Atatürk Kitabı - Reklam Atatürk Kitabı - Reklam

Chang’e 4 inerken Ay ezgileri: Kültürün Ay’ın karanlık tarafı ile ilişkisi

Chang’e 4 inerken Ay ezgileri: Kültürün Ay’ın karanlık tarafı ile ilişkisi

Pink Floyd’un ruhsal cehenneminden Nazi evreninin gizli inine kadar sanatçılar, hep Çin’in uzay aracı Chang’e 4’ün yakınlarda ulaştığı Ay’ın karanlık tarafını tasvir etmeye çalıştılar.

Gizem… ayın azalan hilali. Fotoğraf: László Francsics/ 2018 Yılının Astronomi Fotoğrafçısı / Ulusal Denizcilik Müzesi

“Seni Ay’ın karanlık tarafında göreceğim” sözleri, kısa bir süre önce Ay’ın bilinmeyen tarafına doğru yola çıkan Chang’e 4’ün arkasındaki Çinli ekibe ait olabilirdi. Ancak bu sözler, size herhangi bir rock hayranının  da söyleyeceği gibi, Pink Floyd’un 45 yıl önceki albümünde yer alan “Brain Damage” şarkısının sonunda ölümsüzleştirildi. Bu sözler, grubun en ünlü albümü “The Dark Side of the Moon”un (Ay’ın Karanlık Yüzü) ruhuydu ve hala popüler kültürün en kalıcı ifadelerinden biri olmayı sürdürüyor.

Sanatçıların, neden Ay’ın uzak tarafına hayran olduklarını görmek zor değil. Çünkü bilinmeyeni, uzaklığı ve zoru çağrıştırmasıyla özellikle metafor olmak için uygun bir alan. Pink Floyd için “Ayın Karanlık Tarafı”, popun alışılmadık bölgelere açıldığı bir albüm oldu ve zihinsel hastalık, ölüm, İkinci Dünya Savaşı’nın izleri gibi insan doğasının karanlık güçlerini sembolize etmek için kullanıldı. Söz yazarı Roger Waters’ın 1994’te “Bricks in the Wall” kitabında açıkladığı gibi: “Seni ayın karanlık tarafında göreceğim.” Bu satır, dinleyiciyle konuşur ve ona şöyle der:

“Sizde bu kötü hislerin ve dürtülerin olduğunu biliyorum çünkü bende de var ve sizinle doğrudan temas kurabileceğim yollardan biri de bazen kendimi kötü hissettiğim gerçeğini paylaşmak. ”

Diğer şarkı sözü yazarları, Ay’ın en uzak bölgesini aynı görmemişti. İngiliz folk şarkıcısı Vin Garbutt, soğuk ve kanlı bir ortamda askerlerin öldüğü 1982 Falkland savaşının koşullarını, “Ayın karanlık yüzü olabilir” diye tanımlamıştı. Rapçi Lil Wayne’in 2018’de Nicki Minaj ile yaptığı düette, ayın karanlık yüzü kıyamet sonrasında Dünya’dan kaçış yeri olarak işlenip daha romantik bir tarzda tarif edilmişti: Ayın karanlık tarafında Minaj ile buluşmak için randevu ayarlayıp güvenli limana ulaştığında “toza yalnızca benim için bir mesaj bırak” dileğinde bulundu. “Ayağında terliklerle” vardığında yürüyüşe çıkarmayı da teklif ettiğine bakarsak tutkulu kaçış hedeflerinin, teknik hazırlıklarının yetersiz olması nedeniyle başarısızlığa mâhkum olduğunu tahmin edebilirsiniz.

Müzik dışında, Ay’ın en uzak tarafı “Iron Sky” filminde bir arsa olarak ele geçirildi. Filmde mağlup edilen Naziler, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra güçlerini yeniden inşa etmek için aya kaçtılar. Ardından uzay filosunu kullanarak Dünya’yı fethetmek için bir plan yaptılar. Jed Mercurio’nun 2007’deki romanı “Ascent”te de, bir Sovyet astronotu gizli bir görev sırasında ayın uzak tarafına başarılı bir şekilde iniyor ancak aracı bozulunca ve SSCB böyle bir girişimde bulunduğunu reddedince orada tek başına yalnızlığa terk ediliyor.

Uzay istilacıları… Iron Sky’ın yörüngedeki Zeplinleri

Yine de birçok insan Ay’ın karanlık tarafını sadece Pink Floyd ile ilişkilendirecektir. 4 Ocak’ta, İngiltere Leicester’deki Ulusal Uzay Merkezi, Patrick Moore Planetaryumu’nda kapalı gişe ışık ve lazer gösterisi yaparak grubun müziği ile ayın yörüngesinde dönen, mürettebatı ayın diğer tarafını gören ilk insanlar olan 1968 Apollo 8’in hikâyesiyle birleştirdi.

“Pink Floyd, ‘Ay’ın Karanlık Yüzü’ derken gökbilimden ziyade çılgınlığı ima etse de grubun çalışmalarında Apollo uzay programı görülebilir” ifadelerini kullanan Uzay Merkezi’nin Planetaryum Koordinatörü ve eğitim sunucusu Josh Barker şöyle diyor:

“Pink Floyd, 1960’lı ve 70’li yılların görkemli günlerinde önemli bir rol oynadı ve dönemi belirleyen iyimserlik ve özgürlük duygularını yakalayan yenilikçi sesler yarattı.”

Gösterilerin Chang’e 4’ün iniş yapmasıyla aynı zamana denk gelmesi tesadüf olabilir ancak bu durum ayın en uzak yerlerine ulaşan bilim adamlarını ve sanatçıları aynı şekilde büyülüyor.

Chang’e 4’ün iniş yaptığı yerin Ay’ın “karanlık” tarafı değil, “uzak tarafı” olması önemli bir ayrım. Ay’ın her tarafı kabaca eşit miktarda Güneş ışığına sahip; sadece insanlar bir tarafını görebiliyor ve  tabii ki Pink Floyd da bunu biliyor. Albümün zirvesi yerini küt küt bir kalp atışına bırakırken dikkatle dinleyin, albümün kaydedildiği Abbey Road stüdyolarının kapıcısı Gerry O’Driscoll’un, “Gerçekte ayın karanlık bir tarafı yok. Aslında, tamamı karanlık” dediğini duyacaksınız.

 

Kaynak: The Guardian

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1 yorum

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal