İtalya’da dava konusu olan ‘Mona Lisa’, Leonardo da Vinci’nin tablosunun ilk versiyonu mu?

İtalya’da dava konusu olan ‘Mona Lisa’, Leonardo da Vinci’nin tablosunun ilk versiyonu mu?

Yukarıdaki fotoğrafta görülen 1960’larda Londra’daki bir evde asılı duran Leonardo da Vinci’nin meşhur “Mona Lisa” tablosunun bir kopyasının, Paris’te Louvre Müzesi’ndeki asıl tablonun ilk versiyonu olup olmadığına yönelik ilginç dava bu hafta İtalya’da başladı.

2012 yılında Mona Lisa Vakfı adındaki kuruluş, bu tablonun dünyanın en büyük dahilerinden Leonardo da Vinci’nin ikinci “Mona Lisa” tablosu olduğunu büyük bir tanıtımla iddia etti.

BBC Türkçe ’den Peter Ball’un haberine göre, Bu iddia hem ressamın öneminden hem de Mona Lisa’nın dünyanın en meşhur tablolarından biri olması dolayısıyla sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı.

İki tablonun karşılaştırılması.

Vakıf, İsviçre’de yaptığı tanıtımda ileri sürdüğü bir dizi kanıt ile bu tablonun “Mona Lisa” portresinin bilinmeyen bir önceki versiyonu olduğunu iddia etti. Ancak eserin sahibinin kendileri olmadığını da belirtti.

Tablonun, adı açıklanmayan uluslararası bir konsorsiyuma ait olduğu açıklandı.

Londra’da yaşayan çift ‘Tablonun yüzde 25’i bizim’ diyor

Ancak Londra’nın güneyindeki evlerinden açıklama yapan Andrew-Karen Gilbert çifti, tablonun yüzde 25’ine sahip olduklarını iddia ediyor.

Çift, Mona Lisa Vakfı bu açıklamayı 2012 yılında yaptığında vakıf ile bağlantıyı geçtiklerini ve bu bilgiyi verdiklerini ancak vakfın resmin sahibine dair bir açıklama yapamaması sebebiyle kime karşı yargı yoluna gitmeleri gerektiğini bilemediklerini söylüyor.

‘Tarihi kanıtlara göre Da Vinci olmalı’

ABD’nin California eyaletinden Mona Lisa Vakfı’nın iddiasını araştırmak üzere İsviçre’ye uçan Profesör Jean-Pierre Isbouts ise başta bu iddiaya karşı şüpheyle yaklaştığını ancak tablonun önünde 5 dakika durduktan sonra bunun bir Da Vinci tablosu olduğuna inandığını söylüyor.

Profesör Jean-Pierre Isbouts aynı zamanda kimi tarihi kanıtlara baktığı zaman da bunun Da Vinci olduğuna kanaat getirdiğini aktarıyor.

Jean-Pierre Isbouts, 16. yüzyıl tarihçilerinden ve Da Vinci’nin biyografisini yazan Giorgio Vasari’ye göre, Da Vinci’nin daha önce de “Mona Lisa” tablosu üzerinde 4 yıl çalıştığını ve bu tabloyu yarım bıraktığını söylüyor.

Isbouts, aynı zamanda kimi tarihi metinlerde Da Vinci’nin iki farklı alıcı için “Mona Lisa” tablosu üzerinde çalıştığını ve bunun da iki farklı tablo yapması ihtimalini ortaya çıkardığını belirtiyor.

Mona Lisa Vakfı’na göre iki resmin renk düzlemi çalışıldığında da resmin Da Vinci tarafından yapıldığı ortaya çıkıyor.

Amerikalı akademisyen, bilimsel araştırmaların da kompozisyona, kullanılan renklere ve resmin tarihine bakıldığında resmin Da Vinci tarafından yapıldığını ortaya çıkardığını aktarmakta.

‘İddialar doğru değil’

Ancak Oxford Üniversitesi’nden sanat tarihi profesörü Martin Kemp ise bu iddiaların doğru olmadığına inanıyor.

Tarihçi Giorgio Vasari’nin Floransa üzerinde çalıştığını, bu yüzden “Mona Lisa”nın bitmemiş olduğunu düşündüğünü ancak büyük ihtimalle Da Vinci’nin Mona Lisa’yı Floransa’dan gittikten sonra bitirdiğini aktarıyor.

Kemp’e göre bilimsel çalışmalar da resmin Da Vinci’ye ait olduğunu tam olarak kanıtlayamıyor.

Tablo İngiltere’de bulundu

Bazı kişilerin tablonun Da Vinci tarafından yapılmasına inanmasında eserin ortaya çıkışı da önemli rol oynuyor.

Eleştirmen, sanat tarihçisi ve yazar Hugh Blaker, İngiltere’nin Somerset kentindeki bir köşkten 1913 yılında satın aldığında tablo birden ortaya çıkıyor.

Aberystwyth Üniversitesi’nden Blaker’ın hayatını çalışan tarihçi Robert Meyrick, Blaker’ın bu tabloyu bulmasıyla bir şey yakaladığını düşündüğünü belirtiyor.

Blaker; Rubens, Velázquez, El Greco, Manet, Constable ve Turner gibi çok ünlü ve yetenekli ressamların işlerini satarak başarı kazansa da “Mona Lisa” tablosunu hiç satamamış.

Blaker’ın ölümünden sonra tablo bir başka sanat simsarı Henry Pulitzer’ın eline geçiyor. Pulitzer’e göre “Mona Lisa” tablosu Louvre’deki aslından çok daha etkileyici.

Pulitzer, bu eserin gerçekten de Da Vinci’ye ait olduğunu inanıyor ve bunu kanıtlamak için bütün parasını harcamaya başlıyor.

Londra’da yaşayan Andrew Gilbert ise yaptığı açıklamada, ailesinin 1964 yılında bu tablonun yüzde 25’ini satın aldığını gösteren bir belgeyi sundu.

Pulitzer, resmi İsviçre’de bir bankadaki kasaya saklıyor; ölümünün ardından ise 2008 yılında tablo uluslararası bir konsorsiyumun eline düşüyor.

Gilbert ailesinin tabloya sahi olduklarını kanıtlamak için gösterdikleri bir belge.

Mona Lisa Vakfı ise Gilbert ailesinin iddiasına şiddetle karşı çıkıyor.

Gilbert ailesi de bu iddialarını kanıtlamak için “sanat dünyasının Sherlock Holmes’u” olarak bilinen Uluslararası Sanat Kurtarma Kurumu’nun CEO’su Christopher Marinello’yla birlikte çalışıyor.

Şimdiye kadar 510 milyon dolar değerinde sanat eserinin sahiplerine geri dönmesini sağladıklarını söyleyen Marinello, tablonun Da Vinci’nin olup olmadığını bilmediğini, sadece tablonun asıl sahibi olduğunu iddia eden Gilbert ailesine geri dönmesini sağlamaya çalıştığını söylüyor.

Gilbert ailesi de tablonun Da Vinci’ye ait olup olmadığından emin değil.

Karayipler bağlantısı

İtalya’da bu hafta görülen duruşmada ise ilk defa Mona Lisa Vakfı, tablonun sahibinin Karayipler’deki Anguilla Adası’ndaki Mona Lisa Inc olduğunu açıkladı.

Bir sonraki duruşma ise Mart ayında görülecek.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal