Fransa’da Charlie Hebdo davası başladı: Sanıklardan ikisi Türkiye kökenli

Fransa’da Charlie Hebdo davası başladı: Sanıklardan ikisi Türkiye kökenli

Fransa’da 2015 yılında mizah dergisi Charlie Hebdo‘nun Paris’teki binasında on iki kişinin, Yahudi marketi Hyper-Cacher ve Montrouge mahallesinde beş kişinin öldürüldüğü saldırılarla ilgili dava bugün başlıyor.

Soruşturma kapsamında belirlenen 14 sanıktan ikisi Türkiye kökenli, Ali Rıza Polat ve Metin Karasular.

Polat’ın saldırılarda ‘kilit rol oynadığı’ belirtilirken Karasular’ın da yardım ve yataklık yaptığı, finans sağlanmasına yardım ettiği öne sürülüyor.

Saldırıları düzenleyen Cherif ve Said Kouachi kardeşler ile Ahmedy Coulibaly polis operasyonlarında öldürülmüştü.

Saldırıya müdahil oldukları iddia edilen sanıklardan üçü gıyaben yargılanacak, on biri Paris’in kuzeybatısındaki adliyede hakim karşısına çıkacak.

Davanın yaz başında görülmesi bekleniyordu ama Covid-19 nedeniyle ertelendi.

Sanıklar, ‘terör saldırısına yardım, silah temin etmek ve saldırganlara finansman sağlamakla’ suçlanıyor.

Fransa’nın yakın tarihinin en travmatik yaralarını açan Charlie Hebdo saldırısı 7 Ocak 2015’te düzenlenmişti. Daha önce Danimarka’da Jyllands-Posten‘in de yayımladığı Muhammed Peygamber karikatürünü kapak yapan Charlie Hebdo dergisi İslam dünyasının tepkisini çekmişti.

Beş yıl önce 7 Ocak’ta Cherif ve Said Kouachi kardeşler derginin binasını basıp 12 kişiyi ve bina dışındaki bir polisi öldürdü.

Charlie Hebdo binasında öldürülenler, karikatüristler Cabu (Jean Cabut), Stéphane (Charb) Charbonnier, Philippe Honoré, Georges Wolinski, Bernard (Tignous) Verlhac, köşe yazarı psikanalist Elsa Cayat, ekonomist ve editör Bernard Maris, organizatör Michel Renaud, redaktör Moustapha Ourrad, polis memuru Ahmed Merabet, Charb’ın koruması Franck Brinsolaro ve teknik bakım için binadan bulunan Frédéric Boisseau.

Ertesi gün 8 Ocak’ta Coulibaly Paris’in güneyindeki Montrouge’da polis memuru Clarissa Jean-Philippe’i öldürdü. Bir sonraki gün 9 Ocak’ta da Coulibaly Yahudi markete saldırıp Philippe Braham, François-Michel Saada ve Yoav Hattab’ı öldürdü.

Öldürülen saldırganlar kimdi?

Cherif ve Said Kouachi:

Cherif ve Saidi Kouachi kardeşler Charlie Hebdo‘ya saldırdıklarında 30’lu yaşlarındaydı. Otomatik silahlarla binayı girip içindeki herkesi taradılar. İki gün polisten kaçan Kouachi kardeşler Paris’in kuzeydoğusunda saklandıkları basmahanede polis operasyonunda öldürüldü.

Radikal örgütlerle bağlantıya geçmeden önce Cherif pizza dağıtımı yapıyordu ve rap müziğiyle ilgileniyordu.

Cherif’in katı dini inançları ‘Buttes-Chaumont grubu’ olarak bilinen hücreyi yöneten Selefi Farid Benyettou’yla tanıştıktan sonra gelişti. Örgüt 10’dan fazla genci Irak’a göndermişti.

Polis Cherif’i 2005 yılında Suriye’ye gidip oradan Irak’a geçme planları yaparken yakaladı. Cherif 18 ay cezaevinde tutuklu kaldı.

Amedy Coulibaly:

Coulibaly, Charlie Hebdo saldırısından 24 saat sonra bir kadın polis memurunu öldürdü. Ertesi gün 9 Ocak’ta da Yahudi marketine düzenlediği saldırıdan sonra güvenlik güçlerinin operasyonunda öldürüldü. İnternette yayınlanan videosunda Coulibaly IŞİD adına hareket ettiğini ve saldırıları Kouachi kardeşler ile ortak planladıklarını söyledi. Coulibaly, saldırıların Fransa’nın ülke dışına yaptığı askeri müdahalelere karşılık olduğunu ifade etti.

Diğer sanıklar kim?

Ali Rıza Polat:

Soruşturmayı yürüten yetkililer 35 yaşındaki Türkiye kökenli Fransız vatandaşı Ali Rıza Polat’ın saldırganların planlarından haberdar olduğunu ve üç saldırgana silah ve cephanelik sağladığını, silahları da Belçika’dan temin ettiğini söylüyor.

Polat, Coulibaly’nin ‘sağ kolu’ olarak biliniyor ve Coulibaly ile Kouachi kardeşler arasındaki iletişimi sağladığı iddia ediliyor.

Polat ayrıca ‘terör örgütü ağına dahil olmak ve Coulibaly ile Kouachi kardeşlerin işledikleri suça ortaklık etmekle’ suçlanıyor.

France Info‘ya konuşan avukat Jérôme Andrei, “Profiline ve kişiliğine baktığınızda (Polat’ı) diğer sanıklardan ayıran özellikler olduğunu görüyorsunuz” dedi ve Polat ile Coulibaly’in uzun süredir arkadaş olduklarına dikkat çekti.

Polat, Cloubaly ile 2007’de, Essone’a bağlı Grigny’de tanışmıştı.

AFP‘nin paylaştığı 500 sayfalık iddianameye göre Polat, her iki saldırıda da kilit rol üstlenmişti.

Polat’ın Ağustos 2014’ün başında Belçika’nın Charleroi şehrinden Paris’e silah taşıdığı iddia ediliyor. Polat’ın, soruşturmayı yürüten yetkililere böyle bir seyahat yapmadığını ama saldırganlara araç alımı satımı ve finansman konusunda yardım ettiğini söylediği bildiriliyor. Yetkililer bu satışla silahlar için de mali kaynak sağlandığını ifade ediyor.

AFP‘ye göre Polat ifadesinde, Coulibaly’nin kendisine 2009 yılında 15 bin euro değerinde birkaç kilo esrar otu verdiğini, bu nedenle Coulibaly’ye borçlu olduğunu, Coulibaly’nin de 2014’te cezaevinden çıktıktan sonra kendisi ile iletişime geçerek bu parayı geri vermesini istediğini söyledi. “Dini inançları gereği uyuşturucu satışı yapmak istemediğini” ifade eden Polat ifadesinde ödemeyi de bu araba satışlarıyla yapmaya çalıştığını belirtti. İddianamede ise Polat’ın saldırılardan haberi olmadığı iddialarının gerçeği yansıtmadığı IŞİD’in ideolojisi doğrultusunda ‘saldırının niteliğini bildiği ve hazırlıklarla ilgili önceden bilgi sahibi olduğu’ ifade ediliyor.

Charlie Hebdo saldırısının düzenlendiği gün öğleden sonra Polat’ın ağ içindeki bir diğer şüpheliyle iletişime geçtiği ve izlerin silinmesi için telefonları, Suzuki’nin ruhsatını aldığı da iddianamede yer alıyor.

Ocak 2015’teki saldırılardan sonra defalarca Fransa’dan Suriye’ye kaçmaya çalışan Polat Mart 2015’ten bu yana gözaltında. Suçlu bulunursa Polat ömür boyu hapis yatacak.

Le Point dergisine göre Polat, Kürt Ailevi bir aileden geliyor, radikal Sunni İslam’ı da 2014’te benimsedi.

Metin Karasular:

AFP‘nin yayımladığı iddianameye göre 1970 doğumlu Karasular’ın Belçika’daki evinde üzerinde silahların yazılı olduğu bir liste bulundu. El yazısı uzmanlarının incelemesi sonucu listeyi yazan kişinin Polat olduğu anlaşıldı. Listede “Ek fünyelerin ücreti? Kalaş mermisi 500 parça? (…) 3 kalaş şarjörü ücret?” yazıyordu.

Belçika basınındaki haberlere göre Karasular’ın Charleroi’da sahip olduğu garajda Hayat Boumedienne adına kayıtlı ‘Mini’ model bir araç satın aldığı ve liste burada elden ele geçti.

Karasular’ın da Suzuki motosiklet satın alıp içindeki takip cihazını söktüğü ve motosikletin Coulibaly tarafından kadın polis memurunu öldürdüğü Mountrouge’da kullandığı belirtiliyor.

Hayat Boumedienne:

Saldırının yaşandığı dönem Coulibaly’nin kız arkadaşı olan Boumedienne, gıyaben yargılanacak üç sanıktan biri. Boumedienne’in hayatta olup olmadığı bilinmiyor.

Saldırılardan birkaç gün önce diğer iki sanık Mohamed ve Mehdi Belhoucine ile birlikte İspanya ve Türkiye üzerinden Suriye’ye kaçtı.

Soruşturmayı yürüten yetkililer Boumedienne’in IŞİD’e katıldığını söylüyor. Boumedienne, ‘terör örgütü üyesi olmak ve örgüte finansman sağlamakla’ suçlanıyor. Suçlu bulunması durumunda en fazla 20 yıl hapis cezası alabilir.

Mohamed Belhoucine:

Toplam 14 sanıktan en ağır suçlamayla karşı karşıya olan Mohamed Belhoucine. Belhoucine ‘terör faaliyetine suç ortaklığı yapmakla’ suçlanıyor ve ömür boyu hapis istemiyle yargılanıyor.

Soruşturmayı yürüten yetkililer Belhoucine’nin Coulibaly’ye saldırılara hazırlanmasında, militanların iletişimleri için e-mail adresleri sağlamak ve IŞİD’e bağlılık yemini ettiği videoyu hazırlamak dahil birçok koldan yardım ettiğini iddia ediyor.

Peter Cherif:

Güvenlik ve yargı kaynaklarına göre Abou Hamza olarak da bilinen Cherif’in Charlie Hebdo saldırısının talimatını verdiği öne sürülüyor.

Cherif, Arap Yarımadası’ndaki El Kaide’nin saldırılarda parmağı olup olmadığı konusunda ifade verecek.

Buttes-Chaumont hücresini inceleyen Fransız yetkililere göre Cherif, Irak Felluce’de El Kaide saflarında savaşmış, Ebu Garip cezaevinde tutuklu kalmış ve daha sonra gittiği Musul’da kaçmıştı.

Cherif, 2010lu yıllarda Yemen’de yaşadı ve 2018’de Fransız ve Amerikan ajanları tarafından Cibuti’de yakalandı. Fransa’ya iade edilen Cherif ‘terör örgütü üyeliği’ suçlamasıyla yargılanacak.

Duruşmaların kasıma kadar sürmesi bekleniyor

Diğer sanıklardan Willy Prevost, Coulibaly’ye saldırılarda kullanması için araçları ayarladığını itiraf etti. Yetkililere göre Christophe Raumel de Prevost’a saldırı hazırlığı için birkaç seyahatinde eşlik ettiği ama hazırlıkların “terör saldırısı amaçlı olduğunu bilmiyordu.” Raumel, gözaltında olmayan tek sanık.

Metin Karasular’ın da aralarında olduğu diğer sanıklar Nezar Mickael Pastor Alwatik, Amar Ramdani, Said Makhlouf, Mohamed-Amine Fares, Michel Catino, Abdelaziz Abbad, Miguel Martinez de Kouachi kardeşler ile Coulibaly’ye çeşitli kollardan yardım etmekle suçlanıyor.

Terörle mücadele savcısı Jean-François Ricard, France Info radyosuna pazartesi günü yaptığı açıklamada sanıkların ‘yalnızca yardım edenler’ olmadığını söyledi ve “Bu insanlar lojistik ve saldırı hazırlığına yardım etti, finans ve operasyonel malzemeler, silahlar ve konaklama sağladı. Bunların hepsi terör eylemleridir” dedi.

Duruşmaların kasım ayına kadar sürmesi, ilk duruşmalarda da hayatını kaybedenlerin anılması bekleniyor.

 

Kaynak: BBC Türkçe

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2 yorumlar

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal

Son yazılar

En çok okunanlar

En çok yorumlananlar