Güzel bir film gibi: Kendi Işığında Yanan Adam

Güzel bir film gibi: Kendi Işığında Yanan Adam

Ercan Kesal, bugün sinemacı kimliğiyle daha çok tanınıyor olsa da kalemini de elinden hiç bırakmayan bir sanatçı. Edebiyatla başlayan sanat yolculuğunu hem sinema hem edebiyat alanlarında başarılı örneklerle sürdürüyor.

Ercan Kesal’ın Peri Gazozu, Nasipse Adayız, Cin Aynası, Evvel Zaman, Bozkırda Bir Gece, Aslında ve Enis Rıza ile birlikte hazırladıkları Zamanın İzinde adlı kitaplarının arasına 2018’in sonlarında Kendi Işığında Yanan Adam Metin Erksan Kitabı da eklendi.

Kendi Işığında Yanan Adam Tanıdığım Metin Erksan, yaşamöyküsü ve özyaşamöyküsünün iç içe geçtiği bir kitap olmuş. Kesal, “Benim üniversitemdi, kütüphanemdi, arkadaşım, abim ve ustamdı” dediği Metin Erksan’ı anlatırken kendi yaşamından da önemli bir süreci okurlarla paylaşmış. Bu yönüyle güzel bir buluşma kitabı olmuş bu çalışma. Kitabı okurken yukarıda geçen “Benim üniversitemdi” sözcükleri Yaşar Kemal’i de hatırlattı bana. Yaşar Kemal de Arif Dino için “Benim üniversitemdi” demişti. Yaşar Kemal’in Arif Dino’yu ve aralarındaki verimli ilişkiyi anlattığı yazıları da yayımlandı. Ama keşke daha oylumlu bir çalışmayla bir kitapla anlatsaydı o verimli birlikteliği. Ercan Kesal bunu yapmış. Tanıdığım Metin Erksan, bu yönüyle iki önemli sinemacıyı, sanatçıyı buluşturan bir kitap olmuş. Kültür dünyamızda bu tarz kitapların sayısı umarım daha da artar.

Kitapta Metin Erksan bir sinemacı olarak anlatırken onun bu alandaki başarısı sadece sinemayla sınırlı olmayan bir birikime de bağlanmış. Öyle ki Ercan Kesal, “Metin Erksan’ın sinema üzerine bir kitabı yoktur ama Mare Nostrum adında Ege Denizi ve Yunanistan’la olan tarihsel meselelerimizi konu alan kitabı vardır” diyerek bunu vurguluyor. Cemal Süreya, “Edebiyatı yalnız edebiyatla aşmanın olanağı yoktur sanısındayım” der, Şapkam Dolu Çiçekle’de. Onun bu yaklaşımını edebiyat alanı dışına çıkardığımızda Metin Erksan’ın sinemacılığını besleyen entelektüel kimliğini ve renkli yaşamını nasıl oluşturduğunu başarıyla sergileyen bir kitap olmuş Tanıdığım Metin Erksan.

İki sinemacıyı buluşturan Tanıdığım Metin Erksan kitabı için yine sinemadan bir ifadeyi ödünç alacağım ve “güzel bir film gibi olmuş bu kitap” diyeceğim. Sürükleyici, yer yer şaşırtıcı, nasıl bittiği anlaşılmayan…

Bu yazıyı, kitaptan aklımda kalan birkaç “görüntüyle” bitirmek istiyorum: Metin Erksan’ın ödüllü filmi Susuz Yaz, yadırganan filmi Sevmek Zamanı, zaman zaman tartışılan siyasi tutumu, Ulusal Sinema, Sinematek… Bir de sanırım her okuyanın merak edeceği Çanakkale’deki o toplantı. Metin Erksan o toplantıya dair anlattıklarını gerçekten de söylemiş midir acaba?

İyi okumalar dileğiyle…   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal