İBB’den başlıca taleplerinin 1 Mayıs 1977 için bir anıt olduğunu dile getirdi.

1 Mayıs 1977 Katliamı’nda babası Rasim Elmas’ı kaybeden Birsen Gönül Kement ise şunları söyledi:

“Ben çocuklarıma o günü, dedelerini, onun nasıl bir insan olduğunu anlatıyorum. Ancak 62 yaşıma geldim. Ben daha ne kadar anlatabilirim, örneğin torunlarıma aktarabilir miyim, bizden sonraki kuşaklar 1 Mayıs 1977’yi nasıl hatırlar, bunu bilmiyorum. 41 kişinin adı yerde kalmasın, bizler artık 1 Mayıs anmalarında yerdeki o taşa bakarak kaybettiğimiz insanları anmayalım istiyorum. Bu mirasın korunması, geçmişin unutulmaması için orada bir anıt olsun istiyorum.”

Toplantıda ayrıca Karşı Sanat Çalışmaları’ndan Feyyaz Yaman, Naci Sönmez ve Maden Mühendisi Yılmaz Bayezıt da söz alarak finale kalan üç projeyle birlikte, 1 Mayıs 1977 özelinde mekânın hafızasının korunmasının gerekliliğine dair görüşlerini beyan ettiler. Kendisi de Cumartesi Anneleri/İnsanları’ndan olan, kardeşi gözaltında kaybedilen Feyyaz Yaman, mekânın hafızayı güçlendirmesinin ne derece etkili olduğundan bahsederek sadece bir anıt istemediklerini, aynı zamanda kente ve kentsel olana müdahalenin engellenmesi gerektiğini de ekledi.

78’liler Girişimi Heyeti

78’liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can, Prof. Ahmet Çakmak, Karşı Sanat Çalışmaları’ndan Feyyaz Yaman, Avukat Mebuse Tekay, 1 Mayıs 1977 Ailelerinden Gönül Kement, Barış İçin Kadın Girişimi’nden Nimet Tanrıkulu, Naci Sönmez, Eğitimci Sami Evren, Prof. Tahsin Yeşildere, Maden Mühendisi Yılmaz Bayezıt, Yunus Bircan.

78’liler Girişimi’nin açıklamasının tam metni

“1 Mayıs 1977 Katliamı’nı hatırlatacak bir sanatsal anıt düzenlemesi talep ediyoruz!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) ortak çalışmasıyla ‘İstanbul Kamusal Mekânlarına Kavuşuyor temasıyla açılan Taksim Meydanı, Bakırköy Meydanı ve Salacak Kıyısı tasarım yarışmaları son aşamalarına doğru ilerliyor.

İstanbul’da kamusal alanlar bilimsel ve katılımcı bir yaklaşım geliştirme hassasiyetli ile yeniden düzenleniyor.

Meydan düzenlemelerini kamusal kılmak için işletilen katılım süreçlerinde, özellikle çocuklar ve gençlerle yapılan çalışmalar dikkat çekiyor.

“İstanbul Senin’ diyerek yola çıkan İstanbul Büyükşehir Belediye’sinin (İBB’nin) konuya yaklaşımını her şeyden önce ülkede kamu kültürünün gelişimine katkı olarak yorumluyoruz.

Kentsel kamusal alanlar hakkında karar almak geleceğe olduğu kadar geçmişe karşı da sorumluluk taşımayı gerektiriyor.

Bir kentsel mekânı dönüştürmek o alanda süren olan yaşamın fiziksel ihtiyaçlarına cevap vermek kadar, mekânda birikmiş ortak belleğin tüm katmanlarıyla korunmasına da özen göstermeyi gerektiriyor.

Hele de söz konusu olan Taksim Meydanı gibi bir hafıza mekânı olduğunda, dönüşüm yıllar yıllarca örülmüş toplumsal ilişkilerin bütününe dokunmak anlamına geliyor.

Taksim Meydanı toplumsal muhalefetin kent mekânı ile var olan ilişkisinin fiziksel olarak sembolize edildiği bir mekândır.

Taksim Meydanı bu memlekette ifade özgürlüğünün, hak mücadelelerinin ve adalet talebinin görünür kılındığı mekândır da.

Yıllar ve yıllar boyunca çeşitlenen hak taleplerini kuşaklar ötesinde birleştiren, yaşayan, biriktiren, hala konuşan canlı bir organizmadır. Taksim Meydanı.

78’liler olarak halk oylamasına kalan son üç projenin bu bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Meydanın belirleyici karakterini, yani politik kimliğini örten ya da ikinci planda atan herhangi bir projenin ortak bellek kadar, ortak bir gelecek tahayyülü için de yaralayıcı olacağını düşünüyoruz, biz 78’liler.

Öncelikle örgütlü hak ve özgürlükler mücadelesinin sembolü olmuş bir meydan halk kitlelerini buluşturma özelliğinde olmalı, bundan yoksun olacak şekilde bir düzenlemeye maruz kalmamalıdır.

Bireylerden kitlelere, kitlelerden kitlelere buluşma fiziki sadece…

Kitleler tarihin önemli an’larında tarihsel/toplumsal olaylar etrafında buluşurlar.

Türkiye’nin İstanbul’unda gerçekleşen 1 Mayıs 1977 katliamı zamanının özelliklerini taşıyan böylesine önemli tarihsel/toplumsal buluşmanın ve katliamın adıdır.

1 Mayıs 1977 katliamının izlerinin görünür olmadığı bir meydan düzenlemesi belleksizliğin hükmünü sürdürmesi anlamına gelir ki toplumsal yaraların sağaltılması ve adalet duygusuyla sarılmasının önünde insani olmayan bir engeldir.

Tarih unutmuyor!

Büyük insanlık unutmuyor!

Tarihsel olarak gecikmiş adaletin ifadesi olsa da 78 Kuşağı ve kaybettiğimiz arkadaşlarımızın aileleri unutmuyor.

Hiçbir şey boşuna yaşanmadı!

1 Mayıs 1977 katliamının anısını hatırlatacak bir sanatsal anıt düzenlemesi talep ediyoruz.

1 Mayıs 1977 katliamının anısını sanatsallıkla hatırlatan bir imge ya da bir iz olarak gün yüzüne çıkaran ve meydanla buluşturan bir müdahale talep ediyoruz.

Sözün özü:

Talebimiz, Taksim Meydanı yarışmasını kazanacak mimari projenin sanatçılara referans olarak verileceği, davet usulü ya da açık katılımla düzenlenecek bir heykel yarışmasıdır.

Bu heykel yarışmasının danışma kurulunda, başta kuşağımızın yaşayan sanatçıları, edebiyatçıları, akademisyenleri, siyasetçileri olmak üzere, çoklu bir temsiliyet sağlanması önemlidir.

Kentlilerin doğal hareketliliğin bir parçası olacak biçimde mekâna yerleşecek, klasik anıt mantığından ziyade, çağdaş sanatın mekânı ve belleği yorumlama biçimlerine yakın bir sanatsal çalışma, Taksim Meydanı’nı toplumsal barışın meydanı kılmak için önemli, bir adım olacaktır.”

1 Mayıs 1977’de hayatlarını kaybedenler

Ahmet Gözükara (34, Öğretmen), Aleksandros Konteas (57, İşçi), Ali Sidal (18, İşçi), Ali Yeşilgül (?), Bayram Çıtak (37, Öğretmen), Bayram Eyi (50, İnşaat Ustası), Bayram Sürücü (İşçi), Diran Nigiz (34, Bekçi), Ercüment Gürkut (27, Öğrenci), Garabet Akyan (54, İşçi), Hacer İpek Saman (24, Öğrenci), Hamdi Toka (35, Seyyar Satıcı), Hasan Yıldırım (31, Uzel işçisi), Hatice Altun (21), Hikmet Özkürkçü (39, öğretmen), Hüseyin Kırkın (26, İşçi), Jale Yeşilnil (17, Öğrenci), Kadir Balcı (35, Tezgâhtar), Kadriye Duman ‘Kıymet Kocamış’, 25, Hemşire), Kahraman Alsancak (29, Uzel İşçisi), Kenan Çatak (30, Öğretmen), Leyla Altıparmak (19, Hemşire), Mahmut Atilla Özbelen (26, İşçi), Mehmet Ali ‘Mustafa’ Elmas (33, Öğretmen), Mehmet Ali Genç (60, Gece Bekçisi), Mehmet Ali Kol (?), Meral Cebren ‘Özkol’ (43, Hastabakıcı), Mürtezim Oltulu (42), Mustafa Ertan (Öğrenci), Nazan Ünaldı (19, Öğrenci), Nazmi Arı (26, Polis), Niyazi Darı (24, Öğrenci-İşçi), Ömer Narman (31, Öğretmen), Özcan Gürkan (?), Ramazan Sarı (11, Öğrenci), Rasim Elmas (41, Sinema Emekçisi), Sibel Açıkalın (18, Öğrenci), Tevfik Beysoy (?), Yücel Elbistanlı (?), Ziya Baki (29, Uzel işçisi), kimliği belirlenemeyen bir erkek.

Taksim Meydanı projesi

İBB, Taksim Meydanı’nın çehresini, sosyal ve tarihsel önemi doğrultusunda değiştirecek “Taksim Kentsel Tasarım Yarışması” projesi için 2 Mart’ta kayıtları almaya başladı.

Yarışmanın birinci kademesi için 4 kıta ve 29 ülkeden, 72’si yerli, 48’i yabancı, 26’sı karma olmak üzere, toplam 146 başvuru alındı.

Jüri değerlendirmesi sonucu ikinci kademeye 20 proje kaldı. İkinci kademe değerlendirme süreci, 20 Eylül 2020’de sonuçlandı. Jüri, yarışmaya katılan üç eseri, eşdeğer oranda ödüle layık buldu.

Kazanan projeler; Şerif Süveydan’ın liderliğindeki 15 no’lu proje, Bünyamin Derman’ın liderliğindeki 16 no’lu proje ve Kutlu İnanç Bal’ın liderliğindeki 19 no’lu proje olarak açıklandı.

Seçilen üç projenin, halkoyuna sunulmasına ve kazanan eserin, Taksim’in yeni yüzü olarak hayata geçirilmesine karar verildi.

İBB, “Taksim Kentsel Tasarım Yarışması”nda finale kalan üç proje için yapılacak halk oylaması öncesinde, 1 Ekim günü “Taksim Kentsel Tasarım Kolokyumu” ve ödül töreni düzenledi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu burada yaptığı açıklamada, oylamanın 19 Ekim-12 Kasım arasında yapılacağını, sonucun ise 16 Kasım’da açıklanacağını duyurdu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal