HDP, LGBTİ+ kulüplerinin kapatılmasını Meclis’e taşıdı

HDP, LGBTİ+ kulüplerinin kapatılmasını Meclis’e taşıdı

HDP Milletvekili Züleyha Gülüm, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a “Boğaziçi Üniversitesi kampüsünde yapılan sergiye ilişkin bizzat İçişleri Bakanı tarafından öğrencilere ‘sapkın’ denilmesi nefret ve ayrımcılık suçu değil mi?” diye sordu.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, Boğaziçi Üniversitesi’ne kayyım rektör atanması sonrası protesto haklarını kullanan öğrencilere yönelik saldırılar ve LGBTi+ kulüplerinin kapatılmasını Meclis gündemine taşıdı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yanıtlaması istemeyle soru önergesini sunan Gülüm, şunları belirtti:

‘Kulüp odasının kilidi değiştirildi’

“Boğaziçi Üniversitesi’ne Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile 2 Ocak 2021 tarihinde Melih Bulu’nun atanması, başta Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, akademisyenleri, mezunları olmak üzere tüm ülkede ciddi bir tepkiye yol açmıştır.

“Demokratik olmayan yöntemlerle üniversitelere yapılan atamaları protesto eden ve Melih Bulu’nun istifasını isteyen öğrencilere hukuka aykırı müdahalelerde bulunulmuş, yüzlerce öğrenci gözaltına alınmış, polis tarafından cinsel tacize, şiddete ve işkenceye maruz bırakılmıştır. Siyasi iktidardan öğrencilere dönük  ‘terörist’ ,’sapkın’ yaftalamaları ve hedef göstermeler öğrenciler ve öğrencilere destek olanlara linç girişimlerinde bulunulmasına sebep oldu.

“Öte yandan Boğaziçi Üniversite kampüsü içerinde yer alan bir sergide üzerinde Kâbe’nin olduğu bir resmin yer almasına gösterilen tepkiler LGBTİ+ları hedef haline getiren bir kampanyaya dönüşmüş, İçişleri Bakanı başta olmak üzere siyasi iktidar temsilcileri ayrımcı söylemlerde bulunmuş, nefreti körüklemiştir. Konuya ilişkin açılan soruşturmada LGBTİ+ afiş ve bayraklarına el konularak suç unsuru olarak lanse edilmiş gözaltına alınan 4 öğrenciden 2’si tutuklanmış, 2 öğrenci ise adli kontrol ile serbest bırakıldı.

“Sergiyle hiçbir alakası bulunmaması ve sergiyi düzenleyen kulüp olmamasına rağmen açılan soruşturma kapsamında BÜKAK ve BÜLGBTİ+ kulüplerinde savcılık talimatıyla arama yapılmış, kulüp üyeleri ve danışmanlarına haber bile verilmeden kulüp odasının kapı kilidi değiştirilmiş ve odaya giriş engellendi.

“Rektörlük tarafından da ayrıca idari soruşturma açılmış; kulüp faaliyetlerinin sonlandırılması ile olarak Boğaziçi Üniversitesi’nin yönetmelik, yönerge ve teamülleri uyarınca gereken süreçler işletilmemiş, üniversitenin özerkliğini ve demokrasi kültürünü ihlal eden her türlü yönteme başvurulmuş ve kulübün faaliyetleri sergi bahane edilerek durduruldu.

‘İçişleri Bakanı tarafından öğrencilere ‘sapkın’ denilmesi nefret ve ayrımcılık suçu değil mi?’

Gülüm, Bakan Oktay’a şunları sordu:

– Boğaziçi Üniversitesi kampüsünde yapılan sergiye ilişkin bizzat İçişleri Bakanı tarafından öğrencilere ‘sapkın’ denilmesi nefret ve ayrımcılık suçu değil mi?

– LGBTİ+ların yok sayılması, hedef haline getirilmesi Anayasanın 10. Maddesinde korunan eşitlik ilkesinin ihlali değil mi?

– Devlet organları ve idare makamları kanun önünde eşitlik ilkesine uygun davranmak zorunda değiller midir? Halkı LGBTİ+lara yönelik kin ve düşmanlığa sevk ederek TCK 216/1 uyarınca suç işleyenler hakkında açılmış soruşturmalar mevcut mu?

– İfade özgürlüğü kapsamında sergilenen görsel bahane edilerek tutuklanan öğrencilerin serbest kalmasına yönelik bir girişiminiz olacak mı?

– Sergi bahane edilerek BÜKAK ve BÜLGBTİ kulüplerinin aranması ve faaliyetlerinin durdurulması hukuka aykırı değil mi?

– Öğrencilerin toplantı ve gösteri yürüyüşlerine aykırı olmaksızın düzenledikleri barışçıl protestolara müdahale etmek hukuka ve kanuna aykırı değil mi?

– Protestolar sırasında ve gözaltı merkezlerinde öğrencileri darp eden, öğrencilere işkence eden ve cinsel tacizde bulunan polisler hakkında bir soruşturma başlatılmış mıdır?

– Üniversitelerin demokrasi kültürlerine ve özerk yapısına yapılan siyasal müdahalelerin son bulmasına ilişkin bir düzenleme yapılacak mı?”

Ne olmuştu?

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2 Ocak’ta, 2015’te AKP’den milletvekili aday adayı olan Prof. Dr. Melih Bulu’yu Boğaziçi Üniversitesi’ne kararname ile rektör olarak atadı.

2002’de Sarıyer AKP İlçe Örgütü’nün kuruluşunda yer alan Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi’ne atanmasına öğrenciler ve akademisyenler tepki gösterdi. İlk defa üniversite dışından bir rektör atanmasına da karşı çıkan ve Bulu’nun “kayyım” olduğunu söyleyen öğrenciler, 4 Ocak’ta Boğaziçi Üniversitesi’nde eylem düzenledi. Polis, öğrencilere biber gazı ve plastik mermiyle müdahale etti. Üniversite kapısına kelepçe vuruldu.

Bulu’yu protesto eden Boğaziçi Üniversitesi’nden akademisyenler de rektör devir-teslim törenine tepki göstererek Rektörlük binasına sırt dönme eylemi başlattı.

Polis, gösterilere katılan öğrencilerin evlerini bastı. Çok sayıda öğrenci gözaltına alındı. 4 Ocak’tan beri farklı yerlerde ve şekillerde devam eden eylemlere polis her seferinde müdahale etti. Soylu ve Erdoğan’ın üniversitedeki resim sergisi nedeniyle LGBTİ+’ları ve öğrencileri hedef göstermesinden sonraki eylemlerde polis üniversiteye de girdi.

Boğaziçi öğrencilerine İzmir, Ankara, Samsun gibi birçok şehirden ve üniversiteden de destek geldi.

7 Şubat tarihi itibarıyla Boğaziçi Dayanışması en az 500’ün üzerinde öğrencinin gözaltına alındığını, 25’ine ev hapsi cezası verildiğini, 10’unun ise tutuklandığını açıkladı. Öğrenciler, TCK’nin 216. ve 265. maddeleri yani “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” ve “görevi yaptırmamak için direnme” suçlamalarıyla tutuklu.

“Kayyım rektör istemiyoruz”, “Melih Bulu istifa” diyen öğrenciler, mezunlar, çalışanlar ve akademisyenler protestolarını 4 Ocak’tan bu yana sürdürüyor.

 

Kaynak: bianet

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal