Reklam Reklam

Göbekli Tepe için en zor zaman şimdi başlıyor

Göbekli Tepe için en zor zaman şimdi başlıyor

Son haftalarda yayımlanan birkaç haber ve sosyal medyadaki bazı özel paylaşımlar aracılığıyla, Göbekli Tepe kazı alanı için yapılan üst örtünün inşaatının bittiğini biliyoruz. Bitiş ve alanın tekrar ziyarete açılmış olduğu sessizce haber edildi nedense, ama kuşkusuz, gereksiz bir açılış karmaşasından daha iyi bu beklenmedik sessizlik.

Ziyaretçiler için, kazı alanını eserlere dokunmadan, asma köprüler üzerinden yukarıdan seyrederek gezme imkânı veren yürüyüş güzergahını da barından koruma çatısı, uzun ve Göbekli Tepe için bence çok yorucu bir yapım sürecinin son noktası artık.

Göbekli Tepe’de kazı çalışmalarının 1995 yılında Klaus (Klaus Schmidt) tarafından başlatılmasından sonra uygulanan çeşitli koruma modelleri ve modül çatı yapımını, şimdiki çatının seçim ve planlama aşamasında yaşanılanları Kültür Servisi’nde 20 Temmuz 2017 tarihinde yayımlanan yazımda anlatmıştım.

O upuzun yazımın okunmasına gerek kalmadan kısaca hatırlatmak gerekirse, şu anda inşaatı biten koruma çatısı için Alman Arkeoloji Enstitüsü kendi içinde bir yarışma açıp altı adet firmayı davet edip, kazı başkanını jüriye çağırmayıp, fikrine başvurmayarak bir projeyi seçmiş sonra da bu projenin inşaatı için gerekli her türlü zorlu başvuru, finans bulma, taşıyıcı ayakların geleceği noktalarda arkeolojik kazıyı yapma, büyük çatı inşaatı başlamadan ahşap geçici çatı ve çalışma platformunu inşa etme gibi işlerle Klaus’u ve ekibini zorlamış ve yalnız bırakmıştı. Klaus, Göbekli Tepe’deki son iki yılında, 2013 ve 2014’de tüm gücünü bu çatının yapımı için gerekli olan süreçlerin işlemesine ayırdı. Çatı inşası başladığında ekibiyle birlikte bu sürece de eşlik edecek ve paralel olarak depo eserleri üzerinde yayına yönelik analiz ve belgeleme çalışmalarına ağırlık verecekti.

Ama 20 Temmuz 2014 tarihinde Klaus veda etti bu yaşama, bana, Göbekli Tepe’ye. Ardından başlayan çok karışık ve zor dönemde Göbekli Tepe’de onun başladığı çalışmaların bitirilmesi için ekibinin çalışmaya devam edeceği söylendi önce. Sonra, kazı ve araştırma çalışmaları için Kültür Bakanlığı tarafından ortaya konulmuş kurallar, yönetmelikler içinde hiçbir şeye uymayan garip danışmanlıklar, yeni kazı başkanlıkları oluşturuldu, yeni ekip kurma girişimleri yapıldı. Ama 2018 yılında, Klaus Schmidt’siz dördüncü yılında Göbekli Tepe hâlâ yalnız ve belirsiz bir geleceğin ucunda.

Koruma çatısı tasarımı

Son günlerin haberlerine göre Göbekli Tepe’ye bir milyon ziyaretçi beklendiği için bu yalnızlığın bozulacağını düşünenler olabilir ama asıl bu tür beklentilerin Göbekli Tepe’ye ne kadar zarar vereceğini düşündüğümüzde onu yalnızlıktan ve belirsiz gelecekten koruyabileceğiz.

Göbekli Tepe günümüzden yaklaşık 12 bin yıl önce yapılmaya, kullanılmaya başlandıktan ve yaklaşık 2 bin yıllık kullanımın ardından terk edildikten sonra, insanlığın algı ve belleğiyle ancak Klaus’un 1994 yılındaki keşfi ve 1995 ile 2014 yılları arasında tüm sorumluluğunu alarak yürüttüğü kazı çalışmaları sayesinde tekrar buluştu. Bu yüzden benim için Göbekli Tepe’ye, onu on binlerce yıl önce yapanlar kadar yakın olan tek kişidir Klaus. Onun öngörü ve planlarıyla 20 yıl boyunca ilerlediğimiz araştırma projesi içinde en büyük çekincesi alanı yeteri kadar ve hak ettiği gibi koruyamamaktı. Hak ettiği gibi kavramını kullanırken yaklaşan yıllardaki ziyaretçi akınının getireceği yan etkileri düşünüyordu kuşkusuz Klaus. Göbekli Tepe için sessiz ve duru bir ziyaret ortamı düşlüyordu. Disneyland gibi olmamalı derdi hep, kötü bir kâbus görmüş gibi. Ziyaretçilerin ihtiyaçlarına ya da daha da kötüsü alım satıma yönelik ünitelerin tepede yoğunluk yaratmaması için SIT alanının dışında ziyaretçi merkezi yapılıp, kazı alanındaki yoğunluğun en azda tutulmasını daha kazı çalışmalarının ziyaretçilerin ilgisini bile çekmediği yıllarda düşünmeye başlamıştı.

Şimdi koruma çatısı bitmiş. Klaus’un olmadığı son üç yılda çoğu zaman çok özensiz, dikkatsiz çalışıldığına, arkeolojik eserlere hoyratça davranıldığına dair gözlemlerimi birçok kez yazdım, paylaştım. Çatının bittiği haberinin ardından ise sosyal medyada yüzlerce kişi tasarımın görselliği üzerine birçok yorumla hoşnutsuzluğu dile getirmeye başladı. Bu tasarımın neden ve nasıl seçildiği sorusu Alman Arkeoloji Enstitüsü’ne yöneltilebilir. Hatta cevap alan olursa ve bana da iletirse sevinirim.

Fakat kazı alanının korunmasını birinci amaç edinen bir koruma çatısı alanı yorarak da olsa sonuna getirildi. Bundan sonra bu çatının güzelliğini ya da çirkinliğini eleştirmek, hele “bu olmamış yenisini yapalım” gibi bir düşünceye yaklaşmak Göbekli Tepe’ye verebileceğimiz en büyük zarar olur. İşlevsel olarak belirlenecek eksiklerin mevcut proje içerisinde halledilmeye çalışılması en sağlıklı yoldur sanırım. Belki bir gün en iyi koruma yöntemi olarak tekrar toprakla doldurulup, üzerine birebir kopyaların yapılabileceğini düşünebileceğimiz, arkeolojinin turizmin önüne geçeceği günler de gelir.

Önce Göbekli Tepe diyebilsek…

Gelecek ziyaretçilerin sayısal kapsamını düşünürken hissedilen heyecanı da anlıyorum. Ancak keşke, Göbekli Tepe’nin binlerce yıl önce bilinçli olarak doldurulduğunu, kapatıldığını düşünüp, bugün bizim tekrar Göbekli Tepe’yi görebilmemizin ne büyük ayrıcalık olduğunu kavrasak ve bunu aktarmaya çalışsak, önce kaç bilet sattığımızı düşünmesek, önce Göbekli Tepe diyebilsek… Geleceğini umduğumuz milyonların etkisiyle Göbekli Tepe’nin gerçeklerden uzak tanımlamalara indirgenmesini engelleyebilsek…

Konser düzenleyelim burada, ışıklandıralım gece de pırıl pırıl olsun şuralar, koruma çatısının dibine kadar asfalt dökelim, daha hızlı yürüsün gelenler, hemen A yapısının yanı başına bir kafeterya yapalım, B yapısının köşesine bir WC, gibi daha elle tutulur, gözle görülür felaketlerden de koruyabilsek Göbekli Tepe’yi keşke.

O yüzden içimde bir sızı, çünkü biliyorum en zor zamanlar şimdi başlıyor Göbekli Tepe için, 2018 yılında, kazıların başlamasından 24 yıl sonra, Klaus’suz dördüncü yılda, koruma çatısı yapımının bittiği, bir milyon ziyaretçi beklenilen yılda…

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal