Handke’ye verilen Nobel’e yazarlardan tepki

Handke’ye verilen Nobel’e yazarlardan tepki

2019 Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görülen Avusturyalı yazar Peter Handke’nin, Srebrenitsa Katliamı’na ilişkin sözleri nedeniyle ödüle ve komiteye tepkiler sürüyor. Türkiye’den ve dünyadan birçok şair ve yazar Nobel komitesinin duyarsızlığını eleştirdi.

Avusturyalı yazar Peter Handke, 2019 Nobel Ödülü’ne değer görüldü.

Hürriyet’ten Erkan Aktuğ’un haberine göre, Peter Handke, Srebrenitsa Katliamı’nı reddetti. On binlerin ölümünden, tecavüzlerden sorumlu Bosna kasapları Miloseviç, Karadziç, Mladiç’in yanında durdu. Ve yarın Nobel Edebiyat Ödülü alacak.

Saraybosna katliamını savunan ‘Sırp kasabı hayranı’ yazara değer görülen Nobel ödülü, edebiyat dünyasında da tepkiyle karşılanırken geçen yılki cinsel taciz skandalı tekrar hatırlandı: “Akademi, Bosna’da on binlerce kadına tecavüz edenleri alkışlayan bir yazarı ödüllendirerek kendi tacizcisini de bir bakıma aklamış olmuyor mu?”

Edebiyatçılardan tepkiler:

“Handke’ye verilen ödül kocaman bir kara leke olarak Nobel tarihine kaydedildi…”

“Miloseviç’in soykırım rejimini desteklediği için onu ‘Uluslararası Yılın Moronu’ yarışmasına aday göstermiştim. Buna ekleyeceğim bir şey yok…”

“Şoke edici bir ahlaki körlük…”

‘Gözümde ödülün saygınlığı kalmadı’

Ayşe Kulin: “Bosna soykırımının acılarına savaşın hemen ardından yakından şahit olmuş biri olarak, Nobel ödülü benim gözümde tüm saygınlığını yitirmiştir.”

Pınar Kür: “Ben Nobel ödülünün böyle bir adama verilmesini tasvip etmiyorum.”

‘Ödülü karaladılar’

Metin Celâl:“Peter Handke, edebi açıdan bakıldığında kuşkusuz kayda değer eserler vermiş bir yazar. Eserlerinin edebi niteliği ile Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanması beni şaşırtmazdı. Tabii, Handke’nin insanlık suçu sayabileceğimiz siyasi faaliyetlerini bilmeseydik. Nobel Komitesi son derece yanlış bir karar verdi. Bir insanlık suçlusunu gizlendiği karanlıktan çıkardı ve aklamak yönünde dev bir destek verdi. Nobel komitesi zaten üyelerinin seks skandalları nedeniyle büyük bir yara almıştı. Bu skandalların ertesi yılı Peter Handke’ye verdikleri ödülle de iyice prestij kaybetti. Handke’yi aklayayım derken ödülü karaladılar. Handke’ye verilen ödül kocaman bir kara leke olarak Nobel Edebiyat ödülleri tarihine kaydedildi.”

‘Açık bir soykırım’

Haydar Ergülen: “Tüm dünyanın kabul ettiği, bu kadar açık bir soykırımı savunmak Handke gibi büyük bir yazara yakışmıyor. Ben Nobel jürisinde olsam ödül vermezdim. Çünkü soykırımı destekleyen birine böyle büyük bir ödülün verilmesi edebiyat adına iyi bir şey değil. Handke’nin yazdıklarını seviyorum ama kendisini kınıyorum.”

‘Onun bakışını anlamak imkânsız’

Selim İleri: “Peter Handke’nin, annesinin ölümünden sonra yazdığı, Türkçeye ‘Farklı Bir Acı’ diye çevrilebilecek bir kitabı vardı. O kitap beni çok etkilemiştir. Bunu yazmış bir insanın, dünyaya böyle bakmasını anlamak benim için çok zor, hatta imkânsız… Nobel Edebiyat Ödülü zaten çok önemsediğim bir ödül değil. Yaşarken birçok yüksek durumdaki edebiyatçıyı görmezden gelmiş bir ödül, Nobel…”

‘Etik körlük’

Beşir Ayvazoğlu: “İsveç Akademisi, bana sorarsanız, 2019 Nobel Edebiyat Ödülü’nü Peter Handke’ye vererek yeni bir skandala daha imzasını atmış bulunuyor. Aslında önemli bir yazar olan Handke, soykırıma uğrayanların Müslüman Boşnaklar değil Sırplar olduğunu iddia etmiş, bu akıllara ziyan iddia kültür ve edebiyat çevrelerinde büyük bir tepki ve öfkeyle karşılanmıştı. İsveç Akademisi şimdi birçok önemli yazar tarafından etik körlükle suçlanıyor. Evet, etik körlük… Akademi, Bosna’daki üç yüz bine yakın insanın ölümüne sebep olan ve on binlerce kadına tecavüz edenleri alkışlayan bir yazarı ödüllendirerek kendi tacizcisini de bir bakıma aklamış olmuyor mu?”

‘Handke, hayatın devamına karşı’

Ahmet Ümit: “Nobel Edebiyat Ödülü son yıllarda tartışmalı hale geldi. Biliyorsunuz Nobel geçen yıl çocuk tacizi suçlamalarıyla gündeme gelmiş ve ödül verilememişti. Peter Handke’ye ödül verilmesi de aynı. Meseleyi ödül ve sanatçı arasındaki ilişki açısından ele almak lazım. Ödüller bir yandan sanatçının tanınmasını sağlıyor, onu onore ediyor. Bir yandan sanatına ne kadar yararı oluyor tartışılır. Umberto Eco’nun bu konuda bir lafı vardır; sonuçta bir itfaiye erine yangından birisini kurtardığı için ödül vermiyoruz. Nobel gibi çok büyük ödüller sanatçıya ciddi zararlar da verebiliyor. Sonuçta Nobel bir kurul tarafından veriliyor, subjektif bir şekilde haklı haksız seçim yapabiliyorlar. Ben kurulda olsam Peter Handke’ye ödül vermezdim. Sanatçılar olarak yarattığımız eserler doğa ve insan için, hayatın devamı içindir. Handke gibi hayatın devamına karşı olan birine neden ödül vereyim? Hayat yoksa sanat da yoktur.”

‘Soykırımı ‘kardeş cinayeti’ olarak okumak onun kanını temizlemez’

Buket Uzuner:  “2019 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Peter Handke, Bosna Soykırımı’nı reddettiği için eleştirilere uğrarken, o ölümsüz konuyu, ‘iyi yazar’ ile ‘iyi insan’ olmanın farklı özellikler olduğunu yeniden gündeme getirdi. ‘İyi yazar’ın ırkçılığa, cinsiyetçiliğe, faşizme ve zulme karşı duran ‘iyi insan’ olmasını beklemenin her zaman gerçekçi olmadığını biliyoruz ama hâlâ bekliyoruz işte… Oysa Nobelli Norveçli yazar Knut Hamsun’ın kendi ülkesini de işgal eden Naziler’e duyduğu sempatiyi Norveçliler hâlâ anımsıyor. Ben henüz Knut Hamsun ile gururlanan bir Norveçliyle tanışmadım ama kendisinin bundan rahatsız olduğunu da sanmıyorum. Çocukken dini eğitim almış, hukuk okumuş, Rusların Berlin’i işgalini yaşamış, anne tarafında Slovak -yani çok kültürlü büyümüş, kızını tek başına büyütmüş, deneysel edebiyata ilgi duymuş Peter Handke’nin bir soykırımı inkâr edip, buna ‘kardeş cinayeti’ adını vererek hafifletmeye çalışması şaşırtıcı görünüyor. ‘Solak Kadın’ ve ‘Kalecinin Penaltı Anındaki Endişesi’ kitaplarını okuduğum Peter Handke’nin ‘iyi yazar’ olduğunu düşünürüm. O zaman asıl soru şu oluyor: Biz yazarları ve sanatçıları karakterlerinden ayırarak değerlendirmeyi öğrenmeli miyiz, öğrenebilir miyiz? Bana sorarsanız, bir soykırımını ‘kardeş cinayeti’ olarak okumak onun kanını temizlemez.”

Nobel’i sarsan taciz skandalı

Nobel, geçen yıl da taciz skandalıyla gündemdeydi. İsveç Akademisi’nin fonlarını kullanarak kültürel bir projeyi yürüten Fransız fotoğrafçı Jean-Claude Arnault, 18 kadın tarafından cinsel tacizle suçlanmıştı. Jean-Claude Arnault’un, Akademi üyelerinden yazar Katarine Frostenson’un eşi ve cinsel tacizlerinden bazılarını İsveç Akademisi binalarında yaptığı iddia edilmişti. Bu skandal, başkan dahil beş üyenin istifasına yol açmış, Akademi’nin kamuoyunda güven ve itibar kaybına uğradığı gerekçesiyle Edebiyat Ödülü’nün bir sonraki yıl verilmesi kararlaştırılmış ve bu yıl ekim ayında 2018 Nobel Edebiyat Ödülü’nün Polonyalı yazar Olga Tokarczuk’a verildiği açıklanmıştı.

‘Dünya şaşkın… Savaş suçlarının savunucusu’

Slovenyalı düşünür Slavoj Zizek: “Handke savaş suçlarının savunucusu bir isim. Günümüzde İsveç’in hali: İsveç zamanımızın gerçek kahramanı Julian Assange’a karakter suikastına tamamen katkı sağlarken, savaş suçlarını savunan bir kişiye Nobel ödülü veriliyor. Bizim tepkimiz şu olmalı: Handke’ye edebiyat ödülü değil Assange’a Nobel Barış Ödülü gitmeli.

Boşnak Amerikalı yazar Aleksandar Hermon: “Miloseviç Handke’yi o kadar çok seviyordu ki ona Sırbistan hedeflerine verdiği katkı için ‘Sırp Şovalye Nişanı’ takdim etti. Sırpların işledikleri suçlara yönelik tonlarca belge ortaya çıktıktan sonra bile Handke büyük bir tutkuyla Miloseviç’i savunmaya devam etti. Handke, savaş suçları savunucusudur.”

Hint asıllı Britanyalı yazar Salman Rushdie: “1999 yılında The Guardian gazetesinde Miloseviç’in soykırım rejimini desteklediği için onu ‘Uluslararası Yılın Moronu’ yarışmasına aday göstermiştim. Bugün buna ekleyeceğim bir şey yok. Geçmişte söylediğimin arkasındayım.”

‘Ödülün amacına ihanet’

İtalyan La Stampa köşe yazarı Gianni Riotta: “Jüri, Handke’nin geçen yüzyılın sonunda savaş suçlusu Miloseviç’e verdiği militan, propagandacı ve kibirli desteği görmezden gelerek ödüle adını veren kişinin (Alfred Nobel) amacına ihanet etti.”

İngiliz romancı Hari Kunzru: “Handke, son dönemdeki skandalların ardından yeniden toparlanmaya çalışan Nobel komitesi için oldukça rahatsız edici bir tercih. Harika bir bakışı, şoke edici bir ahlaki körlükle birleştiren bir yazar.”

Amerikalı yazar Molly McKew Handke: “Nobel Komitesi, bu yılın ödülünü Srebrenitsa’yı reddeden ve Miloseviç’in savunucusu Avusturyalı yazara vererek kendisini geçmişteki skandalların içinden çıkarmaya karar verdi.”

‘Şaşkınlık verici’

ABD merkezli insan hakları örgütü PEN America: “Tarihi gerçekliği engelleyen bir yazara ödül vermek şaşkınlık verici.”

Katliamda 100 bin kişi öldü

Bosna Hersek’in doğusundaki Srebrenitsa’da 11 Temmuz 1995’te başlayan Sırp askerlerin katliamında en az 8 bin 372 Boşnak sivil öldürülmüş, binlerce kişi evlerinden sürgün edilmişti. Ratko Mladic komutasındaki Sırp askerlerin yaptığı katliamda bazı sivillerin kimliği aradan geçen yıllara rağmen hâlâ tespit edilemedi. Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı, 2007 yılındaki kararında, Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi’nden (ICTY) gelen kanıtlar doğrultusunda, Srebrenitsa ve civarında yaşananları ‘soykırım’ olarak nitelendirdi. Sırp komutan Ratko Mladic, ICTY’de görülen davada, aralarında Srebrenitsa Soykırımı’nın da bulunduğu birçok suçtan müebbet hapse mahkûm edildi. Slobodan Miloseviç de Srebrenitsa’daki soykırımla suçlanmış ancak yargılanması devam ederken tutuklu bulunduğu cezaevinde ölmüştü. 1992-95 yılları arasındaki Bosna Savaşı’nda 100 bini aşkın kişi hayatını kaybetmişti.

Miloseviç’in büyük hayranı

Handke, soykırımla suçlanan ve yargılanırken ölen eski Sırp lider Slobodan Miloseviç’in büyük bir hayranıydı.

Miloseviç’i cezaevinde ziyaret etmiş, lehine tanıklık yapmak için girişimlerde bulunmuştu.

Miloseviç’in cenazesine de katılmış, “Yugoslavya için, Sırbistan için, Miloseviç için buradayım” demişti.

Kosova’daki savaş devam ederken bir makalesinde “Sırpları destekliyorsanız ayağa kalkın” çağrısı yapmıştı.

“Müslüman Boşnakların kendi kendilerini öldürdüklerini ve suçu Sırplara attıklarını” savunan Handke, “Sırpların Srebrenitsa’da soykırım yaptığına asla inanmıyorum” ifadesini kullanmıştı.

Handke, İsveç devlet televizyonu SVT’ye konuşurken, Srebrenitsa’daki soykırımı ‘kardeş cinayeti’ diye nitelemişti.

Kendisi, ‘hak edene verilmiyor’ demişti

Avusturyalı yazar Peter Handke, 2014 yılında Die Presse gazetesine Nobel Edebiyat Ödülü’nün kaldırılması gerektiğini söylemişti. Handke, ödüllerin hiçbir zaman hak eden kişiye verilmediğini söylemiş, Nobel’in edebiyatı yanlış bir şekilde yücelttiğini ifade etmişti. Handke 2006 yılında aday gösterildiği Heinrich Heine ödülünden, siyasi tutumuna karşı gelen eleştiriler nedeniyle geri çekilmişti. 2014’te kazandığı Uluslararası Ibsen Ödülü de Norveç’in başkenti Oslo’da birçok eyleme neden olmuştu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal

Son yazılar

En çok okunanlar

En çok yorumlananlar