Notos’un araştırmasına göre yüzyılın oyunu ‘Keşanlı Ali Destanı’

Notos’un araştırmasına göre yüzyılın oyunu ‘Keşanlı Ali Destanı’

Edebiyat dergisi Notos’un “Yüzyılın 40 Oyunu” adlı araştırmasında, usta yazar Haldun Taner’in kaleme aldığı ve bundan 56 yıl dünya tiyatrosuna armağan ettiği “Keşanlı Ali Destanı” ilk sırada seçildi.

Notos, her yıl farklı bir konuda yaptığı yıllık kamuoyu araştırmalarının 14’üncüsünde oyun metinlerine odaklandı. Oyun metinlerini bir edebiyat türü olarak öne çıkarma düşüncesi, okurların nitelikli metinlerle buluşması ve farklı alanlarda verimleri olan yazarların okuma ve yazma biçimlerine katkıda bulunmayı amaçlayan “Yüzyılın 40 Oyunu” soruşturması 237 yazar, yönetmen, oyuncu, dramaturg, çevirmen ve editörün oylarıyla belirlendi.

Araştırmanın ilk sırasında, Türkiye’de epik tiyatronun öncüsü kabul edilen Haldun Taner’in, 1964 yılında, epik bir halk tiyatrosu üslubunda kaleme aldığı “Keşanlı Ali Destanı” yer aldı. Listenin ikinci sırasına Melih Cevdet Anday’ın 1967 tarihli eseri “Mikado’nun Çöpleri” yerleşirken, onu Ekrem Reşit Rey’in 1967’de yazdığı “Lüküs Hayat” takip etti.

Dergideki 40 oyundan ilk 10’u ise şöyle sıralanıyor:

“Keşanlı Ali Destanı” – Haldun Taner, 1964

“Mikado’nun Çöpleri” – Melih Cevdet Anday, 1967

“Lüküs Hayat” – Ekrem Reşit Rey, 1967

“Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” – Aziz Nesin, 1977

“Asiye Nasıl Kurtulur” – Vasıf Öngören, 1970

“Zengin Mutfağı” – Vasıf Öngören, 1977

“Oyunlarla Yaşayanlar” – Oğuz Atay, 1958

“Ayak Bacak Fabrikası” – Sermet Çağan, 1965

“Mahmut ile Yezida” – Murathan Mungan, 1980

“Yedi Kocalı Hürmüz” – Sadık Şendil, 1968

‘Keşanlı Ali Destanı’

Oyun, Türkiye’de epik tiyatronun öncüsü kabul edilen Haldun Taner tarafından 1964 yılında kaleme alındı.

“Keşanlı Ali Destanı” Genco Erkal’ın rejisiyle Gülriz Sururi, Engin Cezzar ve Semiha Berksoy’la birlikte 40 kişilik dev bir kadroyla ilk kez 1964’te sahnelenmişti.

“Keşanlı Ali Destanı”, tipleri, çevresi, müziği ile yüzde yüz ‘bizim’ olan nefis bir hiciv komedisi. Keşanlı Ali adında bir gecekondu efendisinin kahramanlık destanının iç yüzünü anlatan oyun aslında, bir gecekondu ortamı içinde ‘asil’ büyük şehri, bütün toplumu hicvediyor.

Oyunun konusu şöyle:

Oyunun geçtiği Sineklidağ, büyük bir kentin eteklerinde yer alan, gecekondulardan oluşmuş, ezilen yoksul insanların yaşadığı bir varoş. Ali de Sineklidağ’da oturan bir genç ve adı Zilha olan, aynı semtte oturdukları bir kızı çok sever. Bir gün Zilha’nın amcası öldürülür ve suç Ali’nin üzerine atılır. İşlemediği bir cinayetten ötürü önce mahkûm edilen Ali, ardından bir kahramana dönüşür.

Sineklidağ’ın insanları Türkiyeli oldukları kadar herhangi bir toplumun geri kalmış zümresinin insanları da olabilirler. Bu nedenle Türkiye edebiyatının epik konulu en iyi eserlerinden birisi olan “Keşanlı Ali Destanı”, dünya çapında büyük ilgi görerek birçok tiyatro topluluğu tarafından defalarca sahnelendi. Avrupa’nın birçok şehrinde, Amerika’dan Lübnan’a kadar birçok ülkede oynanan oyun, Türkiye tiyatro tarihinde bir fenomen haline geldi ve halen güncelliğini yitirmedi.

 Yücel Erten’in rejisiyle tekrar sahnede

“Keşanlı Ali Destanı”, Yücel Erten’in rejisiyle ve Pervasız Tiyatro’nun prodüksiyonuyla yeniden sahneye taşındı.

Orijinal oyun metni ve müzikleriyle sahnelenen oyunun müzikleri Yalçın Tura’nın imzasını taşıyor.

İlker Ayrık’ın Keşanlı Ali’ye, Birce Akalay’ın Zilha’ya hayat verdiği oyunda Şerif Abla’yı Meral Çetinkaya, Derviş Dayı ve Sarhoş Rasih’i Köksal Engür, Madam Olga’yı da Nilgün Kasapbaşoğlu canlandırıyor.

Ayhan Anıl, Aykut Taşkın, Cem Cücenoğlu, Hilmi Özçelik ve Burak Şafak’ın da dahil olduğu 50 kişilik oyuncu kadrosuyla sahnelenen oyuna 10 kişilik bir orkestra eşlik ediyor.

Dekor tasarımını Barış Dinçel’in, kostüm tasarımını Gamze Kuş’un, ışık tasarımını ise Yakup Çartık’ın yaptığı oyunun müzik direktörlüğünü Çiğdem Erken, koreografisini de Hamit Erentürk üstleniyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal