Sent Antuan Kilisesi davasında tedbirin devamına karar verildi

Sent Antuan Kilisesi davasında tedbirin devamına karar verildi

Beyoğlu’ndaki Sent Antuan Kilisesi’nin sahibi olarak görünen İtalya Kraliyet Ailesi mensuplarının varislerinin, satılması girişiminde bulundukları kilisenin aldırdığı tedbir kararının kaldırılmasına yönelik itirazları reddedildi. Bu kararla kilisenin satış işlemi şimdilik gerçekleşmeyecek.

AA’dan aktarılan haberlere göre, Sent Antuan Kilisesi’nin satışının durdurulmasına yönelik tedbir kararı devam edecek.

İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinde, kilise üzerindeki tedbir kararının kaldırılması talebiyle açılan ara duruşmaya, davacı kilisenin avukatı Afşin Hatipoğlu ile davalılar Ferdinando Quelberto, Öjenyo Alfonso ve Marya Bana’nın mirasçıları adına avukat Simay Mukaddes Söğütoğlu katıldı. Duruşmada, kilisenin Başrahibi İulian Pişta ve mirasçıları bulup dava açmaları için vekalet aldırdığı belirtilen Sebahattin Gök de hazır bulundu.

Duruşmada, Sent Antuan Kilisesi avukatı Hatipoğlu’nun dava dilekçesindeki talebi üzerine, mahkemenin 4 Kasım 2016 tarihinde kilise taşınmazları üzerinde ihtiyati tedbir konulmasına karar verdiği belirtilerek, davalıların avukatı Söğütoğlu’nun 14 Şubat 2020 tarihli dilekçeyle bu tedbirin kaldırılmasını istemesi üzerine bu ara duruşmanın yapıldığı hatırlatıldı.

Vatikan müdahil olmak istemedi

Beyanı sorulan davacı kilise avukatı Afşin Hatipoğlu, mahkemeye dün sunduğu dilekçeyle Vatikan’ın Ankara Büyükelçiliğinin avukatı olarak feri (yan) müdahillik talebinde bulunduğunu kaydederek, Vatikan Ankara Büyükelçiliğinin müdahillik talebinin kabulüne karar verilmesini istedi.

Tedbire yönelik itirazları kabul etmediklerini, davalılar tarafından dosyaya sunulan belgelerin sıkıntılı olduğunu ve aynı sıkıntılı belgelerle açılan başka bir davada mahkemenin kararından vazgeçerek yargılamanın yenilenmesi hükmü kurduğunu anlatarak, “Paha biçilemeyen bir yer, hangi bedel üzerinden tedbire konu ediliyor? Sıkıntılı belgelerle tedbir kararı kaldırılırsa büyük bir hukuk garabeti gerçekleşecektir” diye konuştu.

Davalı varislerin avukatı Söğütoğlu ise tedbirin kaldırılmaması halinde müvekkillerinin mülkiyet hakkının ihlal edileceğini öne sürerek, tedbirin kaldırılmaması halinde teminat miktarı belirlenmesi ve teminatlı bir şekilde tedbirin devam etmesine karar verilmesi talebinde bulundu.

‘Vatikan devletine hakarettir’

Tekrar söz alan davacı kilise avukatı Afşin Hatipoğlu, kilise ana binasının, kök mirasçılarının beyanlarına istinaden 1970’li yıllarda Bakanlar Kurulu kararıyla Sent Antuan Kilisesi üzerine tescil edildiğini öne sürerek, “Davalıların zararı söz konusu değildir. Yüz yıldır Türkiye’ye bile giriş yapmayan bir ailenin zarara uğraması mümkün değildir. Yüz yıllık bir Katolik mabedinin değeri, belediye rayiç değeri üzerinden tespit edilemez. Bu Katolik cemaatine ve feri müdahillik talebinde bulunan Vatikan devletine karşı bir hakarettir” ifadelerini kullandı.

Davalılar avukatı Söğütoğlu da dönemin Bakanlar Kurulu kararına rağmen tapuda herhangi bir değişiklik yapılmadığını ve dava konusu parsellerin halen davalılar adına göründüğünü aktararak, “Meseleyi kişiselleştirmemek lazım. Davalılar sadece hukuki haklarını aramaktadırlar. Burada ne Katolikler ne de Vatikan devletine bir hakaret söz konusu değildir. Dini bir değere paha biçmek söz konusu olmamaktadır” dedi.

‘Tedbir kararına itiraz edildi’

Taleplerle ilgili ara kararını açıklayan mahkeme, söz konusu taşınmazların devri halinde telafisi imkansız zararların oluşabileceği ve bu durumda davacının mağdur olacağı gerekçesiyle tedbir kararı verilme şartlarının oluştuğunu belirterek, davalılar avukatının dava değeri olarak 10 milyon lira göstererek tedbirin kaldırılmasına talebine yönelik yasal bir hüküm bulunmadığını kaydetti.

Davanın alacak davası olmadığı, aynı hakka ilişkin tapu tescil davası olması sebebiyle davalının tedbirin kaldırılması talebinin, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na (HMK) uygun olmadığını aktaran mahkeme, tedbirin kaldırılması hususunun ancak alacak davalarında, ihtiyati haciz uygulamalarında değerlendirilebileceğini ifade etti.

Söz konusu davanın “alacak” değil, “tapu tescil” davası olduğuna ve tedbir kararının da yasaya uygun olduğuna dikkati çeken mahkeme, tedbire itiraz dilekçesinin reddine hükmetti.

Mahkeme, Vatikan’ın Ankara Büyükelçiliğinin feri müdahillik talebinin ise itiraza yönelik bu duruşmada değil, dava dosyasındaki ön inceleme aşamasında değerlendirileceğini hükme bağladı.

Duruşma çıkışı basın mensuplarına açıklama yapan Sent Antuan Kilisesi’nin avukatı Afşin Hatipoğlu, bugün tedbir kararının devamına karar verildiğini belirterek, “Dava yargılama aşamasında. Sonucun ne olacağını hep birlikte izleyip göreceğiz. Şu an için davacı taraf olarak bizim lehimize bir karar söz konusu. Beklediğimiz karar da buydu, hukuk da bunu gösteriyordu. Sent Antuan Kilisesi bu manada davada haklı olduğunu, bir adım daha önde olduğunu göstermiş oldu. Bu kararla birlikte artık taşınmazlarımız sağlam bir şekilde hukuki güvence altında” diye konuştu.

Süreç

Beyoğlu İstiklal Caddesi’ndeki Sent Antuan Kilisesi ve müştemilatının tescili, 1937 yılındaki kadastro tespit tutanağına göre, kilise adına değil, İtalyan Kraliyet Hükümeti uygulamalarında, 1937 dönemi itibarıyla kiliseler üzerine tapuda tescil yapılmadığından ve “ibadet yerlerinin kraliyet mensupları üzerine tescil edilmesi” teamülü gerekçesiyle İtalyan Kraliyet Ailesi mensupları adına yapıldı.

Kraliyet ailesi mirasçıları, 29 Ocak 1971’de Beyoğlu 1. Noterliği tarafından tanzim edilen bir belgeyle, parsellerdeki tüm haklarından feragat ederek, “mülkiyete ait tüm haklarının kiliseye ait olduğunu” beyan etti.

Sent Antuan rahipleri olarak bilinen ‘Ordine dei Frati Minori Conventuali’ rahiplerinin ve yasal temsilcilerinin kilisenin tescili için başvurdukları İtalya Başkonsolosluğu da bu taleple ilgili 11 Mart 2013’te, “319 adadaki parsellerin namı müstear adına kayıtlı olduğu, tescilin dönemin mevzuatına göre mecburen yapıldığı ve hazırlanan belgenin uluslararası teamül kapsamında kabul edilen kurallara ilişkin verildiği” yönünde bir belge hazırlayarak kiliseye verdi.

Varisler, kiliseyi satmak istemedi

Sebahattin Gök adlı bir kişi, İtalya, Amerika ve Fransa ile başka ülkelere giderek kilisenin de bulunduğu taşınmazların kayıtlı olduğu isimlerin varislerine ulaştı. Gök, kilise üstünde hakları olduğunu belirttiği şahıslara Çerkezköy Sulh Hukuk Mahkemesince mirasçılık belgesi ve vekaletname aldırdı.

Bu kişiler de Beyoğlu Tapu Müdürlüğüne başvurarak, yüz yılı aşkın süredir ibadethane olarak kullanılan, en büyük cemaate sahip en büyük Katolik kilisesi olarak bilinen Sent Antuan Kilisesi, avlusu ve avlunun önündeki altışar katlı 2 apartman ile 4 iş yerinin satılmasını istedi.

Beyoğlu Tapu Müdürlüğünün Sent Antuan Kilisesi’ne satış durumunu bildirmesi üzerine kilisenin başrahibi ve yetkilisi İulian Pişta, avukatı Afşin Hatipoğlu aracılığıyla 4 Kasım 2016’da İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak, tapunun kilise adına tescil edilmesi için “tapu tescil” davası açtı ve satışa karşı ihtiyati tedbir konulması talebinde bulundu.

Mahkemeden tedbir kararı

Mahkeme aynı gün davayı kabul edip kilise ve taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir kararı alınmasına hükmetti.

Yargılama sürecinde davalı variscilerin avukatı Simay Mukaddes Söğütoğlu, mahkemenin dava konusu taşınmaz üzerine 4 Kasım 2016’da koyduğu ihtiyati tedbirin kaldırılması talebiyle 20 Ocak 2020’de itiraz dilekçesi sundu.

Yapılan itirazı değerlendiren mahkeme, 31 Ocak 2020’de verdiği kararla, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 394/4 hükmü gereğince, taraf beyanlarını almak üzere itiraz duruşmasının 28 Şubat 2020’de yapılmasına karar verdi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal