Hedef 50 bin imza: ‘Heybeliada Sanatoryumu, tıp tarihi müzesi ve karantina merkezi olsun’

Hedef 50 bin imza: ‘Heybeliada Sanatoryumu, tıp tarihi müzesi ve karantina merkezi olsun’

İstanbul Heybeliada’daki Türkiye’nin ilk pandemi hastanesi ve 200 dönümlük arazisinin ‘İslami Eğitim Merkezi’ kurulmak amacıyla Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredilmesine karşı imza kampanyası başlatıldı. Sanatoryumunun “tıp tarihi müzesi ve karantina merkezi” olması için başlatılan kampanyada 50 bin imza hedeflendi.

Türk Toraks Derneği’nin başlattığı kampanyada, Heybeliada Sanatoryumu’nun Türkiye Cumhuriyetiyle neredeyse yaşıt ve sağlık alanında hizmet etmiş bir kurum olduğu vurgulanarak “Arşivleri, binası ve geçmişi, orada yapılan araştırmaları ve yatan hastaları ile çok özgün bir tıp tarihine sahip olan bu yapı, tüberküloz müzesi ve karantina hastanesi ve merkezi olmalıdır” denildi.

Kampanya metninde dünyada buna benzer tarihi yapıların amaçları dışında değil, geçmişlerine uygun olarak korunduklarına dikkat çekildi.

Change.org’da başlatılan imza kampanyası metni şöyle:

’81 yıllık hizmetinin ardından 2005 yılından beri atıl durumda tutulan Heybeliada Sanatoryumu’nun, basında Diyanet Vakfı’na devredileceği ve sit alanına dini eğitim merkezi inşa edilmesinin gündeme geldiği yönünde haberler çıkmaktadır.

Bu konu gündeme geldiği için İzmir Milletvekili Aytun Çıray, Türkiye’nin ilk verem hastanesi olan ve 1924 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla açılan Heybeliada Sanatoryumu’nun Diyanet Vakfı’na devredileceğinin doğruluğu ile ilgili soruları, Anayasanın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğü’nün 96. Maddesi gereğince Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay’a sormuştur.

Heybeliada Sanatoryumu, Türkiye Cumhuriyeti ile neredeyse yaşıt, ülkemize sağlık alanında çok hizmet etmiş bir kurumdur. Arşivleri, binası ve geçmişi, orada yapılan araştırmaları ve yatan hastaları ile çok özgün bir tıp tarihine sahip olan bu yapı, tüberküloz müzesi ve karantina hastanesi ve merkezi olmalıdır.

Dünyada buna benzer tarihi yapılar amaçları dışında değil, geçmişlerine uygun olarak korunurlar.

Dolayısıyla Heybeliada Sanatoryumu’nun birçok hastaya şifa olmasının yanı sıra çok önemli sağlık çalışmalarını milletimize kazandırdığını unutmamak ve bunu gelecek nesillere anımsatmak için hem müze hem de karantina merkezi olmasının yolunu açmak gerekir.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal