Leylâ Erbil’in kişisel arşivi dijital ortama aktarılıyor

Leylâ Erbil’in kişisel arşivi dijital ortama aktarılıyor

2013 yılında hayata veda eden yazar Leylâ Erbil’in kişisel arşivi, Boğaziçi Üniversitesi Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi bünyesinde yürütülen “Kişisel Arşivi Işığında Leylâ Erbil’in Edebi Dünyası” projesi kapsamında dijital ortama aktarılıyor.

Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Olcay Akyıldız’ın  yürütücülüğünde sürdürülen projeyle Leylâ Erbil’in kızı Fatoş Erbil tarafından 2016 yılında Boğaziçi Üniversitesi’ne bağışlanan yazarın kişisel arşivi kataloglandıktan sonra dijitize edilerek araştırmacıların kullanımına açık bir hâle getirilmeye çalışılıyor.

Erbil’in kişisel arşivinin edebiyatına nasıl bir arka plan oluşturduğunun ortaya çıkarılması hedefiyle hayata geçirilen projeyle yazarın yayımlanmış eserleri ile eserlerinin müsveddeleri, kişisel mektupları, biriktirdiği gazete ve dergi kupürleri, aldığı notlar gibi kişisel arşiv malzemesi arasındaki çift taraflı ilişkinin de ortaya koyulması amaçlanıyor.

Olcay Akyıldız’ın başında olduğu ekipte proje danışmanı olarak Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Zeynep Uysal, araştırmacı olarak aynı bölümden doktora öğrencileri Semiha Şentürk ve Şerife Seda Yücekurt Ünlü ve proje asistanı olarak İngiliz Edebiyatı Bölümü yüksek lisans öğrencisi Merve Şen yer alıyor. Boğaziçi Üniversitesi Arşiv ve Dokümantasyon Merkezi’nin sistemlerinden faydalanılarak tasnif ve kataloglama sistemi oluşturulan proje için Nurçin İleri ve Başak Deniz Özdoğan’dan da yardım alındı.

Arşiv üç kategoriye ayrıldı

Erbil’in arşivi üç ana kategoriye ayrıldı. İlk kategoride kişisel mektuplar, resmi yazışmalar, pasaport ya da kimlik kartı gibi şahsi belgelerden oluşan biyografik malzemelere yer verildi. Erbil’in metinlerine ait taslaklar, yayımlanmış ve yayımlanmamış metinlerinden oluşan malzemeleri ikinci kategoriyi oluştururken, son kategoride, ilk iki kategoride de yer almayan  çeşitli nesneler, kupürler, gazeteler, dergiler gibi malzemeler bulunuyor.

Şu ana kadar yaklaşık olarak 2 bin 500 belgenin kataloglandığı ve bunların yüzde 30’a yakınının dijitize edildiği projenin iki yılda tamamlanması hedefleniyor.

‘Hiçbir şeyi boş vermeyen bir yazar portresi’

Projenin yürütücüsü Akyıldız, yazarın zihninin çalışma sistemini, edebiyat metinleri ve arşivinde paralel olarak takip edebildiklerini belirtti:

“Sürekli biriktirerek, araştırarak, her yere notlar alarak çalıştığını görmek bizi asıl heyecanlandıran şey oldu. Örneğin, üniversite yıllarından kalma ders notları ve defterleri var, arkadaşlarıyla olan yazışmaları, çizimleri var. Bunlar hem yaşantısının parçaları hem de başvuru kaynakları.

‘Tuhaf Bir Kadın’da nasıl bir yazarın doğuşunu okuyorsak bu notlar sayesinde de kendi malzemeleri üzerinden bir yazarın doğuşunu takip etme şansımız oluyor. Sonuçta çıkan fotoğraf ise her zaman, her konuda var olup her şeyin çok farkında olan ve hiçbir şeyi boş vermeyen bir yazar portresi.”

Proje asistanı Merve Şen ise Erbil’in gündelik hayatıyla yazım pratiğinin ne kadar iç içe olduğunu görebildiklerini belirterek “zihni sürekli edebiyata içkin bir şekilde hareket ediyor” dedi.

 

Haber için Boun‘dan faydalanıldı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal