Sempé’nin çizgileriyle sanatın sahnesinden yeryüzü sahnesine

Sempé’nin çizgileriyle sanatın sahnesinden yeryüzü sahnesine

Jean-Jacques Sempé, çizimlerinin tamamında dünyanın nasıl görünmesi gerektiğine değil, nasıl görünebileceğine yer veriyor. Espriyi, ironiyi ve trajikomik durumları bir araya getiren; hayatın akış yönünün tersine bakabilen ve oradan sonuçlara ulaşabilen bir çizer.

Sempé, en başından beri büyük hayatların gölgesinde kalanları çizmeye, buralardan sarkastik hikâyeler yakalamaya çalışıyor. Kendisini merkeze koyan ve bu nedenle hüsrana uğrayan insanlar var çizimlerinde. Bakmaktan çekindiğimiz, hâliyle göremediğimiz ayrıntılar ise söz konusu insanların gerçek yaşamını tarif ediyor. Bize bunları gösterirken bir an kafayı kaldırmamızı ve yaşamın akışında kaybolmaktan vazgeçmemizi istiyor.

Sempé’nin kaleminin ucunda bu kez sanat var; “Sahne Işıkları ve Diğer Şeyler”, yine az sözle çok şey anlatıyor ve çizgiyle eleştirip hayatın bir başka tarafını yansıtıyor.

Hayat ve temsil 

Sempé, sahne tozu yutanların, hem spotlar altındaki hem de perde kapandıktan sonraki anlarına yoğunlaşmış bu kitapta. Çizimler, sanatçı ile toplum arasındaki bağlantıyı sanatsal biçimde anlatma uğraşıyor.

Temsilini, kalabalıkların veya boş koltukların karşısında gerçekleştirenlerden tutun da sahne aşkı ile gönül meselelerini karıştıranlara dek pek çok tip var sayfalarda.

Acı dolu bir oyunun başarıyla sahnelenişinden sonra mutlu olan aktris ve aktörler, alkış ve suskunluklarla şekillenen tepki ve tepkisizliklerin tasvirine yönelmiş Sempé. Büyük kalabalıklar içinde yalnız kalan sanatçı ile kendisini tek başına hissettiğinde etrafının ne kadar kalabalık olduğunu fark edenler arasındaki ince ayrım da bu anlatıma dâhil.

Sanatın toplumdan kopuk olmadığını anlatırken sanatçının insanlığını ironik biçimde aktaran Sempé, mizansenle gerçek arasındaki sınırda geziniyor. Dolayısıyla hayat ve temsil hızla birbirine dönüşürken figüran, büyük oyuncu oluveriyor ve ünü salonları aşan bir oyuncu ise figüran…

Aslında bunlar, yaşamın da bir oyundan ibaret olduğunu, büyük sahnede herkesin kolayca birer aktris ve aktöre dönüşebildiğini anlatıyor. Gözden düşenlerin sahneden de düştüğü, onların yerini kimi zaman yetenek fukaralarının aldığı bir ortamı, acıklı ve komik biçimde betimliyor Sempé.

Baktığımız sahneden gözlerini bize diken ve dikmeyenleri, yeryüzü sahnesinde karikatürize eden Sempé, görünür olanın görmediği, görünmeyenin gördüğü bu hikâyede, kalabalığın gözü önündeki sanatçının kimliği, maskesi ve rolünden nasıl sıyrıldığını resmediyor.

Sahne Işıkları ve Diğer Şeyler, Jean-Jacques Sempé, Çeviren: Damla Kellecioğlu, Desen Yayınları, 64 s.    

 

 

 

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal