Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörlüğü’nden Boğaziçi direnişine destek için ‘şarkı söyleyen’ öğrencilere soruşturma: ‘Bulu’ya atanmış dedik, ne diyelim?’

Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörlüğü’nden Boğaziçi direnişine destek için ‘şarkı söyleyen’ öğrencilere soruşturma: ‘Bulu’ya atanmış dedik, ne diyelim?’

Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Rektörlüğü, Boğaziçi Üniversitesi bileşenlerine destek vermek için “şarkı söyleyen” öğrencilere soruşturma başlattı. Soruşturmalar, öğrencilerin ailelerine telefonla bildirildi. YTÜ Rektörü Tamer Yılmaz’dan ise henüz bir açıklama yok.

bianet’ten Dilek Şen’in haberine göre, Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Rektörlüğü, Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanan Melih Bulu’ya yönelik protestolara “Burçak Tarlası” adlı türkünün sözlerini uyarlayıp söyleyerek destek veren öğrenciler hakkında soruşturma başlattı.

Rektörlük, soruşturmaya gerekçe olarak da “yükseköğretim kurumunda kişilerin şeref ve haysiyetini zedeleme” suçlamasını gösterdi. Soruşturmalar, yetişkin yaştaki öğrencilerin ailelerine de telefonla “bildirildi”.

Öğrenciler, YTÜ Rektörü Tamer Yılmaz’ın henüz kendilerine bu konu hakkında bilgi vermediğini söylüyor.

‘Bulu’ya ‘atanmış’ dedik, ne diyelim?’

Öğrencilerden Esra, “Biz sadece intihalci dedik, atanmış rektör dedik. Atanmış zaten, seçilmiş değil. Nasıl hitap edelim? İntihal yapan birine intihalci demek de normal. Bu kanıtlanmış bir şey. Bu da doğru yani. Yalan söyleyelim istiyorlar, bizi yalana teşvik ediyorlar” diyor.

Esra, Yılmaz’ın altı ay önce atandığını ve önceki Rektör Bahri Şahin’den sonra kendisini “öğrenci dostu” olarak tanımladığını söylüyor:

“Bahri Şahin döneminde okulun içinde hareket edemez durumdaydık. Tüm kulüp toplantılarımız baskılanıyordu. Etkinliğe çağırdığımız akademisyenler okula alınmıyordu. Okulumuz, tüm tepkilere rağmen millet bahçesi yapıldı.

“Böyle bir baskı sürecinden sonra Tamer Hoca daha demokrat ve Öğrenci dostuyum’ iddiasıyla geldi. Eski rektör, bahçedeki orta kapıyı kapatmıştı. Tamer Hoca kapıyı açtı. Okulun içinde bisiklet sürdü, bize kitap hediye etti, kütüphane borcunu ödedi bir öğrencinin. Bunlar zaten yapabileceği asgari şeylermiş.

“Bugün biz kendimizi ifade etmeye çalıştığımızda o da Melih Bulu tarafında oluyormuş. Öğrenci dostu iddiası boşa düşüyor yani. Bu iddiayla gelen bir rektör öğrencileri şarkı söyledi diye onlara soruşturma açmamalı çünkü.”

Yılmaz’dan açıklama yok

Hakkında soruşturma açılan öğrencilerden Can da “Rektörümüz, hepimizin gönlümüzü kazanmıştı aslında. Ama şu anda hakkımızda açılmış bir soruşturma var ve ondan bir açıklama gelmiyor” diyor.

Can, ailesinin de üniversiteden bir yetkilinin, hem annesinin hem babasını aradığını anlatıyor:

“Şimdi böyle bir durumla karşı karşıya kaldım. Aileme de net bir şekilde söylemedim. Çünkü ailem muhafazakâr. Benim yanlış bir şey yaptığımı düşünebilirler. Ben de açıklama yapmak istemedim. ‘Başka bir konuyla alakalıdır’ dedim, geçiştirdim.

“Muhtemelen ‘Size ulaşamadığımız için ailelerinizi aradık’ diyecekler. Biz 15 yaşında insanlar değiliz, hepimiz mail adresi kullanmayı biliyoruz ve resmi şeyler genelde mail üzerinden ilerler. Kimse telefondan birbirini aramaz.”

‘Lisede bile velimi aramadılar’

Bir diğer öğrenci Beren de “Annemi arayıp okuldan aradıklarını söylemişler. İçerikle ilgili bilgi vermemişler ama bence bu bir okulun bir öğrencinin hem yetişkinliğine yapabileceği en büyük hakaret hem de onun güvenliği açısından da çok tehditkâr bir hareket. Benim lisemde bile hiçbir zaman velimi aramadılar. ‘Sen bir bireysin ve sorunlarımızı birlikte çözeceğiz” dediler. 22 yaşındayım, üniversiteye gidiyorum, ekonomik bağımsızlığımı elde etmiş biri olarak ailemin aranması konulduğum yerle ilgili olarak beni rahatsız etti. Sonuçta soruşturma benim adıma açılıyor” diyor.

‘Boğaziçi’ne desteğe devam’

Can, Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine, akademisyenlerine ve mezunlarına destek olmayı sürdüreceklerini söylüyor:

“Boğaziçi’ne neden destek olmayalım? Asıl soru bu. Üniversiteler atamalarla yönetiliyor. Bu hepimizin problemi. İnsanlar hakaret etmiyor, tepkilerini koyuyor, Bulu’yu istemediklerini söylüyorlar. Bir insan bu kadar mı yüzsüz olur?

“Üniversiteler kendi içinden çıkan adaylarla seçim yapsın, o zaman Boğaziçi’nde Melih Bulu seçilirse herkes saygı gösterir. Bu kadar tepki var ve o halen o makamda oturmaya devam ediyor. Ben buna anlam veremiyorum ve Boğaziçi’ne destek vermeye devam edeceğim.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal