Melania Trump heykeli tartışması: ‘Şaka mı, ciddi mi?’

Melania Trump heykeli tartışması: ‘Şaka mı, ciddi mi?’

ABD Başkanı Donald Trump’ın eşinin dünyaya geldiği Sloven köyünde inşaatlara boru döşeyen hemşehrisinin testeresinden çıkan heykeli, 21. yüzyılın yeni sanatsal paradoksu haline geldi.

First lady Melania Trump’ın doğum yeri olan Slovenya’nın Sevnica köyüne sekiz km mesafede, Sava Nehri kenarında heykeli yükseliyor. Kocasının ABD Başkanı olarak yemin ettiği törende giydiği mavi elbise dışında eski top model Melania Trump’ı çağrıştıran bir yanı olmayan ağaç gövdesi üzerindeki ahşap heykel, görenlere “şaka mı, ciddi mi” dedirtiyor.

‘Şirinlerden çıkmış gibi’

Bunun yanıtını ne heykeli sipariş eden ABD’li kavramsal sanatçı ne de sunumunu yapan sanat galerisi verebiliyor. Naif sanata yakın çizgideki yapıtla karşılaşmak zorunda kalan yerel halktan “Şirine” veya “korkuluk” gibi alaylı benzetmeler yükseliyor.

‘Melania görse beğenir’

Asıl işi, bir inşaat şirketinde hendek kazıp boru döşemek olan yerel sanatçı ise canlı bir ağacı testereyle keserek şekillendirdiği heykel için Melania Trump’ın “gelip görmesi halinde hoşuna gidebileceği” görüşünde.

Aynı köklerden zıt kutuplara

Yontucunun adı Ales ‘Maxi’ Zupevc. Amatörce ahşap işleriyle uğraşan boru döşeme işçisini 2018 yılında bulup yapıtı ısmarlayan ise kavram sanatının tanınmış isimlerinden Brad Downey.

ABD’nin Kentucky eyaletinde doğmuş olan ve toplum içinde şaka performanslarıyla tanınan Downey, The Washington Post gazetesinin yönelttiği sorular üzerine, Melania Trump yontusunun gayet ciddi olduğunu söyledi. Arkasında yatan fikri, ABD first ladysi ile aynı kasabada aynı zamanda doğan bir sanatçı bularak aynı köklerden gelen iki yaşamın nasıl bambaşka yönlere saptığını göstermek olarak açıkladı.

‘Kimbilir?’

Ljubljana’daki Match Galerisi, Downey’nin siyasi yapıtlar da içeren sergisi için hazırladığı tanıtımda bu heykelden “Belki toplum içinde yapılan bir şaka, belki de değil. Kimbilir?” diye söz etti.

Bu soruyu Berlin merkezli küratör Lukas Feireiss şöyle değerlendirdi:

“Bence güzel yanı, kimsenin yanıt verememesi: Ciddi mi yoksa şaka mı? Yapıtın gücü bu muğlaklıktan, hangisi olduğunu bizim kestirememizden geliyor. Gücünü her zaman buradan alacak.”

‘Nisan 1970’te aynı hastanede doğmuşlar’

Sonuç pek çok açıdan aldatıcı: Dünyayı gezip dolaşan provokatör bir sanatçının takdim ettiği mütevazi bir boru döşeyicisinin ilham verici öyküsü. Heykele bakıp gülebilir ve sonra güldüğünüz için kendinizi kötü hissedebilirsiniz.

Aynı köklerden başka paylaştıkları şey olmayan Ales Zupevc ile Melania Trump’ın aynı ayda (Nisan 1970) aynı hastanede doğduğunu aktaran Downey, ikincisiyle ilgili yapıt için ilkine gittiğini, zira akademisyen ya da ünlü bir sanatçı istemediğini, testereyle biçmeye uygun dokunuşu verecek bir hobi sahibini tercih ettiğini belirtti.

Testereyle şekillendirmenin kendisinin tercihi olduğunu vurgularken ‘güzelliği tamamlayacak siyasi saldırganlık istediği’ açıklamasını getiren ABD’li sanatçı, şunları söyledi:

‘Bağlamı önemli’

“Yan uğraş olarak sanat yapan işçi sınıfından bir adamın izlerini takip etmek istedim. Bu adam hep kendi kendine sanatla uğraşmış. Ünlü bir sanatçı olmak için yapmamış bunu. Bence bu çekici ve dürüsttü, akademi tarafından yozlaştırılmamıştı.”

“İnsanlar yontunun estetiğine gülebilir, ama bağlamı çok önemli. Bu, bir anıtı gelişigüzel yerleştirme değil. İnsanlar gülse de bağlamı yankılanmaya devam ediyor.”

‘Haftanın 7 günü çamura batmış halde’

Downey’nin çektiği belgesel filmde, Zupevc, işler yoğun olduğunda haftada 7 gün çalıştığını, bazen dizlerine kadar çamura batmış halde boru ve kablo döşediğini anlatırken iyi vakit geçirmek için kendi kendine ahşaptan baykuş, kadın garson gibi figürler şekillendirmeyi öğrendiğini anlattı.

‘Amerika’nın sahibesi’

Geçen yılın sonunda evini basan sanatçıların kendisine Trump’ın yemin töreninden mavi ceket giymiş ve kalabalığa el sallayan Melania’nın fotoğrafını gösterdiğini aktaran Zupevc, first lady için “Ondan hoşlandım, mütevazı, basit bir kadın” diyerek ekledi:

“Ama kabul edelim ki benim hiçbir şeyim yokken o Amerika’nın yarısına sahip.”

‘Pazarları eşi yerine Melania ile’

Bunun yaptığı ilk tam teşekkülü insan yontusu olduğunu ve yapıtından gurur duyduğunu vurgulayan Zupevc, işe gitmek zorunda olmadan eşiyle bir pazar geçirmek için her şeyi verecekken pazarlarını Melania’ya harcadığını belirterek sordu:

“Ama sonuç memnuniyet verici, değil mi?”

“Gelip kendi heykelini görebilir ve hoşuna gidebilir.”

 

Kaynak: Sputnik

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal