Çölün Beyaz Güneşi’nden Kosmos’a

Çölün Beyaz Güneşi’nden Kosmos’a

12 Nisan 1961’de Yuri Gagarin, uzaya çıkan ilk insan olduğunda insanlığın ortak mirası için çok büyük bir değer taşıyan bu yolculuk, Nâzım Hikmet’i de etkilemiş ve meşhur “Kosmosun Kardeşliği Adına” şiirini kaleme almasına vesile olmuştu. Aradan 55 yıl geçmesine ve Sovyetler Birliği dağılmış olmasına rağmen Yuri Gagarin’in gerçekleştirdiği uzay misyonu, hâlâ milyonlarca insana ilham vermeye devam ediyor. Bu büyük olayın 55. yıldönümünde Sovyetler Birliği sinema tarihinden ilginç bir filmi hatırlayalım: Yapıldığı 1970 yılından günümüze kadar uzaya çıkan tüm Sovyet ve Rus kozmonotlarının uçuştan bir gün önce şans ve moral getirmesi amacıyla izlemeyi adet edindiği “Çölün Beyaz Güneşi”.

Amerika ve Hollywood ile özdeşleşmiş bir tür olan Western, şaşırtıcı biçimde Sovyet sinemacıları arasında da kendine yer edinmeyi başarmıştı. Kuzey Amerika’nın endüstrileşmeden uzak geniş topraklarında, yerlilerin yaşadığı yerlerde, beyaz ırktan yerleşimcilerin kurduğu medeniyetin alışkanlıklarından esinlenerek gelişen Western kültürü, her ne kadar edebiyat, müzik ve tiyatro gibi alanlarda etkisini göstermiş olsa da asıl karşılığını sinemada buluyordu. Orta Asya coğrafyasını fonuna alan Sovyet Westernleri “Ostern” adıyla anılmaya başlanacaktı. Ostern’in dünyaca bilinen en önemli örneklerinin başında 1970 yılında Rüstem İbrahimbekov’un senaryosundan Vladimir Motyl’in yönettiği “Çölün Beyaz Güneşi” (Beloye solntse pustyni) geliyordu. Bu film Sovyet ülkelerinde o kadar çok benimsenmiş o kadar çok beğenilmişti ki, Rusya ve Sovyetler Birliği tarihinin en çok izlenen filmi olmasının yanı sıra bütün yaratıcılarına Devlet Madalyası verilen ilk film olma özelliğini de taşımaktadır.

Sovyetler Birliği’nin çalkantılı ilk yıllarında iç savaşın henüz bittiği ve Basmacı Ayaklanması’nın sürdüğü günlerde Türkistan’da geçen film, bir Ostern olmanın yanı sıra komedi ve müzikal gibi alt türleri de barındırmaktadır.

Uzun ve yorucu hizmet yıllarının ardından terhis olup evine gitmek üzere yola çıkan Kızıl Ordu askeri Sukhov (Anatoly Kuznetsov), çölde bir grup askerle rastlaşır. Askerler bölgede huzursuzluk yaratan Abdullah’ı kovalarken ellerinden kaçırmışlardır. Abdullah kaçtığında 10 kadından oluşan haremini arkasında bırakır. Kadınları gözaltına alan askerler Abdullah’ı yakalayabilmek için kadınları kaleye ulaştırma görevini yorgun Sukhov’un üzerine yıkarlar. Çölde genç bir asker ve on kadınla baş başa kalan Sukhov, bu görevi başarıyla yerine getirerek kadınları kaleye ulaştırmayı başarır. Ancak bu sefer Abdullah’ın karılarını geri almak üzere kaleye saldıracağı haberi ulaşır. Sukhov, eski bir gümrük memuru olan Vereschagin (Pavel Luspekaev) ve Türkistanlı Said’in (Spartak Mishulin) yardımıyla bu tehlikeyi bertaraf etmeye çalışmak zorunda kalır. Aynı zamanda Sukhov, kadınları özgürleştiren Sovyet Devrimi’nden bihaber olan bir grup kadınının aydınlanması için de çaba gösterecek ve beklenmedik durumlarla karşılaşacaktır.

Eğlenceli ve renkli bir film olan “Çölün Beyaz Güneşi”, başarılı oyunculukları ve senaryosunun yanı sıra Bulat Okudzhava’nın seslendirdiği “Vashe Blagorodie” isimli şarkısıyla da efsane haline dönüşmüştür. Ayrıca filmdeki karakterlerin sarf ettiği bir çok replik günümüzde Rusçada kullanılan deyimler ve atasözleri haline dönüşerek gündelik yaşamın bir parçası halini almışlardır. Bu sözler arasında en ünlü olanı  “Doğu, hassas bir mesele” anlamına gelen Rusça deyimdir. Rus ve Sovyet kültürünü yakından tanımayanların alt metinlerini ve kodlarını çözmekte zorlanacağı “Çölün Beyaz Güneşi” yine de izleyenlerin olay örgüsünü keyifle takip etmekten geri duramayacağı bir film olarak dikkat çekiyor. Sovyet Devrimi, Ulusal Sorun, Basmacı Ayaklanması gibi konularla ilgilenmiş olanlar için ise mutlaka izlenmesi gereken bir referans niteliğinde.

Yönetmeni ve başrol oyuncuları çok yakın bir geçmişte hayata veda eden “Çölün Beyaz Güneşi” ekibinin yaşayan tek üyesi Azerbaycanlı usta senarist Rüstem İbrahimbekov, (kendisine 48. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Onur Ödülü verildi) daha sonraları Yabancı Film dalında Oscar ödülü alan “Güneş Yanığı”nın da senaryosunu kaleme almıştı.

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal