Ken Loach’dan açlık grevleriyle ilgili mektup

Ken Loach’dan açlık grevleriyle ilgili mektup

Filmleriyle işçi haklarına, özgürlüklere, sosyal adaletsizliklere, emekçilerin sorunlarına değinen İngiliz yönetmen Ken Loach, Londra’daki Kürt Film Festivali bağlamında, PKK lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecride karşı HDP Milletvekili Leyla Güven öncülüğündeki açlık grevi eylemleri için bir mektup kaleme aldı. İskoç avukat ve aynı zamanda Loach’ın filmlerinin senaristi olan Paul Laverty ile mimar ve aktivist Sarah Glynn tarafından da imzalanan mektupta “Siyasi düşüncesi ne olursa olsun siyasi bir tutsağın temel insan haklarının yok sayılması asla kabul edilemez” denildi. Mektupta yönetmenin açlık grevlerini ilkeli, cesaretli bir eylem olarak nitelemesi dikkat çekti.

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in 8 Kasım 2018’de başlattığı süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemi 159. gününde devam ediyor. Güven’in ardından Türkiye cezaevlerinde, dışarıda ve dünyanın birçok yerinde başlatılan açlık grevi eylemleri 1 Mart itibariyle 7 binden fazla tutuklunun katılımıyla sürüyor.

Şimdiye kadar 7’si cezaevlerinde biri Almanya’da olmak üzere 8 kişi tecridi protesto etmek için yaşamına son verirken, açlık grevi eylemcilerinin de sağlık durumu giderek kötüleşiyor.

Ülkeler için utanç konusu

Ken Loach, kaleme aldığı mektupta şu ifadeleri kullandı:

 “Bizler, açlık grevi eylemi yapan 7 binden fazla Kürdü ve tutuklu Kürt lider Abdullah Öcalan’ın temel insan hakkı çerçevesinde; ailesi ve avukatları tarafından ziyaret edilmesine izin verilmesi taleplerini desteklediğimizi belirtmek istiyoruz. Birçok insanın temel insan hakları için açlık grevine girmesi; ilkeli, cesaretli ve kolektif bir eylemdir. Bu eylem, uluslararası hukuku uygulamayı reddeden ve Öcalan’ın çektiği vahşi zulmü sonlandırmayan bütün ülkeler için bir utanç konusudur.

Öcalan’ın taşıdığı önem sendikal hareket tarafından bilinmektedir. Durham Madenciler Galası, 2018’deki uluslararası kampanyalarını ‘Öcalan’a Özgürlük’ olarak belirledi. Öcalan’ın halk demokrasisi, çok kültürlülük ve kadın hakları konusundaki fikirleri, Kuzey Suriye’nin ağırlıklı Kürt özerk bölgesinde yapılan toplumsal değişikliklerin temelini oluşturuyor. Türkiye’deki Kürtler için sürekli barışçıl ve onurlu bir çözüm çağrısında bulunan Öcalan, Güney Afrika’daki Mandela gibi gelecekteki barış çözümlerinin kilit ismidir.

Siyasi düşüncesi ne olursa olsun siyasi bir tutsağın temel insan haklarının yok sayılması asla kabul edilemez. Bir kez daha siyasi kurumlarımız başarısız olmuş ve uluslararası dayanışmada öncülük halka bırakılmıştır.

İmza: Ken Loach, Paul Laverty, Sarah Glynn”

 

Kaynak: Yeni Yaşam

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal