Atatürk Kitabı - Reklam Atatürk Kitabı - Reklam

Roma’dan Babil’e: Antik dünyadan yılbaşı kutlamaları

Roma’dan Babil’e: Antik dünyadan yılbaşı kutlamaları

Antik dönem insanları da yılbaşı kutluyorlardı. Roma’dan Babil’e, Hitit’ten Çin’e uzanan antik dünya medeniyetlerinin gelenekleri doğrultusunda yaptıkları kutlamalardan yedisi şöyle:

1) Babil, Akitu

Babillilerin yılbaşı, İlkbahar ekinoksu yani Mart ayı sonlarına denk gelmekteydi. Onlar için yeni yıl, doğanın kendini yenilemesi demekti. Akitu,  halkın oldukça uzun süren bu yenilenme kutlamalarına verdikleri isimdi. Festival sırasında şehirdeki tanrı heykelleri, geçit töreninin gerçekleştiği yerde olurdu ve kaosa karşı zaferi sembolize ederdi. Babilliler için yeni yıl, sembolik bir temizlenmeydi.

İlginç bir ritüel olarak da kralın her Akitu’da aşağılanması gerekirdi. Tanrı Marduk’un temsilcisi olan bir rahip, kralı ağlatmak için elinden geleni yapardı. Eğer hükümdar ağlarsa bu Marduk’un memnun olduğu anlamına gelir ve kralın kanunları genişlerdi. Çoğu tarihçi bu ritüeli kralın ilahi gücünü halk karşısında tazelemek için monarşi tarafından kullanılan bir oyun olarak görür. Ancak Babil toplumunun oldukça dindar ve geleneklerine bağlı bir topluluk olduğu düşünüldüğünde, pek çok hükümdarın da buna inanarak hareket etmiş olabileceği kesin.

2) Antik Mısır, Wepet Renpet

Mısırlılar, tamamen Nil nehrine bağlı yaşayan bir toplumdu. Onlar için yeni yıl, ovaların Nil tarafından sulandığı seller dönemiydi. Bu da genelde Temmuz ortasına denk gelirdi. Romalı yazar Censorinus: “Sirius, yani gökyüzündeki en parlak yıldız, 70 gün aradan sonra görünür olunca Mısırlılar yeni yılın geldiğini anlar” demiştir.

Mısır halkı için yeni yıl bir ritüelden çok, Mardi Gras şenlikleri gibiydi. Müzik, seks ve bol miktarda bira tüketilen bir gün olarak kutlanırdı.

3) Nowruz-Nevruz-Newroz

Nevruz,  başta İran olmak üzere hâlâ Orta Doğu ve Asya’nın pek çok yerinde bazı yerel farklılıklarla kutlanır. Şu anda pek çok halk tarafından kendi geleneklerine göre değerlendirilmek istenen bayram, aslında hiçbir halkın tekelinde değildir. Ancak geleneğin bilinen tarihi, olasılıkla bu ritüelin Zerdüşt dininin bir parçası olduğunu ve İran kökenli olduğunu söylemektedir. Geleneğin kökleri MÖ. 6. yüzyıla kadar uzanmaktadır.

Antik Nevruz’da hükümdarlar, ziyafetler verir, halka hediyeler dağıtır, günü tatil ilan ederdi. Ancak bu şenlik sadece hükümdar üzerinden kutlanan bir şenlik değil, aileler arasında da kutlanan bir şenlikti. 13 günlük şenlikte etraf aydınlatılır, ateşler yakılır, yumurtalar boyanır ve son günlerinde kralın yerine halktan bir taklidi geçerdi.

4) Hitit Yılbaşı

Hititler için yılbaşı, çoğu antik medeniyette olduğu gibi baharın simgesi olan ekinoksta, yani 21 Mart’ta kutlanırdı. Hakkında pek fazla metin olmayan ritüel hakkında söylenecek çok bir şey olmamasına karşın, festivalin Gök Tanrı’nın evi olan Yazılıkaya’da kutlanıldığı düşünülüyor.

5) Maya Yılbaşı

Mayalar, yılbaşını kendi takvimleri üzerinden kutlardı. 360 günlük takvimin bir ayı yirmi günden oluşurdu.  On dokuzuncu ay olan “wayeb” ise sadece beş günden oluşur ve Mayalılar tarafından “zaman dışındaki zaman” olarak adlandırılırdı.

Mayaların yılbaşı, şu an kullandığımız takvime göre hemen hemen Haziran ayına denk gelmektedir. Pek çok dini ritüelin beraber kutlandığı bu dönem, tam bir ritüel dönemidir. Mayalarda “8 B’atz” veya 8 Cheun” gibi ritüeller de yılbaşı ritüellerinin içindedir. Ancak yılbaşı, aslında aile içinde inananlar tarafından kutlanan, daha sade ve sakin bir şenliktir.

6) Roma, Janus

Romalıların yılbaşı da  İlkbahar ekinoksu dönemidir. Ancak, Ocak ayının birinci günü yılbaşı tatili anlamına gelmektedir. Romalılar için Ocak önemli bir aydır. Ocak, tanrı Janus ile sembolize edilir. Ocak ayı adına iki yüzlü bir tanrı olan değişimler ve başlangıçlar tanrısı Janus türetilmiştir. Bu yüzden Romalılar, servetlerini çoğaltmak, talihlerini değiştirmek için Ocak ayının birinci gününde yeni yılı kutlamışlardır. Böylelikle Christmas, aslında bir Pagan geleneği olarak Hristiyanlığa geçmiştir.

Tüm sene boyunca çılgınlar gibi çalışan bir toplumun, bir gece de olsa sebepsiz yere eğlendiği bir gün olarak işlevselleşmiştir.

7) Çin Yılbaşı

Çinliler için yılbaşı aslında çok farklı bir anlam barındırmaktadır. MÖ. 3000’e kadar dayanan bir gelenek olan yılbaşı, Çinliler için Ekim ayında, yeni başlangıçları simgeleyecek şekilde kutlanırdı. Bir efsaneyi barındıran kutlamalar üzerine anlatılan bir hikâye ise; Nian adında kana susamış bir canavarı (şimdiki Çince’de yıl anlamına gelir) korkutmak amacıyla kırmızıya boyanmış bambudan yapılan bazı nesneleri köylülerin yakmaları ve yüksek sesler çıkararak canavarı korkutmaları şeklindedir. Nian canavarı da bu şekilde kutlamaların bir parçası haline gelmiştir. Çinlilerin bu ünlü kutlamalarında kullandıkları kâğıttan canavarlar, aslında Nian’ı simgelemektedir.

Çinliler yeni yılda evlerini temizler, eski borçlarını öder, evlerini kâğıttan süsler ve aile fertleriyle toplanırlar.

 

 

Kaynak: Arkeofili

 

 

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal