Fikret Başkaya ‘örgüt propagandası’ suçlamasıyla hâkim karşısında

Fikret Başkaya ‘örgüt propagandası’ suçlamasıyla hâkim karşısında

“Terör örgütü propagandası” ile suçlanan Özgür Üniversite kurucusu, akademisyen ve yazar Fikret Başkaya hâkim karşısında.

Fikret Başkaya’nın, kurucusu olduğu Özgür Üniversite’nin internet sitesinde yaklaşık 3 yıl önce yayımlanan “Asıl terör, devlet terörüdür” başlıklı yazısı nedeniyle, “örgüt propagandası” suçlamasıyla yargılandığı davada 3. duruşma bugün görülüyor. Ankara 21’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada karar çıkması bekleniyor.

Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Başkaya hakkında 5 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Önceki duruşmada mütalaasını veren savcı Başkaya’nın cezalandırılmasını istemişti.

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, milletvekilleri ve çok sayıda aydın Fikret Başkaya’nın davasını izlemek için Ankara Adliyesi’ne geldi.

‘Bağnaz ideoloji, egemen sınıfların çıkarlarını korumak için düşünce özgürlüğünü yasaklıyor’

Duruşmada, savcının önceki celse sunduğu mütalaasını yeniden okumasının ardından Fikret Başkaya esas hakkındaki savunması için söz aldı. Başkaya özetle şunları söyledi:

“Terörle mücadele bir kötülüğü def etmekten çok, sınırlı hak ve özgürlükleri yok etmenin, siyasi muhalifleri şeytanlaştırmanın, etkisizleştirmenin bir yoludur. Terör örgütü peydahlayıp onunla mücadele üzerinden başka amaçlar gerçekleştirmek emperyalist pratiğidir.

“Yakın zamanda hal esnafı bile terörist ilan edildi. Türkiye’de terörle mücadele adı altında ifade özgürlüğü ihlâlleri gerçekleşiyor. Terörle Mücadele Kanununun adını ifade özgürlüğü ile mücadele olarak değiştirmek önerilebilir. Benim yazımda atılı suçların tanımına uyan özellikler yok, suç propagandası ya da suça teşvik yok. Bu ülkede geçerli bağnaz ideoloji düşünce özgürlüğünü neden yasaklıyor? Egemen sınıfın çıkarlarını korumak için. Sonuç olarak özgür düşünceyi, ifade özgürlüğünü yasaklayan bir rejim çürür ve çöker.

‘Sınıflı toplumlarda gerçeği söylemenin bir bedeli vardır’

“Şeylerin gerçeğine nüfuz etmenin yolu onları sorgulamaktan, adlarıyla çağırmaktan geçer. Entelektüelin varlık nedeni sorgulamaktır. Sınıflı toplumlarda her zaman gerçeği söylemenin bir bedeli vardır ve bu bedeli de entelektüeller öder.”

Başkaya’nın savunmasını tamamlamasının ardından avukatı Levent Kanat söz alarak, soruşturma ve kovuşturma sürecindeki hukuksuzlukların iddia makamı tarafından önemsenmediğini ifade etti. Avukat Kanat, iddianameden konu dışı olarak Başkaya’nın siyasi görüşlerine yönelik suçlamalar olduğunu, davaya konu olan yazının Türkiye Cumhuriyeti devletine yönelik bir yazı olmadığını, yazının genel olarak devlet kavramıyla ilgili olduğunu ve devletin kendisini şiddetler var ettiğini anlattığını aktardı.

‘Yazıdan cımbızlama ile terör örgütü propagandası çıkarılmış’

Avukat Kanat, “Yazıdan cımbızlama ile terör örgütü propagandası çıkarılmıştır. Çıplak bir propaganda var mı, örgütün şiddet eylemleri övülüyor mu? Hayır. İddia makamı sübjektif siyasal anlayışını yargı pratiğine taşıyarak yazıda adı bile geçmeyen bir örgütün propagandasını çıkarıyor. Düşünce özgürlüğünü koruyan bir karar almanızı talep ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı” ifadeleriyle sözlerine son verdi.

Başkaya’nın avukatları,Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere de atıfta bulunarak bu metinlerde ayrıntılandırılmış suçlar ve tanımlar dışında kalan düşünce ifadesinin dava konusu olamayacağını, bunun Anayasa’nın 152. Maddesine aykırı olduğunu ifade etti. Avukatlar ayrıca, TMK 7/2 maddesine eleştiri niteliğindeki sözler ve haber niteliği taşıyan metinlerin suç sayılamayacağı yönünde reform paketi ile yapılan eklemenin de maddenin öngörülebilir olmadığını gösterdiğini belirtti.

 

Kaynak: BirGün

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal