Atatürk Kitabı - Reklam Atatürk Kitabı - Reklam

Kütüphane kurmak isteyenlere ve istemeyenlere öneriler

Kütüphane kurmak isteyenlere ve istemeyenlere öneriler

Bir heves, bir nefes: kütüphane. Yazıya bilerek böyle başladım. Yıllardır her yerden duyarız. “Kütüphane kurma projesi” haberinin olmadı tek gün yok gibi.

Herkes çok meraklı ve çok isteklidir kütüphane kurmaya. Herkes çok kolay bir iş sanır kütüphane kurmayı. Aklına proje yapmak gelenler, “hele de sosyal sorumluluk projesi yapacak olanlar” hemencecik bir kütüphane kampanyası başlatır. “Bilim laboratuvarı” kurmak isteyene ise daha rastlamadım. Varsa yoksa ilk işleri kütüphane kurmak… Hele de bağış yoluyla, kampanyayla üniversitelerin, belediyelerin kitap toplaması beni hep şaşırtır. Bütçesi olan ve görevlerinden birisi kütüphane hizmetini sunmak olan kurumlar, neden bağış yoluyla bu çalışmayı yapar çözemedim. Gün içinde e-posta kutuma gelen onlarca ileti bu gündemlidir. Maillerdeki boş rafların fotoğrafları içimizi cız ettirir.

Bu yazı kütüphane kuracaklara ve kurmayacaklara öneriler sunmak amacıyla kaleme alınmıştır. Bundan sonra kütüphane kuracak ve kurmayacak kuruluşların, yurttaşların faydalanmasını, kütüphanecilik açısından farkındalık yaratmak amaçlamaktadır.

Kütüphanecisiz kütüphane olur mu hiç?

Kütüphane açmak ciddi bir iştir. Kütüphaneler süreklilik gerektiren, yaşayan mekânlardır. Kütüphane kurarken sürdürülebilirlik mutlaka planlanmalıdır.

Kütüphane kurarken ilk yapacağınız iş bir kütüphanecinin olmasıdır. Çünkü kütüphaneyi kütüphaneci kurar. Kütüphanenin fiziksel büyüklüğüne ve koleksiyon sayısına göre her kütüphanede en az iki kütüphaneci ve kütüphane yardımcı elemanları profesyonel olarak çalıştırılmalı ve bu çalışanlar kütüphanecilik hizmetleri dışında başka bir yerde istihdam edilmemelidir.

Kütüphaneci yerine başka disiplinlerden mezun insanların kütüphanelerde çalıştırılması ve bunda ısrar edilmesi kütüphane kurumu için başarısızlığın ilk adımıdır. Kütüphaneci ile birlikte farklı disiplinlerden çalışanların birlikte çalışması kütüphanedeki verimliliği artırır.

Kütüphanecilik/bilgi ve belge yönetimi bilim mi?

Kütüphanecilik bir bilim dalıdır. Dünyada ve ülkemizde kütüphaneci yetiştiren bağımsız üniversiteler, fakülteler bulunmaktadır. Ülkemizde bu alanda 12’den fazla üniversitede okuyan bine yakın lisans öğrencisi, yüze yakın yüksek lisans, doktora öğrencisi vardır. Kütüphanecilik = Bilgi ve Belge Yönetimi bölümlerinde onlarca akademisyen, öğrenci yetiştirmektedir. Bu alan yılda en az iki ulusal, uluslararası sempozyum, onlarca çalıştay yaparak, iki hakemli bilimsel dergi yayınlayarak bilimsel üretime katkı sunulmaktadır.

Politikasız kütüphane: Rotasız bir gemi

Kütüphanenin mutlaka bir politikası olmalıdır. Bu politikada hizmet vereceği gruplar; çocuk, genç, yetişkin veya akademik kütüphane, okul kütüphanesi, araştırma kütüphanesi, halk kütüphanesi, üniversite kütüphanesi, sanat kütüphanesi, şiir kütüphanesi, edebiyat kütüphanesi vb gibi belirlenmiş bir hizmet alanı, uzmanlık alanı olmalıdır. Politika oluşturulurken, çalışma saatleri, kütüphane kuralları, üyelik şartları, hizmetlerin ücretli yada ücretsiz olması ve ödünç politikası, koleksiyon politikası (satın alma, bağış, değişim) mutlaka belirtilmelidir. Çalışma saatleri kullanıcıların özelliklerine göre belirlenmeli, personel altyapısına göre uzun saatler açık tutulması sağlanmalı ya da 7/24 kapanmadan hizmet sunulmalıdır.

Bütçe – kaynak – para = Nitelikli koleksiyon 

Kütüphanedeki koleksiyon (kitap, e-kitap, dergi, dvd, veri tabanı) kütüphanenin hizmet alanları, kullanıcısı profili netleştirildikten sonra alınır.

Bağışlayın beni ama ‘bağışla’ kütüphane kurulmaz

Bağışla gelecek kitap, sizin hizmet alanınıza uygun kaynak olup olmayacağı, yenilik eskilik performansı, içindeki bilgilerin güncelliği, bilimselliği vb. konularda sorun yaratabilir.

Kütüphanenin mutlaka kitap ve kitap dışı materyalleri alacağı bir bütçesi olmalıdır. Bu bütçeler en az yıllık, 2 yıllık, 3 yıllık planlanmalıdır.

Kısa vadeli girişimler, heyecanlar kütüphaneyi yaşatmaz. Kütüphane uzun soluklu bir koşudur. Hizmet verilecek kullanıcı sayısına göre, yeterli  sayıda kaynağa sahip olmalıdır. Kaynakların güncelliği ve niteliği kullanımı artırıcı önemli bir temel unsurdur. Güncel olmayan, okurun ihtiyacını karşılamayan koleksiyonlar kütüphaneye depo vazifesi yaptırır. Koleksiyon seçiminde, kütüphanenin potansiyel kullanıcısı olacaklara kütüphaneye edinilecek kaynaklar hakkında fikir sorulmalı, kütüphanenin satın alma listeleri için okuyucu öneri listeleri oluşturulmalıdır. Kurulmuş bir kütüphane koleksiyonunu zenginleştirmek için faaliyet verdiği kullanıcıya göre belirli başlıklar-temalar altında bağış toplamak sonraki çalışmadır.

Mimari ve estetik bir eser: Kütüphane

Kütüphanenin bir binası (yapısı olmalıdır). Dünyada kütüphane binası, hem kütüphanecilik biliminin hem de mimarlık (tasarım) bölümlerinde ders olarak özellikle işlenmektedir. Kütüphane binaları ulaşılabilir, sıcak ve soğuktan etkilenmeyecek, havadar, ışık alan, ses yalıtımına sahip, ergonomik, estetik ve mimari yapılardır.

Okullarda, üniversitelerde, kültür merkezlerinde bağımsız olarak tasarlanmayan kütüphane yapılarında, bu mimari, estetik özellikler aranmalı, kullanıcılar için yeterli bir fizik alana bulunmalıdır.

Kütüphane binalarının iç donanımları estetik ve ergonomik olarak ulusal ve uluslararası standartlara uygunluk göstermeli; raf boyları, masa boyları, oturma sistemleri ferah ve konforlu olarak tasarlanmalıdır.

Okul kütüphanelerinde ve çocuk kütüphanelerinde bu tasarımsal özellikler çocuğun fiziksel yapısına ve estetik dünyasına uygun olmalıdır.

Kütüphane mekânları eğlenceli, konforlu, göze, kulağa ve ruha seslenecek estetik donanımlara sahip olmalıdır. Kütüphane eğlendirir, dinlendirir, bilgilendirir. Kütüphane içinde dinlenme alanları, zekâ oyunları için oyun alanları, etkinlik ve atölye alanları planlanmalıdır.

Kütüphaneler yaşam boyu eğitim veren, eğlendiren, dinlendiren mekânlardır. Bu mekânları okuyucuları için çekici kılacak olan halkla ilişkiler çalışmaları yapılmalıdır.

İletişim: Kütüphaneni okura duyur

Kütüphanelerde hizmet alanına göre etkinlikler, söyleşiler, atölyeler yapılarak kütüphaneler yaşam merkezi haline getirilebilir. Her kütüphane kütüphanesinin politikasına göre, kullanıcısına göre bu çalışmaları hayata geçirebilir. Etkinlik çeşitliğini artırabilir.

İyi bir kütüphane hizmeti otomasyon programı ve online hizmetlerle başlar. Kütüphanedeki kaynakları kütüphanenin internet sayfasındaki kataloglardan taranabilmelidir. Web sayfası günümüzde önemli bir erişim aracıdır. Web sayfasıyla beraber yeni medya ortamlarında “sosyal medya hesapları” ile kütüphanedeki hizmetler, yeni gelen yayınlar mutlaka duyurulmalıdır.

Kütüphane korsanı/korsanları sevmez: Telife saygı

Bütün kütüphane hizmetleri planlanırken kütüphaneciler yasalara, telif haklarına ve meslek etik ilkelerine, düşünce özgürlüğü ilkelerine ve evrensel insan haklarına uygun davranmalıdır. Bu bilinçle okurlara hizmet sunmalıdır.

Hayırseverlerin, bağışçı yurttaşların, ticari tüzel kişiliklerin, sivil toplum kuruluşlarının kütüphane kurma çabaları değerli, önemli ve takdire değerdir.

Moral bozmak, heves kırmak istemem ama kütüphane duyarlığı kazanan değerli topluluğa kütüphanenin kitap ve raflardan ibaret olmadığını söylemek isterim.

Kütüphaneler: Halka hizmet

Kütüphane hizmeti kamu hizmetidir. Merkezi yönetim ve yerel yönetimlerin yukarıdaki ilkeler ve standartlar ışığında sürdürülebilir kütüphaneler açmaları ve bu hizmeti devam ettirmeleri ilgili bakanlıkların birincil görevleridir. Kütüphane yurttaşların hakkıdır. Çocukların hakkıdır. Bu alandaki yasalar, beyannameler, sözleşmeler bu hakkın eşitçe yurttaşlara sunulmasını sağlamalıdır.

Üniversite kütüphaneleri YÖK’e  Başbakanlık’a bağlı; okul kütüphaneleri ilgili şube müdürlükleri üzerinden Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı; halk ve çocuk kütüphaneleri Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü üzerinden Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlıdır. Bunların dışında kalan yerel yönetim kütüphaneleri ilgili büyükşehir belediyelerine ve ilçe belediyelerine bağlıdır.

Bu kurumların halka kütüphane ve bilgi hizmeti sunma sorumluklarını yerine getirmeleri gerekir. Eksik hizmetlerin bildirilmesi, talep edilmesi, denetlenmesi yurttaşların ve STK’lerin özverisiyle gerçekleşmelidir.

Sonuç yerine: Gelenek, gelecek: Kütüphane 

Osmanlı’da başlayan ve Cumhuriyet döneminde devam eden köklü kütüphanecilik geleneğinin son 70 yılı bilimsel olarak yapılmaktadır. Bilimsel kütüphaneciliğin sürmesi kütüphanecilerin çalıştığı, sürdürülebilir, bütçesi, politikası belirlenmiş kütüphanelerle devam etmelidir. Tüm ülkede okullarda, mahallelerde, ilçelerde, illerde kütüphaneler zinciri yaygınlaşmalı, gezici kütüphaneler kütüphanesiz yerleri turlamalı. Kütüphanelerin aydınlık ışığı sarsın her yanı.

* Aydın İleri, Türk Kütüphaneciler Derneği Genel Başkan Yardımcısı –  Okul Kütüphanecileri Derneği Başkanı aydinileri@gmail.com @aydinileri 

2 yorumlar

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal

2 Yorumlar

  • MESUT TİM
    21 Temmuz 2018, 11:37

    Bu yazıdan anladığım, siz kütüphane kurmayın… Türkiye’nin şartlarını bilmeden, merkezi illerden dışarı çıkmadan, ayağı toprağa basmamış birinin yazdığını düşünüyorum. Türkiye’de eğitim seviyesinin, insanların okur-yazar durumunu tam kavramadan klasik bir yazı. Aynı devlet ağzı… Bu şartlarda kütüphane faydalı olur düşüncesi. Onun dışındakiler tu kaka… KİTAP OKUMASAYDIM BU YAPTIKLARIMIN HİÇBİRİNİ YAPAMAZDIM diyen GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK de zaten bu yazıda anlatılan kütüphanelerden faydalanmıştı. 1’in 0’dan büyük olduğunu bilmeyen bir düşünce ürünü bir yazı olarak görüyorum bu yazıyı. 1950 yılından beridir kitaba, kütüphanelere ulaşmakta zorluk çeken milyonlarca insan varken, kitaba – kütüphaneye ulaşmayı bu kadar zorlu bir halde sunan bu yazıyı kabul etmediğimi bildiririm… Anlayışınız için teşekkürler… mesuttim@gmail.com

    CEVAPLA
  • Sevgi Ölmez
    22 Temmuz 2018, 04:04

    Çok güzel açıklayıcı bir yazı olmuş, elinize sağlık

    CEVAPLA